Sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak, ailelerin çocuklarını okuturken karşılaştığı maddi engelleri aşması için dev bir bütçe ayrıldı. 18 Mart 2026 Çarşamba günü saat 11.20 itibarıyla duyurulan yeni kararla; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, eğitim çağında çocuğu olan hanelere yönelik 7.500 TL’lik nakdi destek programını resmen başlattı. Bakanlık, Türkiye genelindeki ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının okul forması, çanta ve defter gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için bu rakamı doğrudan velilerin hesabına yatırıyor. Özellikle son dönemde artan okul masrafları göz önüne alınarak belirlenen bu miktar, PTT şubeleri aracılığıyla sadece kimlik kartı ibraz edilerek çekilebilecek. Sistemin en büyük avantajı ise aracı kurumları ortadan kaldırarak paranın doğrudan "ihtiyaç sahibi ebeveyne" ulaşmasını sağlaması.
Bakanlığın bu stratejik hamlesi, sadece bir para yardımı değil; aynı zamanda çocukların eğitimde fırsat eşitliğini yakalamasını amaçlıyor. Nakdi yardımın temel gayesi, maddi imkansızlıklar nedeniyle okuldan kopma riski taşıyan çocukları sınıf sıralarında tutmak.
Bakanlık, bu yardımın gerçekten ihtiyacı olan ailelere ulaşması için süreci oldukça şeffaf ama sıkı kriterlere bağlamış durumda. Ödemeden yararlanmak isteyenlerin şu 3 temel şartı taşıması gerekiyor:
Gelir Sınırı: Hane içinde kişi başına düşen aylık gelirin, asgari ücretin belirli bir oranının (Bakanlıkça belirlenen sınırın) altında kalması.
Aktif Eğitim: Yardıma konu olan çocukların eğitimine ara vermeden, aktif olarak okula devam ediyor olması (Devamsızlık takibi yapılıyor).
e-Devlet Onayı: Başvurunun mutlaka e-Devlet kapısı üzerinden yapılmış ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından onaylanmış olması.
Başvurusu onaylanan veliler, herhangi bir banka hesabına ihtiyaç duymadan, Türkiye’nin en ücra köşesindeki PTT şubelerinden dahi paralarını tahsil edebilecek. Ödemeler, çocukların eğitim kademelerine (ilkokul, ortaokul, lise, üniversite) göre sınıflandırılmış bir takvim dahilinde gerçekleştirilecek.
7.500 TL’lik bu tutar, rastgele belirlenmedi. Bakanlık yetkilileri, rakamın belirlenmesinde güncel kırtasiye maliyetleri ve hane halkı tüketim endekslerini baz aldıklarını ifade ediyor. Bu, yardımın "sembolik" olmaktan çıkıp "çözüm odaklı" hale gelmesini sağlıyor.