Ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle protesto düzenleyen Doruk Madencilik işçileri, Ankara’da gözaltına alındı. Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırdı.
Yaşanan gelişmeler, Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında da gündeme taşındı.
Toplantıda, Anadolu'da Bugün muhabiri Gülbahar Bayanay’ın sorularını yanıtlayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili ve AR-GE Başkanı Prof. Dr. Doğan Aydal, madencilik sektörüne yönelik çok sert ifadeler kullandı.
"Türkiye’de madencilik bilinçli bir şekilde bitirildi"
Türkiye’de madenciliğin bilinçli şekilde bitirildiğini savunan Aydal, çarpıcı rakamlar vererek şunları söyledi:
“Türkiye’de maalesef madencilik şuurlu olarak yok edilmiştir. 2002 yılında Türkiye Cumhuriyeti olarak madene verdiğimiz para 1 milyon dolardı. Bugün ise son iki yılda ödediğimiz miktar 11 milyar doları aştı. Geçen sene bu rakam 8 milyar dolara düştü. Çünkü artık devletin de vatandaşın da ödeyecek parası kalmadı.”

"Maden şirketlerinin borÇlarI bilinçli bir şekilde görmezden gelindi"
Sektördeki yapısal sorunlara dikkat çeken Aydal, firmalara yönelik eleştirilerini daha da sertleştirerek, “Firmalara lüzumundan fazla prim ödedik. Maden ruhsatı olan firmalar, ruhsat gelirlerinin vergilerini yıllarca düzenli ödemedi. Bir kısmı borçlarını ödemedi, bir kısmının borçları ise görmezden gelindi” dedi.
"Maden işçisinin hakkını koruyan bir yasa yok"
Mevcut sistemin işçiyi korumadığını vurgulayan Aydal, “Bu işi halletmeden, madenciliği bir düzene sokmadan, maden yasası çıkarmadan bu sorunun düzelmesi mümkün değil. Bugün maden işçisinin hakkını tam anlamıyla koruyan bir kurallar dizisi yok” ifadelerini kullandı.
"Maden işçisinin maaşını vermeyen bir düzen olabilir mi?"
İşçilerin yaşadığı mağduriyeti çarpıcı sözlerle dile getiren Aydal, “Maden işçisi, fukaranın tek geçim kaynağı maaşıdır. Ama şirketler ‘Üç aydır maaşını vermediysem ne olmuş?’ diyebiliyor. Böyle bir düzen olabilir mi?” diye konuştu.
"Bugün yürürlükteki sistem maden işçisini korumuyor"
“Maden kanunu çıkmadan bu iş düzelmez” diyen Aydal, mevcut şartlarda işçiyi koruyan bir yasal altyapının bulunmadığını belirterek, “Bugün yürürlükte olan bir sistem işçiyi korumuyor. İki fazla şirket çalıştırmazsan, o işçinin maaşını da ödersin” sözleriyle şirket yönetimlerini hedef aldı.
"İktidar halk yerine zengini tercih etti"
İktidar politikalarını da eleştiren Aydal, altyapı yatırımları üzerinden sert bir değerlendirmede bulundu:
“İktidara gelen partilerin iki tercihi vardır. Ya ‘yol yaptım, köprü yaptım’ diyerek zenginleri daha zengin ederler ya da halkı rahatlatmaktan başlarlar. Sen ne kadar yol, köprü yaparsan yap; halk rahat değilse bunun anlamı yok. Halkın köprüden geçecek parası yok, uçağa binecek parası yok, havalimanını kullanacak gücü yok.”
"Biz geliri dağıtmaya halktan başlayacağız"
Milli Görüş vurgusu yapan Aydal, merhum Necmettin Erbakan’ı anarak şu ifadeleri kullandı:
“Rahmetli Erbakan hocamın yanında çalışma şerefine nail olmuş birisiyim. Allah razı olsun hocamdan. Bize devleti tanımayı öğretti. Hocamız ‘önce halk yaşayacak’ derdi. Bu yüzden memurun, işçinin, köylünün, esnafın gelirini iki, üç, dört kat artırdı.”
Aydal, Yeniden Refah Partisi’nin de aynı çizgide siyaset yaptığını belirterek, “Fatih Erbakan ile aynı ekolden geliyoruz. Zenginleşmek önemli değil; önemli olan o zenginliği nasıl paylaştırdığındır. Biz halktan başlayacağız” dedi.
Madencilerin yaşadığı mağduriyetin çözümü için acil adım atılması gerektiğini vurgulayan Aydal, hem işçilerin haklarının korunması hem de sektörün yeniden düzenlenmesi için kapsamlı bir maden yasasının şart olduğunu sözlerine ekledi.