Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı (SOBE), 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında İstanbul’da hayata geçirilecek yeni şube ve artan eğitim yatırımlarına ilişkin bir basın buluşması düzenledi.
Programa Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ev sahipliği yaparken, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak da katıldı.
Program, SOBE Vakfı’nın faaliyetlerini anlatan tanıtım filminin izlenmesiyle başladı.
"Yerelden doğan, dünyaya açılan bir model"
Basın toplantısında konuşan Mustafa Ak, vakfın hikâyesinin güçlü bir ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. SOBE’nin, bir annenin yaşadığı zorluktan yola çıkarak 2016 yılında aileler, akademisyenler ve yerel yöneticilerin iş birliğiyle kurulduğunu ifade eden Ak, bugün bu modelin Konya’dan tüm Türkiye’ye yayılan güçlü bir yapıya dönüştüğünü söyledi.
SOBE’nin belediye, vakıf ve üniversite iş birliğinin başarılı bir örneği olduğunu vurgulayan Ak; 2018’de ilk mezunun verildiğini, 2019’da otizm spor kulübünün kurulduğunu, 2020’de yayınevinin hayata geçirildiğini ve 2022’de eğitim platformu ile binlerce aileye ulaşıldığını aktardı.

"457 bin çocuğa 73 milyonu aşan destek sağladık"
Bugüne kadar 800’ün üzerinde öğrenciye eğitim verildiğini belirten Ak, 457 binin üzerinde eğitim ve terapi seansı gerçekleştirildiğini, toplamda 73 milyon TL’yi aşan destek sağlandığını, bu rakamın günümüz değerleriyle 200 milyon TL’nin üzerine çıktığını ifade etti.
42 çocuğun tanısı kaldırıldı
Elde edilen sonuçlara da değinen Ak, 42 öğrencinin otizm tanısının kaldırıldığını, istihdama katılan otizmli bireyler arasında SOBE’nin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Vakfın 130 kişilik uzman kadroyla hizmet verdiğini belirten Ak, 750 çocuğun ise eğitim sırası beklediğini dile getirdi.
İstanbul’da yeni şube açılıyor
İstanbul’daki yeni yapılanmaya ilişkin bilgi veren Ak, Zeytinburnu Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında tahsis edilen binada başlangıçta irtibat bürosu ve uygulama merkezi olarak hizmet verileceğini, ön kayıtların ise başladığını açıkladı.
Pekyatırmacı: "Bir fidan, büyük bir çınara dönüştü"
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı konuşmasında SOBE’nin kuruluşundan bugüne uzanan süreci detaylı şekilde anlatarak, vakfın ortaya çıkış hikâyesinin aslında büyük bir ihtiyaçtan doğduğunu vurguladı. SOBE’nin yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal dayanışma modeli olduğuna dikkat çeken Pekyatırmacı, “Yaklaşık on yıl önce büyük bir inançla toprağa diktiğimiz bir fidanın bugün kök salmış, dallanıp budaklanmış büyük bir çınara dönüştüğünü görmek hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi.

"Otizmli bireylerin eğitiminde var olan boşluğu doldurduk"
SOBE’nin kuruluş sürecinde ailelerin yaşadığı zorlukların en büyük motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Pekyatırmacı, o dönemde otizmli bireylerin eğitimine yönelik nitelikli ve sürdürülebilir bir model eksikliği bulunduğunu, bu boşluğu doldurmak amacıyla yola çıktıklarını söyledi. Belediyecilik anlayışlarının sadece altyapı hizmetleriyle sınırlı olmadığını belirten Pekyatırmacı, sosyal belediyeciliğin en önemli başlıklarından birinin dezavantajlı bireylere yönelik çalışmalar olduğunu dile getirdi.
"Sadece çocuklara değil ailelere de umut olduk"
Merkezde yürütülen eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarının bilimsel temellere dayandığını vurgulayan Pekyatırmacı, her bir çocuğun bireysel gelişimine özel programlar hazırlandığını ve bu süreçte ailelerin de aktif şekilde desteklendiğini belirtti. SOBE’nin sadece çocuklara değil, ailelere de umut olduğunu ifade eden Pekyatırmacı, verilen hizmetlerin niteliğinin her geçen gün daha da artırıldığını söyledi.
Artan talebe dikkat çeken Pekyatırmacı, merkezin mevcut kapasitesinin yoğun başvuru nedeniyle genişletilmesi gerektiğini belirterek, bu doğrultuda önemli yatırımların sürdüğünü kaydetti. 15 bin metrekarelik alanda inşası devam eden yeni eğitim kompleksinin tamamlanmasıyla birlikte çok daha fazla öğrenciye hizmet verileceğini ifade eden Pekyatırmacı, bu yatırımın sadece Konya için değil, Türkiye genelinde örnek teşkil edecek bir merkez olacağını dile getirdi.
SOBE’nin elde ettiği başarıların ulusal ve uluslararası düzeyde dikkat çektiğini de vurgulayan Pekyatırmacı, vakfın geliştirdiği modelin farklı şehirler tarafından incelendiğini ve örnek alındığını söyledi. İstanbul’da açılacak yeni şubenin bu vizyonun bir parçası olduğunu belirten Pekyatırmacı, SOBE’nin artık yerel bir proje olmanın ötesine geçerek ulusal bir marka haline geldiğini ifade etti.
"Otizm farkındalığı canlı tutulmalı"
Toplumsal duyarlılığın artırılmasının önemine değinen Pekyatırmacı, otizm konusunda farkındalığın sadece belirli günlerde değil her zaman canlı tutulması gerektiğini söyledi. Bu noktada vatandaşlara da çağrıda bulunan Pekyatırmacı, vakfın sürdürülebilirliği açısından hayırsever desteklerinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu iyilik hareketinin büyüyerek devam etmesi için tüm vatandaşlarımızı SOBE’ye destek olmaya davet ediyorum” dedi.
Konuşmasının sonunda SOBE’nin başarısında emeği geçen herkese teşekkür eden Pekyatırmacı, başta eğitmenler olmak üzere tüm çalışanların büyük bir özveriyle görev yaptığını ifade etti. SOBE’nin sadece bir kurum değil, aynı zamanda gönüllere dokunan bir hizmet anlayışının temsilcisi olduğunu vurgulayan Pekyatırmacı, “Bizler bu çalışmaları bir görev olarak değil, bir gönül meselesi olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir çocuğun hayatına dokunmak, bir ailenin umudu olmak her şeyden daha kıymetlidir” diyerek sözlerini tamamladı.
Altay: "Farkındalık bir güne sığmaz"
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay konuşmasında, otizm farkındalığının sadece belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak sözlerine başladı. Toplum olarak en büyük sorumluluğun, özel gereksinimli bireyleri yalnızca hatırlamak değil, onları her zaman anlamaya çalışmak olduğunu ifade eden Altay, “Bugün burada sadece hatırlamak için değil, hatırladığımızı unutmamak ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmek için bir aradayız. Çünkü mesele yalnızca bir gün farkında olmak değil, bir ömür boyunca anlamaya çalışmaktır” dedi.

