45 yıl boyunca erkek terziliği yapan Süleyman Özer, mesleğinde geçirdiği uzun yılların ardından emekli olduktan sonra gönlündeki hobiyi işe dönüştürdü. 2011 yılında emekliliğe ayrılan Özer, yıllardır ilgi duyduğu tespihçilik alanında kendi iş yerini açarak yeni bir sayfa başlattı.
Terzilik mesleğinde sabır, titizlik ve ince işçilik gerektiren bir ustalık süreci yaşadığını belirten Özer, bu birikimin tespihçilikte de kendisine büyük avantaj sağladığını ifade etti. El emeği ve detaylara verilen önemin iki meslekte de ortak olduğunu vurgulayan Özer, “45 yıl erkek terzisi olarak mesleğimi icra ettim. 2011 yılında emekli olduktan sonra hobim olan tespihler üzerine bir dükkân açmaya karar verdim. Aslında bu iş benim için bir tutku” dedi.

Fiyat skalası geniş bir meslek
Tespihçiliğin sanıldığı gibi sıradan bir sektör olmadığını dile getiren Özer, fiyat aralığının oldukça geniş olduğuna dikkat çekti. “Bizim tespihçilik işi çok farklı bir sektör. 50 bin TL’ye de tespih bulabilirsiniz, 500 bin TL’ye de tespih bulabilirsiniz. Yani fiyat skalamız çok geniş. Her zevke, her kullanıcıya göre ürün mevcut” diye konuştu.
Koleksiyonerlerin de tercihi
Özellikle doğal taş ve kehribar tespihlere ilginin yoğun olduğunu belirten Özer, koleksiyonluk ürünlerin de önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Kehribar başta olmak üzere birçok özel taş ve el işçiliğiyle hazırlanan tespihlerin hem yatırım hem de koleksiyon amacıyla tercih edildiğini aktaran Özer, müşterilerinin arasında hem günlük kullanım için alanların hem de nadir parçaların peşinde olan koleksiyonerlerin bulunduğunu ifade etti.

Tespih kültürel bir miras
Yılların tecrübesini şimdi tespih sanatında değerlendiren Süleyman Özer, işini sadece ticaret olarak görmediğini, aynı zamanda kültürel bir mirası yaşatma çabası içinde olduğunu sözlerine ekledi.