Dünya genelinde sular bir türlü durulmuyor. Savaş tamtamları, Hürmüz Boğazı'ndaki restleşmeler ve bir inip bir çıkan petrol fiyatları derken, aslında perdenin arkasında çok daha büyük, çok daha acımasız bir oyun sahneleniyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, katıldığı canlı yayında işte bu oyunun şifrelerini tek tek çözdü. Mevcut ekonomik tabloyu sıradan bir enflasyon krizi olarak değil, "bilinçli bir kaos" ve pandemiden bu yana ilmek ilmek işlenen bir "yasal soygun" süreci olarak tanımlayan Memiş, ezber bozan açıklamalarıyla yatırımcıların kanını dondurdu.
Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) sıkça dile getirilen ve hep 2030 yılı işaret edilen o meşhur "Büyük Reset" (Büyük Sıfırlama) operasyonu anlaşılan o ki beklenenden çok daha erken kapımızı çaldı.
Sistemin bilerek ve isteyerek önce savaş çıkarttığını, ardından enflasyonu patlattığını belirten Memiş, hedefin çok net olduğunu söylüyor: Küçük yatırımcıyı ve büyük balinaları adeta soymak. Çark şöyle işliyor; brent petrol fiyatları önce 90 doların altına çekilip ardından aniden fırlatılıyor. Avrupa'nın elinde sadece 4 haftalık, devasa Çin'in ise 4 aylık yakıt stoku kalmış durumda. Eğer petrol o korkutulan 200 dolar seviyelerini görürse, yaşadığımız bu hayat pahalılığı artık geçici bir dalga değil, kalıcı bir kabusa dönüşecek.
Peki amaç ne? Memiş'e göre cevap tek kelimede gizli: Dijitalleşme. "Dijital paraya geçmek için enflasyonu patlatmanız lazım" diyen deneyimli analist, merkez bankalarının çoktan kendi dijital paralarını hazırladığını ve sadece o malum 'açıklama' anını beklediklerini iddia ediyor.
Olay sadece paranın dijitalleşmesi değil, gücün de el değiştirmesi. Rakamlar gidişatın vahametini kanıtlar nitelikte.
2024 yılında dünyadaki rezerv paranın yüzde 80'ini tek başına domine eden Amerikan Doları, 2025 yılına gelindiğinde o sarsılmaz tahtından inerek yüzde 46 seviyelerine kadar geriledi. Memiş'in öngörüsü çok keskin: 2026 yılında dünyanın en çok konuşacağı ve kullanacağı para birimleri artık dolar değil, Çin Yuanı ve Rus Rublesi olacak.
Tam da bu noktada, elinde üç beş kuruş birikimi olan ve "Paramı nerede koruyayım?" diye soran vatandaş için o hayati uyarı geliyor.
Unutun o eski alışkanlıkları. 2026 yılı, paradan para kazanılacak, al-sat yapılarak zengin olunacak bir yıl kesinlikle değil. Bu yılın tek bir kuralı var: Varlığını koruyabilen kazanmış sayılacak! Ekrandaki sanal rakamlara değil, elinizde tutabildiğiniz gerçeğe odaklanmanız gerekiyor. "Fiziki altın gerçek altındır" diyerek kestirip atan Memiş, fiyata değil elindeki malın miktarına sahip çıkan, yatırımını "sepet kültürüyle" (farklı araçlara bölerek) yöneten ve kısa vadeli maceralardan uzak duranların bu yasal soygundan sağ çıkacağını belirtiyor.
2027'nin Korkunç Kehaneti: Suyu Bile Petrol Gibi Alıp Satacağız
Bugünü atlatırsak asıl büyük devrim 2027'de kapıda. Mülkiyet kavramının yavaş yavaş ortadan kalkacağı, insanların ev veya araba almak yerine "kiralama modeline" mahkum edileceği bir döneme giriyoruz.
Düşünebiliyor musunuz; yapay zeka artık finansal piyasaların tek karar vericisi haline gelecek. Küresel devler arasında paylaşım çoktan yapıldı. Elon Musk bakırı, Çin gümüşü, Amerika ise altını toplama derdinde. Hepsinden daha ürkütücü olanı ise suyun, evet bildiğimiz içme suyunun, yakında emtia piyasalarında tıpkı petrol gibi varillerle alınıp satılmaya başlanacak olması.