Konya
Açık
-0°
Aksaray
Açık
-1°
Karaman
Açık
-1°
Ara
Anadolu'da Bugün Gündem Konya'daki sendikalardan açıklamalar! Ramazan yazısı tartışma yarattı

Konya'daki sendikalardan açıklamalar! Ramazan yazısı tartışma yarattı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ildeki okullara gönderdiği Ramazan Ayı etkinlik yazısına ilişkin Anadolu'da Bugün'e konuşan Eğitim-İş Sendikası Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul ve Eğitim-Bir-Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Nazif Karlıer, konuya ilişkin görüşlerini dile getirdi.

MUHABİR: Gülbahar Bayanay
Okunma Süresi: 5 dk

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında “Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu yazıyla okul öncesinden başlayıp liseyi kapsayacak şekilde okullarda Ramazan ayına yönelik etkinlik programı başlatıldı.

Eğitim-İş Sendikası Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, bu durumu pedagojik açıdan doğru bulmadıklarını dile getirerek, “Milli Eğitim Bakanlığı 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ çerçevesinde okullarda Ramazan etkinliklerinin düzenlenmesini talep etmiş. Bu etkinliklerin bir sınırı çizilmemiş. Bazı okullarda, öğrencilerden, iftar yemeklerinin fotoğrafı iste isteniyor. Çocukların; bu durumla, bu yaşta karşılaşmasının, özellikle anaokulundan liseye kadar olan dönemde,  pedagojik açıdan doğru bulmuyoruz” dedi.

“Ramazan ayı, insanların kendi gönül ülkesinde yaşayacağı bir dönemdir”

Ramazanın önemini, kişinin kendisiyle baş başa kalması olarak tanımlayan Ertuğrul, “Herkes kendi imkânları ölçüsünde sofrasını donatacaktır. Zaten Ramazan ayının ruhu; kendini dinleme, kendinle baş başa kalma, kendini sorgulama dönemidir de diyebiliriz insani yönden bu tamamen İnsanların vicdanında ve herkesin gönül ülkesinde yaşayacağı dönemdir. Ramazan ayı şüphesiz ki çok önemlidir fakat bunun Milli Eğitim eliyle biraz da düşünülmeden yapılmasını biz doğru bulmuyoruz. Herkes böyle olacak anlayışını biz doğru bulmuyoruz. Oruç tutan olur tutmayan olur, bu tamamen insanların kendi özgürlüğüdür, asla kimse karışmamalı karışamaz” şeklinde konuştu.

“Akran zorbalığına sebep olabilir”

Bu durumun, ailenin uhdesinde olması gerektiğini vurgulayan Ertuğrul, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Çocuklar arasında, ‘Akşam sen ne yedin, oruç tuttun mu?’ gibi sorular da sorulur. Belki akran zorbalığı, çocukların birbirini etiketlemesi, bir arkadaş baskısına yol açacak davranışlar olabilir ki biz ‘mahalle baskısı’ diyoruz buna. Bu açıdan da yanlış buluyoruz. Okul öncesi yaş grubu,  zaten pedagojik olarak soyut kavramları çok bilmez. Ama ne olabilir; aile kültürümüz bunu çözmüş. Çocuk babasının yanında dedesinin yanında bayram namazına gider.  Cuma namazına gider çok anlamaz ama kültür gereği Buna alışır. Biz daha çok bu durumun ailenin uhdesinde olması gerektiğini düşünüyoruz ve yine söylüyoruz. Buna da kimse karışamaz, karışmamalıdır. Biraz önce bahsettiğimiz gibi birtakım olumsuz sonuçlara yol açması da kuvvetle muhtemeldir” ifadelerini kullandı.

“Laikliğin temel amacı inancı korumaktır”

Ertuğrul, laik eğitimin önemine dikkat çekerek, ”Laikliğin, bana göre temel amacı inancı korumaktır. Hangi dine mensup olduğunuz neye inandığınızdan ziyade o inancınızı, inandığınız şekilde, imkânlar çerçevesinde yaşayabilmenizdir. Laiklik, insanlara bu özgürlük alanını sağlar ve bunu tanımlar. Zaten bize göre de laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli harçlarından bir tanesidir.  

