Sosyal Güvenlik Kurumunun finansman yapısında 18 yıldır uygulanan önemli bir düzenleme değiştirildi. Hazine tarafından SGK’ya her ay aktarılan yüzde 25 oranındaki otomatik devlet katkısı, 1 Ağustos 2026 itibarıyla kaldırıldı.
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7590 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle, 5510 sayılı Kanun’un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlığı “Prim oranları” olarak değiştirildi. Devlet katkısını düzenleyen üçüncü fıkra da yürürlükten kaldırıldı.
Kaldırılan düzenleme kapsamında devlet, SGK’nın tahsil ettiği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri ile genel sağlık sigortası primlerinin dörtte biri oranında kuruma aylık katkı sağlıyordu.
Bu kaynak, çalışanların hesabına yatırılan bireysel bir destek veya işverenlere verilen prim indirimi değildi. Doğrudan SGK’nın kurumsal gelirleri arasında yer alan bir Hazine transferiydi.
Düzenlemenin kaldırılması, Bağ-Kur sigortalılarına uygulanan beş puanlık prim indirimi gibi diğer teşviklerin de sona erdiği anlamına gelmiyor. Değişiklik yalnızca 5510 sayılı Kanun’un 81’inci maddesindeki genel devlet katkısına ilişkin hükmü kapsıyor.
Hayır. Yasal değişiklik, emekli aylıklarından yüzde 25 kesinti yapılmasını veya çalışanların ödediği prim oranlarının aynı miktarda artırılmasını öngörmüyor.
Kaldırılan uygulama, Hazine’den SGK’ya yapılan otomatik bütçe aktarımıyla ilgili. Emekli maaşlarının hesaplanmasına, mevcut aylıkların azaltılmasına ya da sigortalıların kazanılmış haklarına ilişkin doğrudan bir değişiklik yapılmadı.
Bununla birlikte otomatik katkının kaldırılması, yerine aynı ölçüde başka bir kaynak aktarılmaması halinde SGK’nın kayıtlı gelirlerini düşürebilir. Kurumun oluşabilecek açığının hangi ölçüde bütçe transferleriyle karşılanacağı, merkezi yönetim bütçesi ve gelecek dönem finansman kararlarıyla görülecek.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Dilek Ete, katıldığı programda söz konusu değişikliğin 2027 yılında SGK’nın mali görünümünü olumsuz etkileyebileceğini savundu. Ete’ye göre otomatik gelir kaleminin kaldırılması, kurumun finansal tablosunda daha yüksek açık oluşmasına yol açabilir.
Bu değerlendirme bir uzman görüşü niteliğinde. SGK’nın 2027’de vereceği gerçek açık; prim tahsilatı, kayıtlı istihdam, emekli aylıkları, sağlık harcamaları ve merkezi bütçeden yapılacak diğer transferler sonucunda belirlenecek.
Dolayısıyla devlet katkısının kaldırılmasının SGK’yı kesin olarak “zarara sokacağı” şimdiden söylenemez. Ancak düzenlemenin kurumun gelir yapısında önemli bir değişiklik yarattığı açık.
Kademeli emeklilik çağrısı yaptı
Dilek Ete, EYT düzenlemesinden yararlanamayan 9 Eylül 1999 sonrası sigortalılar için kademeli emeklilik modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Ete, 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanların yaş ve prim şartlarının işe giriş tarihine göre kademelendirilmesini önerdi. Aynı yaş koşullarının farklı tarihlerde çalışmaya başlayan geniş bir kesime uygulanmasının adalet tartışması doğurduğunu belirtti.
TBMM’ye bu dönemde sigortalı olanların emeklilik koşullarını kademeli hale getirmeyi amaçlayan kanun teklifleri sunuldu. Ancak teklifler halen komisyonda bulunuyor; yürürlüğe girmiş bir kademeli emeklilik düzenlemesi yok.
EYT sonrasında çalışanlara dikkat çekti
7438 sayılı EYT Kanunu, ilk sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanların yaş şartı aranmadan emekli olmasına imkân tanımıştı. Düzenleme 3 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girdi.
Ete, EYT kapsamında emekli olanların önemli bir bölümünün çalışmayı sürdürdüğünü ve Sosyal Güvenlik Destek Primi ödediğini ifade etti. Kademeli emekliliğin mali etkisi hesaplanırken çalışmaya devam eden emeklilerden sağlanan prim gelirlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Uzmanın paylaştığı yüzde 57’lik çalışma oranı ise güncel bir resmî SGK istatistiğiyle ayrıca teyit edilmediği sürece uzman tarafından açıklanan veri olarak ele alınmalı.
Bağ-Kur, staj ve ev kadınları için çağrı
Dilek Ete, sosyal güvenlik sisteminde bekleyen diğer düzenlemelere de dikkat çekti. Bağ-Kur sigortalılarının emeklilik için gereken prim gününün 9.000’den 7.200’e indirilmesi, staj ve çıraklık dönemlerinin uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması ve ev kadınlarına prim desteği verilmesi gerektiğini söyledi.
Bu başlıklar kamuoyunda uzun süredir tartışılıyor. Ancak kademeli emeklilik, staj başlangıcı, ev kadınlarının emekliliği ve Bağ-Kur için 7.200 gün konusunda uygulamaya girmiş ortak bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor.