Anadolu’da Bugün yazarı Ramazan Yüce, son köşe yazısında Osmanlı Devleti’nin önemli devlet adamlarından Keçecizade Fuat Paşa’nın hazırcevaplığıyla ilgili anlatılan bir olaydan yola çıkarak günümüz Türkiye’sine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ramazan Yüce'nin yazısının tamamını okumak için tıklayınız
Keçecizade Fuat Paşa’nın 1814-1868 yılları arasında yaşadığını ve Tanzimat döneminin önemli siyasi liderlerinden biri olduğunu belirten Yüce, Fuat Paşa’nın iki kez sadrazamlık, yaklaşık 10 yıl da dışişleri bakanlığı yaptığını hatırlattı.
Fuat Paşa’nın siyasi kimliğinin yanı sıra keskin zekası, hazırcevaplığı ve nükteleriyle tanındığını belirten Yüce, yazısında bunlardan biri olarak anlatılan bir olaya yer verdi.
“Dünyanın en güçlü devleti hangisi?”
Yüce’nin aktardığı rivayete göre Fuat Paşa, hariciye nazırı olduğu dönemde Avrupa’daki bir sefirler toplantısına katılır. Toplantıda bir sefir, “Dünyanın en güçlü devleti hangisi?” diye sorar.
Fuat Paşa’nın bu soruya “Osmanlı” cevabını verdiğini aktaran Yüce, salondaki diğer sefirlerin bu cevap karşısında şaşırdığını belirtti.
Yüce, rivayetin devamında Fuat Paşa’nın kendisini şöyle açıkladığını aktardı:
“Sizinkiler dışarıdan, bizimkiler de içeriden yıkmaya çalışıyor. Buna rağmen Osmanlı dimdik ayakta. Hâlâ yıkılmadı.”
Yüce, Fuat Paşa’nın bu cevabının dönemin şartları düşünüldüğünde dikkat çekici olduğunu ifade ederken, Osmanlı Devleti’nin daha sonra yıkıldığını ve yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir asrı geride bıraktığını hatırlattı.
“Fuat Paşa bugün yaşasaydı Türkiye derdi”
Yüce, Fuat Paşa’nın günümüzde yaşaması ve yeniden dışişleri bakanlığı görevinde bulunması halinde benzer bir toplantıda aynı soruyla karşılaşması durumunda cevabının Türkiye olacağını düşündüğünü yazdı.
Bu düşüncesinin gerekçesini ise Türkiye’de gördüğünü ifade ettiği toplumsal sorunlar üzerinden açıklayan Yüce; yolsuzluk, rüşvet, dolandırıcılık, yozlaşma, çürüme ve çeşitli usulsüzlük iddialarına dikkat çekti.
Yüce, tüm bu sorunlara rağmen Türkiye’nin ayakta kalmasını dikkat çekici bulduğunu belirterek, Fuat Paşa’nın günümüzde yaşaması halinde ülkenin nasıl ayakta kaldığı konusunda şaşkınlığını da dile getireceğini savundu.
“Meğer dürüstlüğümüz yokluktanmış”
Yazısının devamında toplumsal davranışlar üzerinden eleştirilerde bulunan Yüce, farklı siyasi, dini ve sosyal kesimlerin ortak bir sorunu bulunduğunu öne sürdü.
Yüce, toplumdaki insanların önemli bir bölümünün ellerine fırsat geçene kadar dürüst davrandığını, fırsat oluştuğunda ise kişisel çıkarı önceleyen davranışlar sergileyebildiğini savundu.
Bu durumu “Meğer dürüstlüğümüz yokluktanmış” sözleriyle ifade eden Yüce, insanların birbirlerini eleştirmek yerine kendi davranışlarını da sorgulaması gerektiği görüşünü dile getirdi.
“Tencere dibin kara, seninki benden kara” anlayışının toplumsal sorunların çözümünü zorlaştırdığını belirten Yüce, farklı kesimlerin birbirini suçlamak yerine kendi sorumluluklarını sorgulaması gerektiğini ifade etti.
“Dünyanın en güçlü devleti Türkiye’dir”
Yüce, yazısının sonunda Türkiye'ye ilişkin değerlendirmesini daha net bir ifadeyle ortaya koydu.
Her türlü bozulmaya rağmen Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğunu savunan Yüce, “Her türlü bozulmaya rağmen halihazırda dünyanın en güçlü devleti Türkiye’dir. Üzerine başka ülke de tanımam. Nokta.” ifadelerini kullandı.
Yüce, yazısının sonunda ise toplumun tamamını aynı şekilde değerlendirmemek gerektiğinin altını çizerek, hangi kesimden olursa olsun dürüst ve temiz insanların bulunduğunu belirtti ve bu kişilere selam gönderdi.