Konya
Açık
-1°
Aksaray
Açık
-4°
Karaman
Parçalı az bulutlu
-2°
Ara

AK Parti Teşkilat Toplantısı Üzerine

YAYINLAMA:

Hafta sonu 1. yılını dolduran Ak Parti İl Teşkilatının, bir yıllık faaliyetlerini değerlendirdiği basın toplantısındaydık.

 

Öncelikle başta şunu söyleyeyim ki diğer partiler de bundan ders çıkarsınlar. Ak Parti öyle güzel ve düzenli bir program yapmış ki; kurumsal ve olaya ciddi bakışını başta salona girerken hissediyorsunuz. Düşünün, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları üyeleri, il yönetim kurulu üyeleri, milletvekilleri ve il başkanının dışında onlarca basın mensubunun katıldığı bir programdan bahsediyorum. Kusursuz bir program düzeniydi. 

 

Şimdi bunu yazınca bazı başka partiden dostlar hemen cevap veriyorlar; “onlarda para çok, yaparlar” diye. Ama hemen söyleyeyim bunun para ile alakası yok. Bu tamamen kurumsallık ve örgütçülükle ilgilidir. Konya’daki diğer partilerin öncelikle bu kurumsallığa ulaşmaları için çok daha fazla çaba sarf etmeleri gerekir. 

 

Şöyle örnek vereyim; bazı parti basın toplantılarına gidiyoruz. Orada partili birisinin, muhabir arkadaşla sandalyeye “sen oturacaksın, ben oturacağım” kavgasına şahit olabiliyoruz. Yani buradan yola çıkarak düşünün. 

 

Basın toplantısını İl Başkanı Fatih Özgökçen yaptı. Aynı zamanda Milletvekilleri Mustafa Hakan Özer, Mehmet Baykan, Selman Özboyacı, Tahir Akyürek, Orhan Erdem, Meryem Göka ve Latif Selvi katıldılar. Başkan Özgökçen kısa bir konuşma ile sunumunu yaptı. Daha sonra basın mensuplarından soruları aldılar ve ilgili milletvekili soruları cevapladı ve en sonunda Başkan Özgökçen kısaca bir cevapları toparladı. Bu yönüyle de başta il başkanı olmak üzere tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. Olması gereken bir basın toplantısı idi. 

 

Milletvekillerinin görev alanlarına göre soruları cevaplamaları da oldukça doyurucu idi. Cevap maratonu Mehmet Baykan’la başladı. Tarımla ilgili, susuzlukla ilgili yapılan siyasi çalışmaları ve DSİ’nin yaptığı hazırlıkları ve çalışmaları anlattı. 

Bu anlatılanları hem gazetemizde hem www.anadoludabugun.com.tr internet sitemizde hem de Anadolu’da Bugün sosyal medya ve TV’sinde ayrıntılı olarak takip edebilirsiniz. Bu ayrıntılara ben girmeyeceğim. 

Ama Mehmet Baykan’la ilgili bir ayrıntıyı antrparantez belirtmeliyim. Geçtiğimiz hafta, CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır’ın Mehmet Baykan’la girdiği bir kıyafet polemiği vardı gündemde. Baykan “milletvekillerinin içtüzüğe göre giyimlerini” hatırlatmıştı. Başarır da “sen sokaktaki emeklinin ayakkabısına, paltosuna bak” dedi. Yani Baykan’a gereken pası verdi. Mehmet Baykan da acımasızca devam etti “Şu SGK borçlarını ödesin belediyelerinizde Hazineye para girsin, Devletimiz de emeklimize daha iyi şartlarda katkıda bulunabilir” dedi. Ama bununla yetinmeyen Başarır, “Konya Belediyesinin SGK borcunu sordu” Bunu da Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay cevapladı “SGK borcumuz yoktur”. Ve Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır “boşa düştü”. Bir grup başkan vekili cevabını bilmediği soruyu sormaz. “Rakip” milletvekiline “gol atsın” diye “pas” vermez. Ama Mehmet Baykan da, bu işleri sonuna kadar bilen bir milletvekili ve öyle bulunduğu yere kolayca gelmiş falan değil. Bu güzel anekdottan ötürü kendisini tebrik etmeyi de ihmal etmedim.

Her bir milletvekilimiz kendi alanlarıyla ilgili olarak cevaplarını sundular. Bence tüm yurdu ilgilendiren konularda sorulan soruların gayet güzel ve net olarak cevabını verdiler. 

Ben de naçizane sorumda “ 23 yıllık iktidarın yıpranmışlığını kabul etmek gerektiğini, sahadaki vatandaşın asgari ücretten başlayarak birçok konuda Ak Parti’ye tepkili olduğunu bu tepkilerin ortadan kaldırılması için nasıl bir politika izleneceğini, politikada bir farklılık olup olmayacağını” sormuştum. 