Eğer insanlar, bu anlamda birbirlerine saygı duymazlarsa toplumun yaşam kalitesi toplumun barışı da ortadan kalkar, yaşam kalitesi de düşer. Bunun özellikle çocuklarımıza sirayet etmesini doğru bulmuyoruz. Oruç tutan tutar tutmayan tutmaz, biz tamamen bu anlamda insanların kendi inançları doğrultusunda kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesinin yanındayız, onları savunuyoruz” görüşlerine yer verdi.

Karlıer: “Memnuniyetle karşılıyoruz”

Eğitim Bir Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Nazif Karlıer ise konuyla ilgili şu görüşlere yer verdi:

“Yusuf Tekin tarafından 81 ile gönderilen ve Ramazan ayı boyunca okullarımızda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinliklerin düzenleneceğini bildiren yazıyı, Eğitim-Bir-Sen olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Eğitim; yalnızca akademik bilgi aktarımından ibaret değildir. Eğitim aynı zamanda değer inşasıdır, şahsiyet terbiyesidir ve toplumsal sorumluluk bilincinin kazandırılmasıdır.”

“Değer temelli çalışmalar için önemli bir imkân sunmaktadır”

Anayasa’nın 1739’uncu maddesine vurgu yapan Karlıer, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nda ifadesini bulan temel yaklaşım; millî, manevi, ahlaki ve insani değerleri benimseyen, bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmeyi esas almaktadır. Bu çerçevede Ramazan ayı, eğitim ortamlarımızda değer temelli çalışmalar için önemli bir imkân sunmaktadır” ifadelerini kullandı.

Karlıer, Maarif Modeli’nin hedeflerini açıklayarak, “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla buluşturan bütüncül bir eğitim anlayışını temel almaktadır. Modelin merkezinde yer alan “erdem-değer-eylem” çerçevesi, öğrencilerimizin yalnızca bilen değil; aynı zamanda sorumluluk alan, merhamet eden, paylaşan ve toplumsal dayanışmayı önceleyen bireyler olarak yetişmesini hedeflemektedir” diye konuştu.

“Okul-aile iş birliğini pekiştirecek“

Ramazan Ayı’nın paylaşma, yardımlaşma, dayanışma, merhamet ve sorumluluk gibi değerlerin hayatın merkezine taşındığı müstesna bir zaman dilimi olduğunu anımsatan Karlıer, “Maarifin Kalbinde Ramazan” temasıyla planlanan etkinlikler; öğrencilerimizin ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlılık geliştirmelerine, birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirmelerine ve kültürel mirasımızı yaşayarak öğrenmelerine katkı sağlayacaktır. İlkokullarda düzenlenecek şenlikler, ortaokul ve liselerde gerçekleştirilecek söyleşi programları ile okul-aile iş birliğini pekiştirecek ortak iftar organizasyonları; eğitim sürecinin sosyal ve duygusal boyutunu zenginleştirecektir” dedi.

“Donanmış nesiller yetiştirme idealini önemsiyoruz”

Karlıer, etkinliklerin gönüllülük esasına dayandığını belirterek, “Öğrencilerin gelişim düzeyleri gözetilerek ve insan onurunu koruyucu bir hassasiyetle planlanacak olması da son derece kıymetlidir. Bu yaklaşım, hem pedagojik ilkelere uygunluğu hem de kapsayıcı bir eğitim ortamının güçlendirilmesini teminat altına almaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak; köklerinden güç alan, millî ve manevi değerlerini özümsemiş, çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donanmış nesiller yetiştirme idealini önemsiyoruz. Bu doğrultuda, “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerinin sahada en verimli şekilde uygulanması için her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyor; başta Sayın Bakanımız Yusuf Tekin olmak üzere Milli Eğitim Müdürlerimiz, okul idarecilerimiz, öğretmenlerimiz, okulda çalışan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” görüşlerine yer verdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *