Konya Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Ulusal Hububat Konseyi (UHK) 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi”, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Konya’da gerçekleştirildi. Sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren kongrede, üretimden tüketime kadar uzanan süreçler detaylı şekilde ele alınırken, konuşmacıların değerlendirmeleri tarımın geleceğine ışık tuttu.
Kongreye; Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya milletvekilleri Mustafa Hakan Özer, Ünal Karaman, Latif Selvi, Mehmet Baykan, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ile birlikte çok sayıda bürokrat, akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı.

Serpi: “Tarım artık stratejik bir güvenlik meselesidir”
Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Yaşar Serpi, konuşmasında kongrenin önemine dikkat çekerek katılımcılara teşekkür etti.
Serpi, yalnızca bir tarım ürününün değil, insanlığın geleceğinin konuşulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Tarımın artık klasik anlamda bir üretim faaliyeti olarak görülemeyeceğini vurgulayan Serpi, küresel ölçekte yaşanan savaşlar, krizler ve jeopolitik gerilimlerin gıda arzını doğrudan etkilediğini ifade etti. Özellikle hububatın stratejik öneminin son yıllarda daha net ortaya çıktığını dile getiren Serpi, Türkiye’nin güçlü bir üretim altyapısına sahip olmasına rağmen değişen iklim koşulları, artan maliyetler ve küresel belirsizlikler karşısında daha dirençli bir tarım sistemine geçişin zorunlu hale geldiğini söyledi. Serpi, Ulusal Hububat Konseyi olarak üreticiden sanayiciye kadar tüm paydaşları kapsayan rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, yürütülen tarım politikalarının sektöre önemli katkı sunduğunu ifade etti.

Bakan Yardımcısı Gürcan: “Tüm zinciri birlikte güçlendirmeliyiz”
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, konuşmasında hububat sektörünün çok boyutlu yapısına dikkat çekti. Hububatın artık sadece tarımın bir parçası olmadığını, jeopolitik ve ekonomik boyutları olan stratejik bir alan haline geldiğini belirten Gürcan, küresel dalgalanmaların sektörü doğrudan etkilediğini ifade etti. Artan maliyetler, enerji fiyatları ve tedarik zincirindeki değişimlerin rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Gürcan, üretimden depolamaya ve tüketime kadar uzanan tüm süreçlerin birlikte güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, lisanslı depoculuk sisteminin bu noktada önemli bir araç olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde 261 lisanslı depo bulunduğunu belirten Gürcan, bu sistem sayesinde ürünlerin sağlıklı koşullarda muhafaza edildiğini ve ticaretin şeffaf şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
Altay: "Konya, tarımın kalbi ve üretim gücüdür"
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, konuşmasında Konya’nın tarımsal gücünü kapsamlı şekilde ortaya koydu. Başkan Altay, Konya’nın 42 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve yaklaşık 1 milyon 900 bin hektarlık tarım alanıyla Türkiye’nin en büyük tarım havzalarından biri olduğunu belirtti. Bu büyüklüğün birçok ülkenin tarım alanından daha fazla olduğuna dikkat çeken Altay, şehrin üretim kapasitesinin ülke gıda güvenliği açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
"Konya’nın tarımsal üretimi 145 milyar lirayı aştı"
Konya’nın toplam tarımsal üretim değerinin 145 milyar lirayı aştığını belirten Altay, bu alanda Türkiye’de ilk sırada yer aldıklarını söyledi. Şehrin aynı zamanda tarım makineleri üretiminde de öncü olduğunu ifade eden Altay, Türkiye’deki üretimin büyük bir kısmının Konya’da gerçekleştiğini dile getirdi. Tarımın sadece ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik ve bağımsızlık meselesi olduğunu vurgulayan Altay, Çatalhöyük’ten günümüze uzanan tarım mirasının bu topraklarda kesintisiz sürdüğünü belirtti. Belediye olarak çiftçilere verilen desteklere de değinen Altay, son bir yılda 31 ilçede 138 binin üzerinde fide ve fidan desteği sağlandığını, yaklaşık 1 milyar liralık destek verildiğini açıkladı. Küresel ısınma ve su kaynaklarının azalması nedeniyle suyun verimli kullanımının büyük önem taşıdığını belirten Altay, bu alanda çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Selvi: “Tarım bir ülkenin direncini belirler”
AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, konuşmasında tarımın insanlık tarihi boyunca en temel faaliyetlerden biri olduğunu vurguladı. Selvi, Anadolu’nun ve özellikle Konya’nın tarım açısından tarihsel bir merkez olduğunu belirterek, bir ülkenin güçlü sayılabilmesi için tarım, enerji ve savunma alanlarında yeterli olması gerektiğini ifade etti. Tarımın doğrudan ülkenin geleceğini belirlediğini söyleyen Selvi, tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
Vali Akın: "Konya tarımda öncü bir şehir"
Konya Valisi İbrahim Akın, konuşmasında Konya’nın tarihsel ve ekonomik gücünü detaylı şekilde ele alarak Konya’nın tarımla kurduğu ilişkinin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bilgi, emek ve kültürel birikimle şekillendiğini belirtti. Çatalhöyük’ten bugüne uzanan bu birikimin, tarımı bir yaşam biçimi haline getirdiğini ifade etti.
Konya’nın geniş tarım havzaları, güçlü üretici yapısı, gelişmiş sanayi ve ticaret ağı ile Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Akın, lisanslı depoculuk altyapısı ve akademik birikimiyle hububat zincirinin tüm halkalarını bir araya getiren öncü bir şehir olduğunu belirtti. Hububatın yalnızca ekonomik bir değer olmadığını vurgulayan Vali Akın, bunun aynı zamanda gıda güvenliğinin teminatı, kırsal kalkınmanın omurgası ve stratejik bağımsızlığın anahtarı olduğunu ifade etti.
Yumaklı: "Türkiye’nin Gıda Arz Güvenliği Sıkıntısı Yok"
Konya’da düzenlenen 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresinde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarım politikaları, üretim stratejileri ve küresel risklere karşı alınan önlemleri detaylı bir şekilde paylaştı. Bakan Yumaklı, konuşmasına, “İnsanlık tarihinin yazıldığı bu topraklarda, medeniyetin mayası buğdayın etrafında toplanan sektörümüzün tüm paydaşlarını sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” sözleriyle başladı.

