Konya
Açık
-0°
Aksaray
Parçalı az bulutlu
0°
Karaman
Açık
2°
Ara

Duygu

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Hayatta yaşarken bazı insanlara denk geliriz. Kendisi büyük bir olay yaşadığında size boş gözlerle bakar. Tepki vermez korkutucu bir sakinliği vardır. "Ağla, sinirlen, bir şeyleri kır, parçala ama bir tepki ver" deriz.

Sorunu çözmüş, huzurlu bir şekilde yaşıyor gibi görünür. İşe gider gelir belki güler ama yaşadığı şeyin acısından hiç bahsetmez. Belki o insanlardan biri de olabilirsiniz.

Carl Jung'un anlattığına göre, bu “sakinlik” çoğu zaman huzur değildir. Zihnin kendini korumak için duyguları kapatmasıdır.

En tehlikeli psikolojik işaret panik değildir. Ne öfke ne de keder. Asıl tehlike, doğal olmayan bir sakinliktir. Hissetmen gerekeni artık hissetmediğin an. Bir insan yarasına bakar ve hiçbir şey hissetmiyorsa, buna hemen “güç” diyemeyiz. Çoğu zaman bu, zihnin son savunma hattıdır. Ruh, ego ayakta kalabilsin diye kendini uyuşturur. Bu an, hayatın sessizce mekanikleştiği andır.

Yani robotlaştığınızı düşünün. Konuşursun, çalışırsın, gülersin. Ama içindeki bir parça karanlığa çekilmiştir. O yaşamadığın acı hala ordadır, bilirsin, onunla yaşarsın onun ağırlığıyla gittikçe zorlaşır. Ta ki taşıyamayacağın hale gelip patlayana kadar devam edersin hiçbir şey olmamış gibi.

Bu sakinliği; çöküşlerden önce, kopuşlardan önce, hayattan ani kayboluşlardan önce çok görürüz.  Çünkü duygu öldüğünde vicdan da çoğu zaman peşinden gider. Vicdan sustuğunda, zihin seninle gizlice pazarlık yapmaya başlar.

“Sorun yok” der.

“Hiçbir şeyin önemi yok” der.

Soğuk çözümleri sıcak bir mantıkla sunar. İşte bu yüzden tetikte kalman gerekir. Zihnin bilinçdışı sembollerle konuşur.  

Evinin içinde boş odalar olan bir rüya, Tanıdık ama yabancı gibi hissettiren bir yüz, Gözlerin arkasında hiçbir şey yansıtmayan bir ayna. Bunlar uyarıdır.

Sağlıklı bir zihin acıyı hisseder ve orada kalabilir. Tehlikeli bir zihin ise hiçbir şey hissetmez ve buna “huzur” adını verir.

Bu yüzden bu sakinliği kutlama. Onunla otur.  Yani eğer bu sakinliği fark ediyorsan, bu uyuşmuş, hissizleşmiş halini…  

Kendine şunu sor “Neyi diri diri gömdüm?”

Çünkü hissetmeyi reddettiğin şey yok olmaz. Bekler. Ve geri döner. Ama bu kez duygu olarak değil… Kader olarak. Öğreti devam eder sen o acıdan geçene kadar farklı şekillerde duygularda veya olaylarda seni yine bulur.

Hissettiğin her neyse bunu yaşamaya çalış bastırmadan içinden geçerek belki en dibi görürsün ama kalkman içinde bu gerekir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *