Otomotiv ihracatına ‘elektrik’ çarpabilir

Türkiye’nin ekonomide en önemli taşıyıcı kolonlarından biri olan ve üst üste kırdığı rekorlarla adından söz ettiren otomotiv sektöründe ihracat rakamlarının sert bir şekilde düşmesi ‘Neler oluyor?’ sorusunu da beraberinde getirdi. Uzmanlar, 2015 yılında AB ülkelerinde satılan araçların yüzde 52’sinin dizel olduğu, bu rakamın 2019 Şubat ayı itibariyle yüzde 33’e düştüğü gerçeğinden yola çıkarak, “Eğer Türkiye dizel araç üretiminden elektrikli araç üretimine yönelmezse ihracattaki sert düşüş gelecek yıllarda

Otomotiv ihracatına ‘elektrik’ çarpabilir

Dünyanın ilk 20 ekonomisi içerisinde yer alan ve daha da yukarılara çıkmayı hedefleyen Türkiye’nin ekonomideki en önemli ihracat kalemlerinden biri olan otomotiv sektöründe alarm zilleri çalıyor.

Türkiye Elektro Mobilite Derneği’nden yapılan açıklamada, sektörde özellikle ihracat tarafında Şubat 2019 verilerinde yaşanan daralmanın altı çizilerek, atılması gereken adımlara ilişkin önemli uyarılarda bulunuldu.

Derneğin Genel Sekreteri Haluk Sayar, Türkiye’nin otomotiv ihracatının 2018 yılı sonunda bir önceki yıla göre yüzde 11 artışla 31,5 milyar dolara ulaştığını hatırlatarak, bu rakamın toplam ihracat hacminin yüzde 20’sine denk geldiğini ifade etti.

Türkiye, AB ülkelerindeki trendleri yakından takip etmeli

2019 Şubat ayına gelindiğinde ise bir önceki yıla göre ihracatta dolar bazında yüzde 9 küçülme yaşandığına dikkati çeken Sayar, şöyle devam etti:

“Bu dönemde ihracatının yüzde 78’i gibi önemli çoğunluğu başta Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere AB ülkelerine yapıldı. Önümüzdeki yıllarda özellikle AB ülkelerinde otomotiv sektörü trendini takip etmek ve buna göre hareket etmek, ana müşterisi AB ülkeleri olan Türk otomotiv endüstrisini ve ihracat gelirinin önemli bölümünü buradan elde eden Türk ekonomisini çok yakından ilgilendiriyor.”

Geç olmadan dizelden elektriğe dönülmeli

“Örneğin 2015 yılında AB ülkelerinde satılan her aracın yüzde 52’si dizel iken, bu oran Şubat 2019’a geldiğimizde yüzde 33’lere gerilemiş durumda” diyen Sayar, şunları söyledi:

“Bununla beraber elektrikli araçların payı bir önceki yılla karşılaştırıldığında yüzde 90 artmış ve tüm araç satışlarının yüzde 7’sine ulaşmış. Basit matematik hesaplarıyla dahi bu gelişmelerin önümüzdeki yıllarda devam edeceğini ön görürsek Türk otomotiv sektörünün çok hızlı bir şekilde dizel araç üretiminden elektrikli araç üretimine yönelmesi gerektiği ortada. Aksi takdirde geçen ay yaşadığımız gibi İhracatımız sürekli olarak azalmaya devam edebilir.”

Elektrikli araçlar için teşvikler artmalı

Çözümün sadece ‘otomotiv sektörünün isteğine’ bağlı olmadığı uyarısında bulunan Sayar, “Türkiye’de başta son kullanıcıların elektrikli araç alımını özendirici teşvik mekanizmalarını içeren, teknik, idari ve finansal tüm yasal mevzuatların bir an önce hazırlanması ve bu vesileyle ülkemizde ‘elektrikli araç iç pazarı’ oluşturulması gerekli” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.