Kurultay
Bilindiği üzere geçtiğimiz pazar günü İYİ Parti’nin kurultayını izledik.
Seçim sonrasında parti kaptanlığını devralan Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, tek aday olarak girdiği kurultayda delegelerin tamamının oyunu alarak yoluna net bir “devam” kararıyla çıktı.
Daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim; oldukça zor bir zamanda, dağınık ve savrulmuş bir psikolojiyle devralınan parti, önce istikrar siyasetiyle sakinleştirildi, ardından bir siyaset üslubu ve yöntem inşa edilmeye çalışıldı. Bu noktada, hakkını teslim etmek gerekir; bu sürecin başarılı yürütüldüğünü düşünüyorum.
Gelin, kurultayda verilmek istenen mesajları — ya da benim acizane çıkardığım sonuçları — birlikte değerlendirelim.
Kurultay, her şeyden önce son seçimler sonrası partinin yaşadığı kimlik sorununa net bir cevap üretme çabasındaydı.
“Daha önceki seçimlerde izlenen yoldan gitmeyeceğiz; aynı yoldan giderek farklı sonuç beklemeyeceğiz” söylemi açık ve nettir. Bu vurgu özellikle teşkilatlar açısından önemlidir; çünkü teşkilat netlik ister, belirsizlikten yorulur.
Teşkilatlara verilen örtük mesaj ise şuydu:
Daha disiplinli, daha merkezden yönetilen ve daha net bir siyasi dil kullanan bir yapı hedeflenmektedir. Bu da doğal olarak il ve ilçe başkanlıklarında alışkanlıkların değişeceği anlamına gelmektedir.
Kararsız ve merkez sağ seçmene verilen mesaj ise oldukça açıktı:
“Bu parti dağılmadı, toparlanıyor.”
Ancak kritik soru şudur:
Bu mesaj sahada okunabilecek mi?
Yönetimin bu söylemi taşıyabilecek kadro ağırlığı var mı?
Söylem ile eylem ne kadar örtüşecek?
Elbette bunları bugünden kesin hükümlerle konuşmak doğru olmaz; bunu zaman gösterecek. Ancak merkezde düşünülen ile sahada hissedilen örtüşmezse ne olur?
Teşkilat yorulur, seçmen beklemeye geçer ve rakipler için alan açılır.
Gelelim kadro meselesine…
Oluşan kadro, önceki dönemin devamı niteliğinde. Aynı isimler, aynı refleksler ve aynı siyasi ezberler dikkat çekiyor. Bu yapı, “değişim” algısını üretmekte zorlanabilir. İzleyip göreceğiz.
Yenilik olarak; daha önce partiden ayrılıp geri dönen Yavuz Temizer ve Bahadırhan Dinçaslan ile partiye yeni katılan İpek Özkal Sayan ve Burak Dalgın öne çıkıyor. Bununla birlikte şu gerçeği göz ardı etmemek gerekir:
Siyasette vitrini zayıf olan kadro, sahada yük olur.
Konya özelinde ise birlikte siyaset yaptığım, emeklerine yakından şahit olduğum değerli isimler asil ve yedek listelerde yer almıştır. Asil listede Kadir Ulusoy yeniden yönetimde görev alırken; Mevlüt Uyanık, Cihat Tanrıkulu ve bir önceki il başkanı Alper Yavuz yedek listede yer bulmuştur. Kendilerini tebrik ediyor, çıktıkları bu yolda başarılar diliyorum.
Evet dostlar, kısaca bir kurultay başlığı altında gözlemlerimi paylaşmak istedim.
Sağlıcakla kalın.