Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş Ramazan ayı öncesi manevi hazırlığa ilişkin Anadolu’da Bugün’e önemli değerlendirmelerde bulundu.
Altıntaş, Ramazan’a sadece bedensel değil, ruhsal bir hazırlıkla girilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu ay, kulun Rabbiyle yeniden barıştığı en büyük şölen olmalıdır” dedi.
“Kalpteki yükler bırakılmalı”
Ramazan’ın “tertemiz bir iklim” olduğunu ifade eden Altıntaş, bu iklime girmeden önce kalpte biriken kırgınlık, öfke ve kin gibi duyguların terk edilmesi gerektiğini söyledi. “Affedemeyen, affedilmeyi bekleyemez” diyen Altıntaş, kişinin hem kendi hataları için samimi bir tevbe etmesi hem de başkalarına karşı taşıdığı yükleri Allah’ın rahmetine emanet etmesi gerektiğini belirtti.

Kur’an ile yeniden tanışma çağrısı
Ramazan’ın bir Kur’an ayı olduğuna dikkat çeken Altıntaş, Mushaf ile ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kur’an’ın yalnızca gözle değil, kalple okunması gerektiğini belirten Altıntaş, “Her gün birkaç sayfa da olsa ilahi hitabın sesi evde ve gönülde yankılanmalı” dedi. Okumanın yanında anlamaya yönelik çabanın da artırılması gerektiğini vurguladı.
Tevbe ve muhasebe vurgusu
Ramazan öncesi tevbenin, ruhu arındıran bir başlangıç olduğunu dile getiren Altıntaş, muhasebenin ise kişinin manevi rotasını kontrol etmesi anlamına geldiğini söyledi. “Geçen yıldan bu yana manen ne kadar yol kat ettim?” sorusunun mutlaka sorulması gerektiğini ifade eden Altıntaş, muhasebe yapılmadan girilen bir Ramazan’ın sadece bedensel açlıkla sınırlı kalabileceği uyarısında bulundu.
“Helalleşmek manevi pasaporttur”
Kırgınlıkların giderilmesi ve helalleşmenin Ramazan’daki yerine de değinen Altıntaş, kul hakkının ilahi rahmet önünde bir perde oluşturduğunu belirtti. Helalleşmeyi “Ramazan’ın rahmet kapısından geçebilmek için gerekli manevi pasaport” olarak nitelendiren Altıntaş, küslerin barışmasının hem bireysel hem toplumsal huzuru artıracağını söyledi.
“Nafile ibadetler ruhu hazırlar”
Manevi hazırlık sürecinde nafile ibadetlerin önemine dikkat çeken Altıntaş, bu ibadetlerin farzların etrafında koruyucu bir kalkan oluşturduğunu ifade etti. Seher vakitlerinde kılınan namaz ve yapılan duaların, Ramazan’a ruhsal bir hazırlık sağladığını belirterek, “Nafilelerle ısınan bir gönül, Ramazan girdiğinde bir mum gibi alev alır” dedi.
Dijital gürültü uyarısı
Günümüzde Ramazan’ın ruhunu zedeleyen en büyük tehlikelerden birinin tüketim kültürü ve dijital mecralar olduğuna işaret eden Altıntaş, sosyal medyanın ibadetin samimiyetini gölgeleyebileceğini söyledi. Özellikle seher ve iftar vakitlerinin ekran başında geçirilmemesi gerektiğini vurgulayan Altıntaş, teknolojinin amaç değil araç olarak kullanılması gerektiğini dile getirdi.
“Ramazan bilinçli yaşanmalı”
Ramazan’ı sıradan bir açlık ayı olmaktan çıkarmanın yolunun bilinçli ibadetten geçtiğini belirten Altıntaş, orucun yalnızca mideye değil, dile, göze ve kalbe de tutturulması gerektiğini ifade etti. Her gün için manevi hedefler belirlenmesini tavsiye eden Altıntaş, “Ramazan’ı bir ritüel olmaktan çıkarıp bir ruh şölenine dönüştürmeliyiz” dedi.