Dünyanın insanlık sınavı: Filistin
Filistin’de yaşanan soykırım ve katliam tüm dünyanın gözü önünde halihazırda devam ediyor. 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan savaş İsrail’in kural tanımazlığı ve şımarıklığıyla, bir soykırıma dönüşmüş durumda. Dünya’da ilerleyen zamanlarda soykırımcı ülkeler denilince, Soykırımcı İsrail ve Netenyahu ile Hitler ve Almanya zihinlerde yer alacak.
FİLİSTİN’DEKİ GELİŞMELER
Öncelikle kısa kısa bazı bilgileri vermem gerekiyor. Gelinen aşamada Birleşmiş Milletler ajansları ve saha raporları, Gazze’de kentin bazı bölümlerinin fiilen boşaltıldığını, yüzbinlerce kişinin yerinden edildiğini ve insani yardım akışının ciddi biçimde kısıtlandığını bildiriyor. Tekrarlayan kuşatma ve saldırılar sağlık, su, gıda ve elektrik hizmetlerini felç etti. UN-UNRWA-OCHA ile saha basını verilerine göre Gazze’de büyük çaplı yerinden edilme ve insani çöküş devam ediyor.
Bu düzeyde bir yıkımın sonuçları: kitlesel can kaybı, enfeksiyon ve salgın riskleri, çocuk ve yaşlı korunmasızlığı, eğitim ve sağlık sisteminin çöküşü ve uzun süreli toplumsal travmadır. Uluslararası kuruluşlar “kıtlık benzeri” durum uyarısı yapmışlardı zaten.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda üzerine düşeni her ortamda ve her fırsatta yerine getiriyor. O nedenle ben olayları diğer ülkeler nezdinde değerlendirmek istiyorum.
FİLİSTİN’E KOMŞU ÜLKELERDE DURUM
İsrail-Lübnan sınırında provokasyonlar oldukça fazla. İran’ın bölgedeki müttefikleri bölgesel güvenliği gerginleştiriyor. Bu durum Suriye, Lübnan ve bazen Irak üzerinden İran-İsrail cephelerini canlandırıyor.
Mısır ve Ürdün gibi komşular, insani akın ve sınır güvenliği endişeleri nedeniyle kontrollü politikalar izliyor. Mısır özellikle Refah sınır kapısı ve insanî koridorlarda kilit aktör.
Deniz taşımacılığı ve Hürmüz hattı etrafındaki gerilimler bölgesel güvenlik riskini daha da büyütüyor. Enerji piyasalarında fiyat dalgalanmaları olabiliyor.
BM platformlarında “ateşkes”, “insani erişim” ve “sivil koruma” çağrıları sıklaştı. Ancak buna karşılık bazı büyük aktörlerin vetoları ve jeopolitik dengeler çözümü zorlaştırıyor. Örneğin Eylül 2025’te BM Güvenlik Konseyi’ndeki bir ateşkes talebi ABD vetosu ile engellendi. Bu diplomatik olarak İsrail’e koruma sağlarken, uluslararası tepkiyi ve meşruiyet tartışmalarını büyütüyor.
Bu konuları herkes genelde bildiği için ben detaylandırmadan sadece hatırlatarak geçiyorum.
DÜNYA ÜLKELERİNİN TAVRI
Dünyada neredeyse bu katliam ve soykırıma itiraz etmeyen hiçbir ülke kalmadı. İngiltere, Japonya ve birçok Avrupa ülkesi dahil 28 ülkenin Dışişleri Bakanları, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşına karşı “Savaşa derhal son verilmeli” çağrısında bulunan ortak açıklama yaptılar.
Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar gibi bazı Arap ülkeleri, İsrail’in Gazze’ye yardım girişimlerini engelleme kararını ve sivil kayıpları kınadılar.
İzlanda, Lüksemburg, İspanya, Slovenya, Malta, Norveç gibi ülkeler Gazze’deki insani felaket karşısında sessiz kalmayacağını beyan ettiler.
İngiltere, Danimarka, Fransa, Yunanistan gibi bazı ülkeler de İsrail’in askeri harekâtlarını genişletme kararlarını Uluslararası Hukuk’a uygunluk açısından eleştiren açıklamalar yaptılar.
DÜNYADAKİ SİYASETÇİLER DE FİLİSTİN YANINDA
ABD Senatörü Bernie Sanders bu savaş için “soykırım” kelimesini bile kullandı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz İsrail’i eleştirdi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez İsrail’in bazı saldırılarını protesto eden açıklamalarda bulundu. Avrupa Parlamentosu’ndan bazı sol ve yeşil parti milletvekilleri, İsrail’in kültürel ya da spor faaliyetleri gibi uluslararası platformlarda yer almasının eleştirilmesini ve yaptırımların düşünülmesini talep ettiler. Örneğin Eurovisión gibi yarışmalarda İsrail’in yer almasına karşı çıkanlar oldu.
DÜNYADA SANATÇILAR DA İSRAİL’E KARŞI ÇIKTI
İngiliz müzik grubu Massive Attack İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirip, müziklerini İsrail’de yayınlanmaktan çekme kararı aldı. İspanyol aktör Javier Bardem “Emmy ödüllerinde “Gazze’deki soykırım” ifadesini kullanarak, İsrail’i protesto eden açıklamalarda bulundu. Amerikalı şarkıcı Billie Eilish, oyuncu ve manken Indya Moore; İngiliz ve Arnavut şarkıcı Dua Lipa; Amerikalı şarkıcı Kehlani; Oyuncu ve film yönetmeni Mark Ruffalo, İngiliz aktör ve rapçi Riz Ahmed; İngiliz oyuncu Tilda Swinton gibi isimler de, 1.300’den fazla sanatçıyla birlikte İsrail’in film kurumlarıyla çalışmamayı söz vermiş, savaşı protesto eden bir bildiriye de imza atmış ünlüler olarak bilinmektedir.
Bunun dışında Londra’da Dünyaca ünlü sanatçıların düzenlediği “Filistin İçin Birlikte” konseri öncesinde de onlarca ünlü “ölümleri durdur” sloganını ile bir video yayınladılar. Düzenlenecek konserin gelirleri Filistinli Çocuklara Yardım Fonu ve Filistin Tıbbi Yardım Derneği’ne aktarılacak.
FİLİSTİN İNSANLIK SORUNUDUR
Görüldüğü üzere Filistin sorunu artık tüm Dünyanın sorunu haline gelmiştir. Bir tarafta soykırım yapan terör devleti İsrail, diğer tarafta Dünyanın ezilen ülkeleri arasındaki yerini koruyan Filistin. Burada “insan” olarak düşünen kim varsa yeri, tarafı bellidir. Bu bir din savaşı değil, insanlık savaşıdır. Dünyada hangi dine mensup olursa olsun insan olan bu kıyımın derhal bitirilmesi taraftarıdır.
Ülkemiz üzerine düşeni yapmaktadır. Vatandaşlarımız da bunun bilincindedir. Bir de bu durumu insani çizgiden çıkarıp, siyasi tüccarlığa dökenler karışmasa tüm ülke “tek vücut” elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
Filistin’i savunmak sadece bir ülkeyi savunmak değildir; insan olmanın onurunu savunmaktır.
Dostlukla kalın.