Konya’daki Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Erdoğan başkanlığında yürütülen ve TÜBİTAK destekli araştırmada, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay’daki bazı su kaynaklarında radon gazı anomalileri tespit edildi. Çalışmada radon seviyelerindeki artış ve düşüşlerin sismik hareketlilikle ilişkili olabileceği belirlendi.

“6 Şubat 2023’te Pazarcık ve Elbistan Merkezli 7.7 ve 7.6 Büyüklüğündeki Depremlerin Hatay Bölgesindeki Termal Sularda Olası Radon Anomalilerine Etkisi” başlıklı projede, iki farklı su kaynağında radon aktivitesinin ölçümler arasında yaklaşık 5 kat değiştiği gözlendi. Bu değişimlerin bölgedeki sismik aktiviteyle bağlantılı olduğu saptandı.

Prof. Dr. Mehmet Erdoğan, özellikle 4.9 ve 4.3 büyüklüğündeki artçı depremler öncesinde radon seviyelerinde belirgin yükseliş, sonrasında ise hızlı düşüş gözlemlediklerini belirterek, “Deprem öncesinde radon seviyeleri artıyor, depremden sonra hızlı bir düşüş yaşanıyor. Bu durum deprem öncesi tahmin çalışmalarında kullanılabilir” dedi.

Radon Gazı Sağlık Açısından da Risk Taşıyor
Radyoaktif bir gaz olan radonun, yer kabuğundaki uranyumun doğal bozunumu sonucu ortaya çıktığını ifade eden Erdoğan, gazın özellikle yalıtımı zayıf binaların bodrum ve zemin katlarında birikebildiğini söyledi. Radonun sigaradan sonra akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak kabul edildiğini vurgulayan Erdoğan, kapalı alanların düzenli havalandırılmasının yeterli bir önlem olduğunu kaydetti.

Araştırmacılar, fay hatlarına yakın bölgelerdeki termal ve yer altı su kaynaklarında yapılacak düzenli radon ölçümlerinin, gelecekte meydana gelebilecek depremlerin öncesinde olası anomalilerin tespit edilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.