Yarım Kalanlar
İnsan yaşamının devamı yarım kalma isteğinin tamamlanması olduğunu söylemek mümkündür. Zira hangi zamanda olursa olsun insan eksiktir, yarımdır. Bu insan yaş aldıkça hayata daha sıkı sarıldığı durumlarda görülür. Sadece bu değil elbette, uzunca süre yöneticilik yapan birisinin yeniden yönetici olma isteğinin altında da yarım kalanın tamamlanma isteğinden kaynaklandığını görebiliriz. İnsan hiçbir zaman artık yeter dememektedir. Bunu zaman zaman derslerde anlatırım, insanın 1 oda dolusu parası olsa 2. bir oda parayı da ister. Asla yeter demez. Bunun insanın yarım olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Belirli bir aşamaya gelmiş, belirli kazançlar elde etmiş birisinin daha fazlasını istemesinin atında yatan duygular da budur. Bu aslında Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki insanın kendini gerçekleştirme aşamasının da üstünde olan, var olma istekliliğinden kaynaklanır. Sonsuzluğun içindeki insan aslında evrende bir nokta bile değildir. Buna rağmen insanın kendisini çok çok büyük hissederek evrenin tamamını kaplamak istemesinin nedeni de budur. Oysa insan yarımdır ve her şeyi tam olarak istemektedir.
Hayatımızın hemen her alanında yarım kalan işler, düşünceler ve davranışlar vardır. Bunun tama olması/olabilmesi çok olası değildir. Rahmetli babam “bırak oğlum o da eksik kalsın” derdi. Ancak gençlik eksikliği hazmedemeyip daha fazla çalışarak tam yapmaya uğraşırdım. Ancak tam anlamıyla mükemmel olmazdı. Bunu yazı yazarken daha iyi hissediyorum. Aklımda olan her şeyi yazdım gibi geliyor ancak bir süre sonra yazdığımı okuduğumda birçok eksiğin, şunu da şöyle yazsaydım gibi düşünceler geçiyor. Demek ki düşüncelerimi de tam olarak yazamamışım. Bir zamanlar şiire meraklıydım. Şiir kitapları alır, şiir okur, ondan keyif alırdım. Şiir duygu ve düşüncelerin en yoğun ve yalın biçimiyle anlatıldığı kısa cümlelerdir. Bu zaman diliminde Yahya Kemal Beyatlı’nın yarım kalan şiirlerinin toplandığı Bitmemiş Şiirler kitabını almıştım. Yahya Kemal şiirde mükemmel yapılar kurmayı poetik bir ilke olarak belirlemiş bir şairdir. Yahya Kemal’de mükemmeliyet düşüncesini, Paris’te kaldığı yıllarda yakından tanıdığı modern Fransız şiiri ve yeni bir dikkatle okuyup yorumladığı divan şiiri hazırlamıştır. Mükemmel yapılı şiirler yazmak isteyen şair, başka şairlerin bazı mısralarını mükemmeliyet düşüncesiyle düzeltmiştir. Aynı düşünce kendisinin de bazı şiirlerinin yarım kalmasına da yol açmıştır. Mükemmeliyet düşüncesi sadece şiirin değil, hayatın içinde de vardır.
Bazıları kendi eksikliğini görmeden başkalarının mükemmeliyetini sorgulamaktadır. Bu durum sıklıkla rastlanan bir durumdur. Oysa herkes biliyor ki yarımız ve yarım kalmaya da devam edeceğiz. Yine rahmetli babam derdi ki “oğlum tam diye bir şey yok”, eğer bir zaman “tam” olduğunu hissedersen bil ki ölüm de gelir. Tam da bunun gibi Affet Robot isimli şarkıcının darkwave türü şarkısında dediği gibi “Önümde bir yol vardı, Gitmem şarttı, ve gittim, Burada bir sen vardın, Kalacaktım, ve kaldım, Düşlerde ikimiz vardık, Hep yaşayacaktık, Ve öldük…
Burada önemli olan yarım olduğunu ve yarım kaldığını bilmektir. Hayatın içinde tam diye bir kavram yoktur. Her şey ve her durum eksiktir, bunu tamamlamak için gayret gösterilmeli ama tam olmadı diye hayıflanmamalıdır. Elimizdeki ile yetinmek bu nedenle önemlidir. Elimizdeki kaynaklarda yarımdır, tam olması da mümkün değildir. Bu yarımların birleştirilmesi hayatın içinden bize önemli ipuçları vermektedir. Bu ipuçlarını kullanarak hayatı anlamlı ve keyifli yaşamak bizim elimizdedir. Belki de en büyük yanılgımız, hayatın tam olmayı vaat ettiğini sanmamızdır. İnsan eksikliğiyle insandır; mesele tam olmak değil, yarım hâlimizle anlam üretebilmektir.