"Kongre geçmişle gelecek arasında köprü oluşturacak"
Bakan Yumaklı, kongrenin geleneksel hale gelmesinin önemine değinerek, “Artık geleneksel hale gelen Kongre, sektörümüzün geçmişi ile geleceği arasında sıkı bir köprü kurarak, emin adımlarla ilerlemesini sağlıyor. Bugün burada sadece bir ticari emtiayı değil, sofraların bereketini, ülkelerin huzurunu ve geleceğini ilgilendiren stratejik bir ürün grubu olan hububatı, enine boyuna değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
"Tarım, sadece üretim faaliyeti değil"
Bakan Yumaklı, tarımın sadece üretim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve toplumsal refahın temel direği olduğunu vurguladı. Yeni normal olarak adlandırılan süreçte sektörün karşılaştığı riskleri sıralayan Yumaklı, özellikle küresel iklim krizine dikkat çekti.
Bakan Yumaklı, her 1 derece sıcaklık artışının tarımsal üretimde yaklaşık %8 azalmaya yol açtığını, çiftçilerin sel, kuraklık, hastalık ve zararlılar gibi çevresel şoklara karşı daha savunmasız hale geldiğini, dünyada 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini ve 2,3 milyar kişinin yeterli ve dengeli beslenemediğini, aynı zamanda her yıl üretilen gıdaların 2,3 milyar tonunun israf edildiğini ifade etti.
Bakan Yumaklı bu çelişkinin yalnızca üretim miktarıyla değil, doğru, dayanıklı ve adil üretim ile çözülebileceğini söyledi.
"2050 için stratejik planımız hazır"
2050 yılına kadar dünya nüfusunun 8 milyardan 10 milyara çıkmasının, gıda talebinde %65-70 artış anlamına geleceğini belirten Yumaklı, su kullanımının da bu süreçte %15 artması gerekeceğini ifade etti. Aynı zamanda bölgesel risklere de dikkat çekerek, Türkiye’nin yürüttüğü etkin dış siyaset ve çoklu tedarik stratejisi sayesinde bu risklere karşı güçlü durduğunu söyledi:
"Üreticimiz müsterih olsun"
Bakan Yumaklı, Türkiye’nin tarım ve gıda arz güvenliğini sağlamak için attığı somut adımları detaylandırdı:
“Gübre ve hammadde tedariklerinin güvence altına alınması, alternatif ülkelerden uygun fiyatlar üre gübresi temini için gümrük vergilerinin sıfırlanması, ihracat kapasitesine sahip gübrelerin öncelikli olarak yurt içinde kullanılması, antrepolardaki üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitinin durdurulması, tarımda kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresine geçici olarak izin verilmesi ve bu uygulamanın Çiftçi Kayıt Sistemi üzerinden kontrol edilmesi.”
Bakan Yumaklı, “Ülkemizin hamdolsun gıda arz güvenliği sıkıntısı yoktur” diyerek, yeni normalde dirençli politikalar inşa etmenin zorunlu olduğunu vurguladı.
"Sürdürülebilir tarım politikalarını hayata geçirdik"
İklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir tarım hedeflerine yönelik uzun vadeli adımlar attıklarını belirten Yumaklı, şu bilgileri paylaştı:
“23 yılda 15 kanun ve yüzlerce alt mevzuat çıkarıldı, sertifikalı tohumların %96’sı yerli üretim, 2,8 trilyon lira tarımsal destekleme ödemesi yapıldı, TARSİM kapsamında 65 milyar lira tazminat ödendi, sulama ve toplulaştırma yatırımlarıyla 11 bine yakın tesis hizmete alındı, 101 bin projeye 207 milyar lira hibe desteği sağlandı, lisanslı depoculukta 14 milyon ton kapasiteye ulaşıldı.”
Bakan Yumaklı, 2023 yılında bitkisel üretimde Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunun kırıldığını, 2025 yılında don ve kuraklık nedeniyle üretimin biraz düşse de altyapının sağlam olduğunu belirtti.
"Planlı üretimi ve kayıtlı tarımı hayata geçirdik"
Yumaklı, planlı üretim ve kayıtlı tarım çalışmalarına değinerek, “Çiftçi Kayıt Sistemi ve Coğrafi Bilgi Sistemi ile ürün ve parsel bilgilerini netleştirdik. İşlenmeyen arazilerin kiralama süreciyle üretimi artırdık. Yeni destekleme modeli ile sektörün sürdürülebilirliğini ve yönlendirici etkisini güçlendirdik” dedi.
Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ambarın anahtarı kimde ise güç ondadır” sözünü motivasyon kaynağı olarak gördüklerini belirtti.