Gerek Meryem Göka, gerek Latif Selvi gerekse İl Başkanı Özgökçen soruma yanıt verdiler ama bu cevaplardan tatmin olmadığımı belirteyim. 

Çünkü öncelikle üç politikacının da öncelikle “yıpranmayı” kabul etmemesini anlamıyorum. 23 yıl boyunca iktidar olan parti dünyanın en iyi partisi olsa yıpranır. Hatta dünyanın en iyi partisi olsa, parti üyeleri arasında bile istediğini bulamayan veya umduğunu bulamayan birileri partinin yıpranmasına sebep olur. Tut ki; ülkede ekonomi hiç de şahlanmış durumda değil. Memur halinden memnun değil. Emekli halinden memnun değil. Asgari ücretli şikayetçi, Bunları geç; sanayici memnun değil, esnaf memnun değil, işveren memnun değil. 

Tüm bu memnuniyetsizlik içerisinde Ak Parti için en olumlu şey, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin güvenilmez oluşu. Yani vatandaş CHP veya herhangi bir başka muhalefet partisine biraz güven duysa inanın Ak Parti’yi silecek ama vatandaş “sehven” de diyebilirsiniz “kerhen” de diyebilirsiniz ama isteyerek diyemezsiniz, Ak Parti’yi seçiyor. 

Hatta ben biraz daha ileriye gideyim. Eğer önümüzdeki ilk seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan aday olmazsa Ak Parti iktidara gelemez, bunu da kayıtlara geçsin diye buraya yazayım. 

Şu anda Ak Parti örgütlerinin tek tutunacağı dal iktidar olma dalıdır. Yani iktidar olmak birilerine iş bulmayı da kolaylaştıracağı için üye bulma konusu da zor olmamaktadır. Daha evvel partilerde “üye sayısından daha az oy alan parti” örnekleri vardı. Ak Parti Konya teşkilatının üye sayısındaki artış bu nedenle bende çok büyük bir heyecan oluşturmuyor işin doğrusu. Çünkü artık vatandaşımız şöyle düşünüyor “bana bir genel müdürlük verirseniz yarın partinize üye olurum”. Yani Arapça bir deyim vardır ya “men dakka dukka” şimdi vatandaşın siyasete bakışı biraz böyle maalesef. 

Şimdi Konya’da Ak Parti bu belediyelerle ve belediye başkanlarıyla hem yerel de hem genel de seçimleri alır. Yüzde 70’le olmazsa yüzde 45’le yine alır. Ama bu sadece iyi bir alternatif olmadığı için alınan bir seçim olacaktır. 

Burada yine kayıtlara geçmesi için bir not düşeyim; eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan aday olmazsa bana göre en büyük alternatif DEVA partisi olur. Benden söylemesi. Anamuhalefet zaten Türkiye’de bundan sonra pek değişmez. YCHP en iyi anamuhalefet adayıdır. Zaten oradan çıkmaya niyeti de çalışması da yoktur. YCHP’de genel başkan olmak yeterli bir makamdır.

Ak Parti’nin bir an önce 2015’ten sonra yakaladığı ideolojik ve demokrat tavrına dönmesi gerekir. Ben iddia ediyorum Ak Parti örgütlerinde yönetimlerde “ekonomideki değişimin aslında bir krizle alakalı olmadığını sistem değişikliği olduğunu” anlatacak yönetici sayısı çok çok düşüktür. Çünkü gelinen aşamada parti bağı ideolojik değil, duygusaldır. Bu da vatandaşı siyaseten etkilemekten ziyade menfaat bakımından etkilemektedir. Vatandaş Ak Parti’ye üye olur ama büyük bir kısmı işini yaptırmak amacıyladır. 

Konya, Devlet siyaseti için çok önemli bir yerdir. Devletin siyasetinin baz alındığı ve buna göre politikalar üretildiği yerdir. Dolayısıyla Konya’da iktidar partisi her zaman çok daha dikkatli ve ölçülü olmalıdır. Normal şartlar altında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dönem daha cumhurbaşkanlığı yapması Devlet politikasının yürütülmesi için rahatlatıcı bir yol olacaktır. Ancak Ak Parti teşkilatları ne kadar sağlam duracak ve vatandaşları ne kadar konsolide edecek bu muhakkak ki bir ölçü olacaktır. Önümüzdeki sene yani 2027’nin Ocak ayında Fatih Özgökçen’in ikinci yılında tekrar bu konuları karşılaştırıp değerlendirme imkanı sanırım ve umarım bulacağızdır.

Dostlukla kalın.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *