Türkiye'de yasal emeklilik takvimi sigorta başlangıç tarihine göre şekillenirken çalışanlar için yaş sınırları giderek öteleniyor.1999 ile 2008 yılları arasında sigorta başlangıcı olanlar SSK kapsamında 7 bin prim gününü tamamlayıp kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşında emekliliğe hak kazanıyor.
2008 sonrasında işe girenlerde ise SSK prim şartı 7 bin 200 güne çıkarken erkeklerde yaş sınırı 61 ve üzerine tırmanıyor; Bağ-Kur statüsündekiler için ise 9 bin gün şartı aranıyor.
Buna karşılık Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), SGK'daki bu yüksek yaş ve ağır prim bariyerlerine takılmadan erken emeklilik imkânı tanıyor.
Sistemde kesintisiz veya aralıklı olarak 10 yıl prim ödeyen ve 56 yaşını dolduran herkes yasal olarak BES emeklisi sayılarak birikimini maaşa dönüştürebiliyor.
Sistemin getirdiği avantajlar sadece aktif çalışma hayatındaki personelle sınırlı kalmıyor.
Halihazırda SGK'dan emekli maaşı alan bir vatandaşın yeniden çalışması halinde yatırılan Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ikinci bir SGK maaşı kazandırmıyor.Buna karşın emekliler de dahil olmak üzere dileyen herkes BES'e kendi belirlediği bütçeyle katılarak doğrudan ikinci bir emeklilik geliri inşa edebiliyor.
Katılımcıların yatırdığı her katkı payına sağlanan yüzde 30 devlet katkısı, birikimlerin enflasyon karşısında hızla katlanmasını sağlıyor.
Emeklilik hakkı elde eden vatandaşlar, biriken paralarını kullanım noktasında esnek tercihlerden yararlanabiliyor.
Katılımcılar içeride biriken ana paralarını, fon getirilerini ve devlet katkısını dilerlerse tek seferde toplu para olarak çekebiliyor.
Diğer seçenekte ise birikim "Yıllık Gelir Sigortası"na aktarılarak tıpkı SGK'da olduğu gibi ömür boyu ya da belirlenen süre boyunca düzenli aylık maaş formatında tahsil edilebiliyor.
Ayrıca Otomatik Katılım Sistemi (OKS) sayesinde maaşlardan kesilen asgari yüzde 3'lük pay ile çalışanlar farkında olmadan güçlü bir ek birikim havuzuna kavuşuyor.
Orta Vadeli Program'ın temel yapı taşlarından biri olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile mevcut BES altyapısı bir üst aşamaya taşınıyor.
Yeni modelde yalnızca çalışan ve devlet değil, işveren de fona zorunlu veya teşvikli katkı sağlayacak.
Böylece çalışan, işveren ve devlet olmak üzere 3 farklı kaynaktan beslenen devasa bir emeklilik fonu oluşturularak, emeklilik döneminde yaşanan gelir kaybının tamamen telafi edilmesi planlanıyor.