Konya
Parçalı az bulutlu
13°
Aksaray
Parçalı az bulutlu
10°
Karaman
Az bulutlu
8°
Ara

Yönetmek ve yönetilmek

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Elinde gücü olan dünyayı yönetmek ister.  Neden?

Çünkü herkesin tek istediği budur. Dünyayı yönetmek değil “yönetmek” bunu bilinçli ya da bilinçsiz isteriz. Aslında istenilen dünya kendi hayatımızdır. Kişisel dünyamız. Bilinçaltında istenilen budur kendimizi yönetmek.

Yaşadığımız her olayda ve durumda kazanan tek kişi olayı ve durumu yönetebilen kişidir. O olay anında soğukkanlı olup durumu yönetmek. Çoğu insan kendi hayatını yönetemez ve yaşadığı her olayda sürüklenir. Tüm hayatınızı sizin dışınızda herkes yönetir. Zamanınızı yönetemediğinizde yapacaklarınızı yetiştiremez, olmak istediğiniz ve olduğunuz durum içinde sıkışırsınız. Verdiğiniz aşırı tepkilerle duygularınızı yönetemezsiniz ki çoğumuzun yaşadığı da budur.

Çok sevdiğinizde her zaman affedici olduğunuzu ve karşınızdaki kişi yanlış yapsa bile ona kızamadığınızı düşünün veya bir olayda aşırı sinirlenip olmayacak şeyler yaptığınızı karşınızdaki kişiyi bu sefer üzdüğünüzü düşünün. Bu iki yaklaşımda da yönetiliyorsunuz. Verdiğim örnekler duygular üzerine ilk başta kendi içinizdeki duyguları yönetmeniz gerekiyor. Birini çok sevmek, birinden nefret etmek veya çok üzülmek yaşadığınız büyük duyguları yönetemediğinizde dışarıda yaşadığınız her olay sizin hayatınızı etkiler. Bir olay anında verdiğiniz tepkiler o olayın nasıl sonlanacağını belirler. Yaşadığınız olay her ne olursa olsun yönetmen koltuğundan indiğiniz anda yönetilen tarafına geçmiş oluyorsunuz. Büyük iş adamları, politikacılar, devlet başkanları bu saydıklarımın ortak tek özellikleri iyi birer yönetici olmaları. Bir kriz anında yapacakları tek şey olayı kendi lehine yönlendirmek.

Hayatta yaptığınız tüm eylemlerin bir sonucu olur ve siz bu eylem – sonuç ilişkisi içerisinde yaşarsınız.

Kendi hayatımızı yönetmek için küçük bir tüyo; diyelim ki herhangi bir konuda ne yapacağınızı bilemeyeceğiniz bir yere geldiniz. Diyelim ki bütün hayatınız bir film ve sinemada insanlar sizin hayatınızı film olarak izliyor ve artık çığlık çığlığa bağırıyorlar “yap artık şunu yapsana” bilirsiniz o hissi karakter artık onu yapsın diye yalvaracak hale gelirsiniz. Şimdi bu yazıyı okurken büyük ihtimalle siz aslında aklınızdan zaten konunun ne olduğunu ve ne yapmanız gerektiğini geçirmişsinizdir. O zaman neden yapmıyorsunuz? Ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz, nasıl yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. 

Şahsen şu an kendi kalabalığımın ne için bağırdığını da çok iyi biliyorum.

Daha fazla izleyiciyi delirtmeyelim derim.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *