Kırsaldan kent merkezlerine kadar binlerce mülk sahibini birbirine düşüren "sınır ve yol tartışmaları"nda emsal bir karar çıktı. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ortak mülkiyet hukukunu yeniden yazan bir hükme imza atarak, keyfi uygulamalara "dur" dedi.
AKSARAY'DA BAŞLAYAN "ÇİT KRİZİ" EMSAL OLDU
Olay, Aksaray'ın Ortaköy ilçesinde patlak verdi. Hisseli bir arsada evi bulunan vatandaş, diğer ortağın "kendi alanını belirleme" bahanesiyle çektiği tel çit yüzünden evine gidemez hale geldi.
Mağduriyet: 75 metre uzunluğunda ve 1.5 metre yüksekliğindeki tel örgü, ev sahibinin ana yola çıkışını tamamen kapattı.
İlk Karar Şaşırttı: Yerel mahkeme (Ortaköy 1. Asliye Hukuk), "Arsanın yola cephesi var" diyerek mağdurun çitlerin kaldırılması talebini reddetti. Ancak Adalet Bakanlığı devreye girdi ve dosya Yargıtay'a taşındı.
YARGITAY: "BENİM PAYIM" DEYİP YOLU KAPATAMAZSINIZ!
Dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını "kanun yararına" bozarak mülkiyet hakkının sınırlarını çizdi.
Kritik Hüküm: Yüksek Mahkeme, bir hissedarın diğerinin taşınmazdan yararlanmasını ve yola ulaşmasını engelleyecek şekilde çit çekmesini "hukuka aykırı" buldu.
Gerekçe: Paylı mülkiyette her ortağın, diğerlerinin hakkını gözetmek zorunda olduğu vurgulandı. "Benim yerim burası" diyerek yapılan keyfi bölüşüm ve kapatma işlemleri geçersiz sayıldı.
RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI: HERKES İÇİN BAĞLAYICI
10 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak hukuk dünyasındaki yerini alan bu karar, benzer durumda olan herkesi bağlıyor.
Ne Anlama Geliyor? Artık hiç kimse, hisseli tapulu arazisinde "burası bana ait" diyerek diğer hissedarın tarlasına, evine veya bahçesine giden yolu tel örgü, duvar veya kapı ile kapatamayacak.
Medeni Kanun Vurgusu: Kararda Türk Medeni Kanunu'nun 693. maddesine atıf yapılarak, "Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir" ilkesi hatırlatıldı.