"Toplumun her kesimi sorumluluğu paylaşmalı"
Otizmli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Altay, bu sürecin yalnızca bireyleri değil, aileleri de derinden etkilediğini belirterek, toplumun her kesiminin bu sorumluluğu paylaşması gerektiğini dile getirdi. Konya’nın dayanışma kültürüne vurgu yapan Altay, “Bu şehir, kimseyi ötekileştirmeden, herkesin hayatına dokunmayı kendine ilke edinmiştir. Çünkü biliyoruz ki bir toplumun gerçek gücü, en kırılgan bireylerine gösterdiği özenle ölçülür” ifadelerini kullandı.Konuşmasında Mevlânâ’nın öğretilerine de değinen Altay, dayanışma ve merhamet duygusunun medeniyetin temel taşlarından biri olduğunu belirtti. “Mevlânâ Hazretleri diyor ki: ‘Birisini Allah korursa ona kuş da bekçi olur, balık da.’ Cenab-ı Hak tüm kullarını korur ama bazı kullarına da başkalarına destek olma imkânı verir. İşte bu imkân aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Bizim yaptığımız da tam olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirmektir” dedi.Farklılıkların bir zenginlik olduğuna dikkat çeken Altay, insanı değerli kılanın dış görünüşü değil, iç dünyası olduğunu vurgulayarak, “Şems-i Tebrizi’nin dediği gibi insanı değerli kılan sureti değil, siretidir. Bizler de bu anlayışla hareket ediyor, bu şehirde kimsenin kendini yalnız hissetmemesi için büyük bir gayret gösteriyoruz” diye konuştu.
"SOBE sadece bir eğitim merkezi değil"
SOBE’nin ortaya çıkış sürecine de değinen Altay, vakfın 2016 yılından bu yana her geçen gün büyüyerek örnek bir modele dönüştüğünü belirtti. SOBE’nin yalnızca bir eğitim merkezi değil, aynı zamanda ailelerin yükünü hafifleten güçlü bir sosyal destek yapısı olduğuna dikkat çekti.
Konya’da hayata geçirilen diğer sosyal projelere de değinen Altay, Selçuklu Belediyesi’nin öncülüğündeki SOBE’nin yanı sıra Meram Belediyesi’nin “Dost Meram” projesi ve Karatay Belediyesi bünyesindeki Alzheimer çalışmalarının da şehrin sosyal belediyecilik anlayışının önemli örnekleri olduğunu ifade etti.
Toplumsal dayanışmayı arttıran kurumlar
Büyükşehir Belediyesi olarak bu tür projeleri sadece birer hizmet olarak görmediklerini belirten Altay, “Bizler bu kurumları toplumsal dayanışmanın en güçlü yüzleri olarak değerlendiriyoruz. Bu anlayışla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm bu kurumlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.Konuşmasının devamında fiziki yatırımların önemine değinmekle birlikte asıl değerin insan kaynağında olduğunu vurgulayan Altay, “Binalar yapmak, maddi destek sağlamak işin en kolay kısmıdır. Asıl zor olan o binaların içini sevgiyle, sabırla, emekle ve bilgiyle doldurabilmektir. SOBE bugün bunu başaran örnek bir kurumdur” ifadelerini kullandı.
"Türkiye’nin önemli merkezlerinden bir haline geldik"
SOBE’nin ulaştığı noktadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Altay, vakfın hem fiziki kapasitesi hem de eğitim kalitesiyle Türkiye’nin en önemli örneklerinden biri haline geldiğini söyledi. Bu başarının arkasında büyük bir emek ve özveri olduğunu belirten Altay, katkı sunan herkese teşekkür etti. Konuşmasının sonunda yapılan çalışmaların bir görev değil, gönül meselesi olduğunu vurgulayan Altay, “Eğer bir çocuğun hayatına dokunabiliyor, bir ailenin yükünü hafifletebiliyorsak işte o zaman doğru bir iş yapmış oluruz. Farklılıklarımızı zenginlik olarak gördüğümüz bir anlayışla Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün toplumsal duyarlılığımızı artırmasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.