Konya’da Avukat Asiye Tuğçe Çakır, nişanın bozulması halinde tarafların hem hediye iadesi hem de maddi-manevi tazminatla karşı karşıya kalabileceğini belirterek, özellikle kusurun ispatlanması durumunda yüksek tazminatların söz konusu olabileceğini söyledi.
Nişanlı çiftlerin ayrılık sonrası en çok anlaşmazlık yaşadığı konulardan birinin hediye ve eşya iadesi olduğunu ifade eden Çakır, Türk Medeni Kanunu’na göre nişanın bozulması halinde bazı yükümlülüklerin doğduğunu vurguladı.
Olağan ve Olağan Dışı Hediyeler Ayrımı
Çakır, kusur olup olmamasına bakılmaksızın nişanın bozulması halinde karşı tarafın verdiği olağan dışı hediyelerin iade edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Olağan hediyeler; çikolata, çiçek, kıyafet gibi günlük ve tüketilebilir hediyelerdir, bunların iadesi zorunlu değildir. Ancak ev, araba, tapu, büyük takılar, altın, pırlanta ve mücevher gibi olağan dışı hediyelerin iadesi zorunludur. Burada kusur aranmaz.”
Tazminat İçin Kusur Şart
Maddi ve manevi tazminat davalarında ise kusurun belirleyici olduğuna dikkat çeken Çakır, “Sadece üzgünüm demek manevi tazminat için yeterli değil. Karşı tarafın kusurunu kanıtlamanız gerekir. Aldatma, aile içi dengelerin kurulamaması gibi durumlar ispatlandığında yüksek tazminatlar gündeme gelebilir” dedi.
Nişan sürecinde yapılan masrafların da faturalandırılması halinde maddi tazminat kapsamında talep edilebileceğini ifade eden Çakır, özellikle belge ve delil sunmanın dava sürecinde büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.