Çalışma hayatı sonrasında tek bir maaşa bağımlı kalmak istemeyen vatandaşlar, tasarruflarını kurumsal güvence altındaki emeklilik fonlarına yönlendiriyor.
SGK Uzmanı Murat Göktaş, kamusal emeklilik gelirinin gelecekte yaşam standartlarını korumada yetersiz kalabileceği endişesiyle bireylerin tamamlayıcı modellere yöneldiğini ifade etti.
Sistemin temelde bir tasarruf mekanizması olduğunu ancak yasal şartlar sağlandığında düzenli maaş ödemesi yaptığı için fiilen emeklilik işlevi gördüğünü belirten Göktaş, 10 yıl prim ödeyip 56 yaşını dolduran herkesin bu haktan yararlanabildiğini bildirdi.
İstihdama yeni katılan çalışanların tasarruf alışkanlığı kazanması amacıyla kurgulanan OKS, belirli çalışan grupları için yasal zorunluluk taşıyor.
5 ve üzeri personeli bulunan özel sektör şirketlerinde çalışan 45 yaş altındaki SSK'lılar ile kamu idarelerine atanan memurlar, işe başladıklarında otomatik olarak sisteme dahil ediliyor.
Süreç başladığında personelin brüt maaşından her ay en az yüzde 3 oranında kesinti yapılarak fon hesabına aktarılıyor.
Sistemin ilk 2 ayının zorunlu olduğunu vurgulayan Göktaş, iki aylık başlangıç periyodunun ardından çalışanların diledikleri takdirde hiçbir cezai şarta maruz kalmadan sistemden cayma hakkını kullanabildiklerini, 45 yaş üstündeki personelin ise sisteme girmesinin tamamen kendi tercihine bırakıldığını hatırlattı.
Çalışma şartı veya yaş sınırı aranmaksızın herkesin dahil olabildiği klasik Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), katılımcılara portföy yönetiminde esneklik sağlıyor.
Katılımcılar yatırdıkları katkı paylarını kendi risk tercihlerine göre altın, borsa (hisse senedi), borçlanma araçları veya döviz bazlı fonlarda büyüterek enflasyona karşı koruyabiliyor.
Ocak ayında yapılan mevzuat güncellemesiyle devlet katkısı oranının yüzde 20 olarak uygulandığını belirten Göktaş, örneğin brüt asgari ücret tutarı olan 30 bin TL civarında aylık ödeme yapan bir tasarruf sahibine devletin her ay 6 bin lira doğrudan nakit desteği sağladığını aktardı.
Tasarruf tabanının genişlemesiyle birlikte Türkiye'deki bireysel emeklilik havuzunun ulaştığı büyüklük rekor seviyelere ulaştı.
Sistemde halihazırda 7 milyondan fazla kişinin bulunduğunu ve biriken fon büyüklüğünün 2 trilyon liranın üzerine çıktığını vurgulayan Göktaş, katılımcıları erken çıkış konusunda uyardı.
10 yıl süre ve 56 yaş koşulunu beklemeden sistemden ayrılanların devlet katkısının önemli bir kısmından mahrum kaldığını hatırlatan uzman isim, vaktinden önce fondan para çekenlerin getiri üzerinden stopaj (gelir vergisi) kesintisi ödemek zorunda kalacağını; şartları tamamlayanların ise tamamen vergisiz biçimde toplu para veya ömür boyu maaş alabildiğini belirtti.