14 Nisan'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne silahla giren bir kişinin açtığı ateş sonucu 16 kişi yaralanmış, saldırgan ölmüş. Bundan bir gün sonra Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'na yapılan silahlı saldırıda saldırgan dahil 10 kişi hayatını kaybetmişti.
Toplumda büyük travma yaratan saldırılar ile ilgili Anadolu’da Bugün’e özel açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Büşra Baykuş “Son zamanlarda ülkemizde okullarda yaşanan şiddet olayları, toplumda derin bir üzüntü ve kaygı yaratmış, güven duygusunu da ciddi şekilde sarsmıştır. Bu tür olayların nedenlerine bakıldığında, tek bir faktörle açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir tablo ile karşılaşılmaktadır. Psikolojik açıdan bakıldığında bu tür davranışların tek bir nedene bağlı olmadığı; bireysel, ailesel ve çevresel birçok faktörün etkileşimiyle ortaya çıktığı görülmektedir. Bu noktada öne çıkan bazı temel faktörler şu şekilde ele alınabilir.” Dedi.
“Çocuklar duygusal düzenleme becerilerinde yetersiz kalabilir”
Çocuk ve ergenlerin öfke, hayal kırıklığı ve reddedilme gibi yoğun duygularla baş etmekte zorlanabileceğinin altını çizen Klinik Psikolog Büşra Baykuş “Bu duygular sağlıklı biçimde ifade edilemediğinde davranış yoluyla dışa vurum görülebilir. Özellikle ergenlik döneminde dürtü kontrolünün tam gelişmemiş olması bu riski artırır.” Şeklinde konuştu. Baykuş son yıllarda sıklıkla kamuoyunun gündemine gelen akran zorbalığına dikkat çekerek “Zorbalığa maruz kalmak ya da sosyal olarak dışlanmış hissetmek, zamanla biriken öfkenin kontrolsüz şekilde dışa vurulmasına yol açabilir. “Görülmeme” ve “değersizlik” hissi bazı gençlerde daha sert tepkilere zemin hazırlayabilmektedir” ifadelerini kullandı.
"Aile yapısı ve ebeveyn tutumları önemli"
Aşırı otoriter ya da ihmalkâr ebeveynlik tutumlarının çocukları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Klinik Psikolog Baykuş “Çocuğun duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Ev içinde şiddetin model alınması, çocuğun sorun çözme biçimi olarak saldırganlığı öğrenmesine neden olabilir.” Şeklinde konuştu. Şiddetin normalleştirildiği veya görünürlük kazandırıldığı içeriklere yoğun maruz kalmak, gençlerin bu davranışları bir ifade biçimi olarak algılamasına yol açabildiğine dikkat çeken Baykuş “Ergenlik döneminde kendini bir yere ait hissedemeyen, değer görmediğini düşünen gençler, bu boşluğu yıkıcı davranışlarla doldurmaya yönelebilir” dedi.
"Depresyon travmatik yaşantılar risk oluşturur"
Klinik Psikolog Büşra Baykuş depresyon, travmatik yaşantılar veya bazı davranışsal problemler risk faktörü oluşturabilir. Ancak şiddet davranışlarını yalnızca bu faktörlerle açıklamak yeterli değildir. Diyerek “Bu tür olaylar yalnızca doğrudan mağdurları değil, tüm okul ortamını ve toplumu etkiler. Güven duygusunun zedelenmesi, kaygı düzeyinin artması ve eğitim ortamının olumsuz etkilenmesi en önemli sonuçlar arasındadır. Bu nedenle önleyici yaklaşımlar büyük önem taşır. Çocuklara duygularını tanıma, ifade etme ve düzenleme becerileri kazandırılmalı; okullarda psikolojik destek hizmetleri güçlendirilmelidir. Ailelerin bilinçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim becerilerinin geliştirilmesi de sürecin önemli bir parçasıdır” dedi.
"Psikolojik destek erken yaşlarda devreye girmeli"
Psikolojik destek almanın süreç için önemli olduğuna dikkat çeken Baykuş “Psikolojik desteğin erken yaşlarda devreye girmesi kritik bir noktadır. Çocukların yaşadıkları duygusal zorlanmaların erken fark edilmesi ve hem okul içinde sunulan destekle hem de gerektiğinde okul yönlendirmesiyle dışarıdan alınacak bireysel psikolojik destekle ele alınması, risklerin büyümeden önlenmesini sağlar. Bu süreçte ailelerin farkındalığı ve iş birliği oldukça önemlidir. Psikolojik destek, bir “son çare” değil; gelişimi destekleyen koruyucu bir süreç olarak görülmelidir” şeklinde konuştu.
"Çocuklar akademik ve duygusal açıdan desteklenmeli"
Klinik Psikolog Büşra Baykuş öğrencilere akademik destekle yetinilmemesi gerektiğinin altını çizerek “ Sonuç olarak bakıldığında okullarda yaşanan şiddet olayları bize çocukların ve gençlerin yalnızca akademik değil, duygusal ve sosyal açıdan da desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. Şiddet çoğu zaman anlaşılmamış duyguların bir dışavurumudur. Bu duyguları erken fark etmek ve doğru şekilde karşılayabilmek, hem bireysel hem toplumsal düzeyde koruyucu bir rol taşımaktadır” dedi.