Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Konya Şube Başkanı Osman Ulular, küresel jeopolitik gelişmelerin sanayi ve üretim sektörlerinde yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi. Ulular, özellikle Orta Doğu’daki artan gerilimin enerji ve petrokimya başta olmak üzere birçok stratejik alanda dalgalanmalara yol açtığını ve plastik hammadde piyasasında ciddi kırılmalar oluşturduğunu belirtti.
Ulular, yaptığı açıklamada, plastik hammadde piyasasında öne çıkan iki temel sorunun hızla artan fiyatlar ve hammaddeye erişimde yaşanan zorluklar olduğunu ifade etti. “Bölgesel üretim aksaklıkları ve lojistik kesintiler, arzı daraltırken fiyatları da kısa sürede yükseltiyor. Artık yalnızca maliyet değil, hammaddeye erişim riski de belirleyici oldu” dedi.
Plastik hammadde krizinin sadece plastik üreticilerini değil, ambalaj, otomotiv, inşaat ve beyaz eşya gibi sektörleri de etkilediğini vurgulayan Ulular, üretimde aksama, maliyet artışı, teslim sürelerinde uzama ve rekabet gücünde zayıflama risklerinin arttığını söyledi.
Ulular, firmaların bu süreçte daha planlı ve veri odaklı hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Kritik hammaddelerde güvenli stok seviyeleri oluşturulmalı, tedarik kaynakları çeşitlendirilmeli ve verimlilik odaklı planlamalar hayata geçirilmelidir. Fiyatlandırma politikalarında esneklik ve piyasa koşullarına duyarlı dinamik modeller tercih edilmeli” dedi.
Önümüzdeki dönemde dalgalanmaların devam edeceğini ifade eden Ulular, geri dönüşümün stratejik bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. “Hammaddeye erişimin zorlaştığı bir dünyada geri dönüşüm artık tercih değil, zorunluluk” ifadelerini kullandı.
Ulular, Sıfır Atık Projesi’nin hem çevresel sürdürülebilirlik hem de sanayinin dışa bağımlılığını azaltma açısından kritik bir vizyon sunduğunu belirtti. Türkiye’de geri dönüşüm oranının %13 seviyelerinden %30’un üzerine çıktığını, 30 milyon tonun üzerinde atığın ekonomiye kazandırıldığını ve yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlandığını ifade etti.
Plastik başta olmak üzere birçok atığın yeniden üretime kazandırıldığı lisanslı tesisler sayesinde sanayi için alternatif ve sürdürülebilir hammadde kaynakları oluştuğunu vurgulayan Ulular, “Geri dönüşüm yatırımlarını artıran ve kaynaklarını verimli kullanan firmalar, yalnızca bugünün zorluklarını aşmakla kalmayacak, gelecekte rekabet avantajı elde edecektir” dedi.