"Modern" ilişkilerde duygu out, strateji in
Öncelikle Türk-İslam aleminin Berat Kandili'ni tebrik ederim. "11 ayın sultanı" Ramazan ayının müjdecisi olarak kabul edilen Berat Kandili'nin ülkemiz ve milletimiz için esenliğe vesile olmasını diliyorum.
Mevcut gündemden biraz uzaklaşalım...
Gündemden uzaklaşacağız ama öyle "abidik gubidik" bir mevzuya da değinmeyeceğim.
Malumunuz olduğu üzere geçmişten bugüne değişen birçok şey var. İlişki yaşamak, aile olmak gibi şeyler de büyük bir değişime uğradı. Bu değişimin tabii ki çok sayıda nedeni var. Bunları tek tek ele almaya gerek görmüyorum. O işin uzmanı değilim. Ben size gördüklerimi aktaracağım...
Günümüzde gençlerin birçoğu "bir gün bitecek" düşüncesiyle ilişkiye başlamazken, bir cesaretle ilişki başlatanlar da sorunlar yaşıyor. Kendisine yapılmasını istemediği şeyleri başkalarına yapmaya kalkanlarla, en ufak pürüz yaşadığında "uğraşamam, çekemem, katlanamam, enerjim yok" diyenlerle dolu ortalık.
Son yıllarda bir kesim, partner olmaktan çok psikologluğa ve dedektifliğe soyunmuş durumda. Bu şahsiyetler, kendini dünyanın merkezine koyup, yaşanabilecek veya yaşanan bir sorunun kendisinden doğabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmuyorlar.
Duygunun yerini strateji almış...
Şimdi, bu işin bir tarafı...
İki insan illa anlaşabilecek diye bir kural, kaide yok. Olmaz bazen, anlaşamazsın. Zorlamanın, takıntı haline getirmenin manası yok. Eyvallah. Ama son dönemlerde şu insanlara sıkça rastlamaya başladık; evlenip, 1-2 ay sonra boşananlar...
"Dünya şöyle gelişiyor, böyle ilerliyor" derken, sanki daha da ilkelleşiyor gibi. Yarın öbür gün, evlilik müessesesi ortadan kalkarsa şaşırmam, nikah falan olmadan çok eşlilik modası başlar bu gidişle.
Niye evlenip boşanıyorlar 1-2 ay sonra? Ekseriyetle, "Tamamen duygusal..."
Evliliği sudan bir sebeple bitiriyorlar, hayatları ayırıyorlar ama ekonomik bağlarını bir türlü koparmıyorlar ne hikmetse...
Eskiden "ünlü" diye tabir edilen şahsiyetler hızlı evlenip boşanırdı. Şimdi millet, ünlülerden daha hızlı evlenip boşanır oldu.
Evlilik, kadın ve erkeğin bir ömürlük anlaşmasıydı. Çoğu insan için bu hala böyle ama evlilik, nikah yavaş yavaş para ve cinsellik için yapılan bir 'fuhuş sözleşmesine' dönüşüyor. Bu acı bir gerçek, maalesef.
"İçerisinde bulunduğumuz ekonomik şartlar insanları yıpratıyor, ne yapsınlar, başka bir seçenek yok" görüşüne katılmıyorum. Ekonomik şartlar ne zaman iyi oldu ki? Evvel zaman içinde kalbur saman içindeyken de ekonomik şartlar kötüydü...
"Eğer anan seni bana verirse, neyimize yetmiyor el kadar hasır"dan nerelere geldik. Üzücü.
Bu gidişat hayırlı değil, "dur" demek lazım. Gökkubbenin altında çok şey değişti ama bazı kaidelerin değişmemesi icap eder.
Esenlikler...