Küçük şeyler
İhmal edilen küçük şeyler büyük sonuçlar doğurur. Bunun örneklerini defalarca gözlemlemiş ya da yaşamışsınızdır. İdare eder anlayışıyla yapılan küçük tamirler ve ihmaller bazen beklenmedik derecede büyük sonuçlar doğurur. Bunu bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir ulağı bir ulak ise bir orduyu kurtarır denir ya, tam da işte böyle bir durum, hayatın içinde var. İşte bunun olmaması için gereken dikkat ve titizlik büyük önem taşır. 2012 yılında çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu da bu amaçla çıkarılmış ancak tüm sektör ve iş alanlarını kapsaması nedeniyle bazı çalışma alanlarında sıkıntılara neden olmuştur. Oysa kanun, az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli sektörler olarak 3 aşamalı tipte hazırlanmış olsaydı daha fazla verimli olurdu.
Diğer yandan madem kanun çıkarıldı o zaman buna uymak ve çalışma alanımızda iş sağlığı ve güvenliğini içselleştirmiş olmak durumundayız. İş hayatında en büyük sıkıntı veren olaylar aslında küçük şeylerin ihmal edilmesi olayıdır. Basit, küçük çok da önemli olmayan işler, büyük sonuçlara neden olabilmektedir. İşte bu nedenle hemen her işte küçük noktaların dikkatli biçimde ele alınması ve değerlendirilmesi gerekir. Ancak büyük çoğunluk bunlara dikkat etmemekte, yapılan birçok işte standart uygulamalar denilerek, anlamadan ve üzerinde durulmadan işler yapılmaktadır. Zira sabırsız bir yapımız ve bir an önce bitmesini isteyeceğimiz işler bulunmaktadır. Nerede ise bir sınavın sonuna kadar sabredecek, kontrol edecek yeniden düşünecek zaman bile beklenmemektedir. Buna karşılık basit bir sosyal medya platformunda ya da alışveriş sitesinde saatlerce vakit geçirebilecek zaman kullanılabilmektedir.
Amerika’da bulunduğum bir zamanda oradaki hocalardan birisine yazdığım bir makale taslağının okunup, düzeltilmesini istemiştim. Bana bir gün sonra geri döndü, topu topu 3-4 sayfa bir makalenin nerede ise hemen her yerini kırmızıya boyamıştı. Her kelime, her cümle titizlikle ve doğrusu gösterilerek incelenmişti. Gerçek bir hakemlik olarak değil, sadece yazılanların anlam bütünlüğünün korunup/korunmaması şeklinde olan bir metindi. Buradan anladım ki adamlar her işlerini titizlikle, dikkatli bir şekilde ve ciddiyetle yapmaktalar. Bizde çoğu zaman gelişigüzel yapılan hakemlik ve benzeri işler, orada büyük bir titizlik ve dikkatle yürütülmektedir. Hal böyle iken ilişkilerde de net, açık ve dürüstlük ilkesi çerçevesinde hareket ediliyor. İnşallah, maşallah gibi yuvarlak ve umut veren davranışlar olmadığı için, yok ise gerçekten yok, var ise de gerçekten var oluyor.
Belki de ‘biz bize benzeriz’ anlayışıyla yapılan işlerde küçük ihmaller kolayca göz ardı edilebilmektedir. Sonrasında olay meydana geldiğinde ise tüh vahın çok da anlamı kalmamaktadır. Günümüzde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları algısı da bu şekildedir. Sırf kanun yasakladığı için laf olsun diye yapılan davranışlar, yukarıda anlattığımız bir çivi hikayesine benzemektedir. Bir çividen hiçbir şey olmamakta düşüncesi ile önemsenmemektedir. Oysa her iş küçük şeylerden başlamakta, büyük sonuçlara ulaşmaktadır. Örneğin, trafikte emniyet kemeri kullanımı aynı şekilde anlaşılmaktadır. Ne olacak hemen varacağım düşüncesi, ya da hemen ineceğim davranışı birçok hata ve yanlışı beraberinde getirmektedir.
En dikkat çekici ve acı olanı da toplumun çok büyük bir çoğunluğunun bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olması, hemen her şeyi ihmal etmesidir. Yani bir konuda genel eğilime ya da kendi siyasi görüşündeki kişilerin konuşmasına bakıp o konuda bilgi sahibi olduğunu düşünmesidir. Böylece öğrenmenin önüne ket vurulmakta, gerçeği olsa bile davranış değişikliği yaratmamaktadır.
Aslında hayat dediğimiz şey büyük olayların değil, küçük ayrıntıların toplamıdır. Bir çivi eksik olduğunda nal düşer, nal düşünce at tökezler, at tökezlediğinde ise bazen bir ordunun kaderi değişir. İşte bu yüzden ister bir işyerinde güvenlik tedbiri olsun, ister yazdığımız bir cümle ya da kurduğumuz bir ilişki, küçük görülen her ayrıntı büyük sonuçların başlangıcıdır. Toplum olarak belki de yeniden öğrenmemiz gereken en önemli şey budur. Büyük felaketler çoğu zaman büyük hatalardan değil, küçük ihmallerden doğar. Bu nedenle titizlenmek, dikkatli olmak ve işimize odaklanmak en doğrusudur.