Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile TÜSEDAD iş birliğinde düzenlenen “Su Kısıtında Sürdürülebilir Hayvancılık” toplantısı, sektörün önde gelen isimlerini ve üreticileri bir araya getirdi. Konya’da gerçekleştirilen toplantıda, su kısıtı, üretimde yaşanan düşüş, artan maliyetler, hayvan varlığındaki azalma ve imar sorunları gibi hayvancılık sektörünün temel meseleleri kapsamlı şekilde ele alındı.
Toplantıya Konya Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği Başkanı Edip Yıldız, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Doğru, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu, Ziraat Bankası Bölge Başkanı Engin Kızılok ve çok sayıda üretici ile sektör temsilcisi katıldı.

“2019’dan bu yana sektör sürekli geriliyor”
Toplantının açılış konuşmalarından birini yapan Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Edip Yıldız, sözlerine Türkiye’nin son günlerde yaşadığı acılara değinerek başladı. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Yıldız, ardından hayvancılık sektörünün içinde bulunduğu zorlu süreci değerlendirdi.
Yıldız, 2019 yılının sektör açısından bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “2019 yılı hayvancılık sektörünün tepe yaptığı, adeta milat kabul edilebilecek bir dönemdi. Ancak bu tarihten sonra sektör sürekli kan kaybetmeye başladı. Her geçen yıl bir önceki yılı aratır hale geldi” dedi.
Özellikle 2022 yılının ikinci yarısından itibaren üretimde ciddi düşüşler yaşandığını vurgulayan Yıldız, bu süreçte hayvan kesimlerinin hızlandığını ve başta inek varlığı olmak üzere toplam hayvan sayısında önemli azalmalar meydana geldiğini ifade etti.

“Üretici artık yarınından endişe ediyor”
Sektördeki belirsizliklerin üreticiyi derinden etkilediğini dile getiren Yıldız, geçmişte üreticinin daha umutlu olduğunu ancak bugün ciddi bir kaygı ortamının hâkim olduğunu söyleyerek “Eskiden ‘çiftçinin karnını kesmişler, gırtlağını kesmeyecekler’ diye bir umut vardı. Ancak bugün geldiğimiz noktada üretici yarınından endişe ediyor. Panik halinde, ne yapacağını bilemez durumda” dedi. Geçtiğimiz yıl süt arz fazlasının regülasyon kapsamında süt tozuna çevrildiğini hatırlatan Yıldız, “630 tonluk süt arz fazlasının regüle edildiği bir dönem yaşadık. Bu, sektörün ne kadar kırılgan olduğunu açıkça ortaya koyuyor” diye konuştu.2018 yılında başlatılan “Buzağılar ölmesin” çağrısına da değinen Yıldız, o dönem buzağı ölümlerine dikkat çekmek istediklerini ancak bugün gelinen noktada üreticinin “inekleri nasıl yaşatırım” kaygısı taşır hale geldiğini söyledi.
“Maliyetler arttı, küresel gelişmeler üreticiyi zorladı”
Yıldız, küresel ölçekte yaşanan savaşların ve ekonomik dalgalanmaların üretim maliyetlerini ciddi şekilde artırdığını belirterek, üreticinin bu yükü doğrudan hissettiğini ifade etti. “Tüm dünyada yaşanan gelişmeler maliyetleri artırdı. Üretici bu artışı iliklerine kadar hissediyor. Temennimiz savaşların bir an önce sona ermesi ve üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesidir” dedi.
“Konya, damızlık hayvancılıkta Türkiye’nin lokomotifi”
Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin faaliyetlerine de değinen Yıldız, birliğin Türkiye’nin en büyük damızlık sığır yetiştirici birliklerinden biri olduğunu vurguladı.
Yıldız, “Konya’da damızlık hayvanların küpeleme işlemlerini yürütüyoruz. Bunun yanı sıra ıslah çalışmalarının en önemli ayağı olan suni tohumlamanın her yıl en az üçte birini gerçekleştiriyoruz. Ultrason muayeneleri, hastalık testleri ve gebelik süreçlerinin takibi gibi birçok alanda üreticilerimize hizmet veriyoruz” dedi.
Birliğin sadece teknik hizmetlerle sınırlı kalmadığını ifade eden Yıldız, üreticinin yükünü paylaşan ve üretimi merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti.
TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Doğru: “Su kısıtı en kritik başlık”
TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Doğru ise konuşmasında, su kısıtının hayvancılık ve tarım sektörü açısından hayati bir sorun olduğuna dikkat çekti.2004 yılında Ankara’da kurulan TÜSEDAD’ın bugün yaklaşık 700 üyeye sahip olduğunu belirten Doğru, Türkiye’de sanayiye arz edilen sütün yüzde 12’sini üyelerinin ürettiğini söyledi.
Doğru, su kısıtı kapsamında getirilen düzenlemelerin üreticiler üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade ederek, “İkinci ürün ekimi yasaklandı. Silajlık mısır üretimi önce dört yılda bire düşürüldü. Girişimlerimiz sonucunda bu süre iki yıla indirildi” dedi.
Ancak uygulamada belirsizlikler yaşandığını vurgulayan Doğru, “Bu yıl önce su kısıtı uygulanacak denildi, ardından herkes ekebilir şeklinde bir yaklaşım ortaya çıktı. Bu durum üreticilerde ciddi kafa karışıklığına neden oldu” diye konuştu.
“Kararlar netleşmeli, üretici önünü görmeli”
Tarım politikalarında istikrarın önemine dikkat çeken Doğru, su kısıtıyla ilgili kararların net ve uygulanabilir olması gerektiğini belirtti. Uydu takip sistemleriyle ekimlerin denetlendiğini hatırlatan Doğru, üreticinin önünü görebileceği bir planlamaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Ayrıca Konya’da birçok hayvancılık işletmesinin imar sorunu yaşadığını dile getiren Doğru, bu sorunun çözümü için ilgili bakanlıklar ve kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

“Sektörde birlik ve iş birliği şart”
Et ve süt sektöründeki paydaşların birlikte hareket etmesinin önemine değinen Doğru, “Dünyada et ve süt sektörü temsilcileri birbiriyle çatışmazken, bizde zaman zaman bu tür ayrışmalar yaşanıyor. Oysa bizim tüm paydaşlarla birlikte hareket etmemiz gerekiyor” dedi.
TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi İmamoğlu “Ortak hedef: sürdürülebilir üretim”
Toplantının sonunda söz alan TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu ise kısa bir değerlendirme yaparak, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. İmamoğlu, “Amacımız belli, hedefimiz belli. Üretimi güçlendirmek ve sürdürülebilir hale getirmek için birlikte çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Toplantı, sektör temsilcilerinin karşılıklı görüş alışverişinde bulunması ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesiyle sona erdi. Katılımcılar, özellikle su yönetimi, üretim planlaması ve üreticinin desteklenmesi konularında ortak aklın önemine vurgu yaptı.