Türkiye’nin önemli sulak alanlarından Akşehir Gölü, bu yıl etkili olan yoğun kar ve yağmur yağışlarıyla yıllar sonra yeniden suyla dolmaya başladı.
Akşehir ve Sultandağı kirazlarının üretiminde kritik rol oynayan gölde su seviyesinin yükselmesi, bölge halkı tarafından son yılların en yüksek seviyesi olarak değerlendirildi.

Halk arasında Nasreddin Hoca’nın “ya tutarsa” diyerek maya çaldığı göl olarak bilinen Akşehir Gölü’nde biriken su, uzun süredir devam eden kuraklık sonrası umutları artırdı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Konya genelinde mart ayı yağışları mevsim ortalamasının iki katına çıkarak metrekareye 56 kilogram olarak ölçüldü. Akşehir ilçesinde ise şubat ayında 127, mart ayında ise 85 kilogram yağış kaydedildi.
Tarım için hayati önem taşıyor
Sultandağları’ndaki yoğun kar örtüsünün erimesiyle göle su girişinin devam etmesi bekleniyor.
Gölçayır Mahallesi Muhtarı Berat Demirkapu, Akşehir ve Eber Gölü’nün bölgedeki dünyaca ünlü kiraz ve vişnelerin kalitesini doğrudan etkilediğini belirtti.
Demirkapu, “Yıllar sonra ilk kez bu kadar su oldu göl tabanında. Gölün su seviyesinin yükselmesi bölge tarımı için hayati önemde. Umarız bu birikme kalıcı olur ve gölümüz eski günlerine döner” dedi.

Mevsimsel göle dönüşmüştü
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, bir dönem Türkiye’nin en büyük beşinci gölü olan Akşehir Gölü, yıllar içinde ciddi su kaybı yaşadı.
1984 yılında 350 kilometrekarelik alana sahip olan göl, 2004 yılından sonra seviye ölçümü yapılamayacak kadar küçüldü. Küresel iklim değişikliği ve kontrolsüz sulama nedeniyle 2008 ve 2014 yıllarında tamamen kuruyan göl, son yıllarda yalnızca kış aylarında su tutabilen “mevsimsel göl” haline geldi.

Bakanlıktan eylem planı
İbrahim Yumaklı başkanlığında toplanan Ulusal Su Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda, Akşehir ve Eber göllerini kurtarmak için kapsamlı bir eylem planı hazırlanıyor.
Çalışmalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli şekilde yürütülüyor.
Ekolojik açıdan “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsünde bulunan göllerin biyoçeşitliliğinin korunması, su miktarının artırılması ve sürdürülebilir su yönetimi modelinin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Eber Sarısı gibi endemik türlere ev sahipliği yapan bölgenin yeniden canlandırılması için gölleri besleyen kaynaklar üzerindeki baskının azaltılması planlanıyor.