Konya
Kapalı
-0°
Aksaray
Kapalı
0°
Karaman
Kapalı
-0°
Ara
Anadolu'da Bugün Bilim ve Teknoloji Prof. Dr. Yılmaz: "Sosyal medyada bir paylaşım yılların imajını yıkabilir"

Prof. Dr. Yılmaz: "Sosyal medyada bir paylaşım yılların imajını yıkabilir"

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman Hakan Yılmaz, sosyal medyanın bilinçsiz kullanımının ciddi krizlere ve sosyal medya linçlerine yol açabileceğini belirterek, kullanıcıları daha temkinli olmaya çağırdı.

MUHABİR: Gülbahar Bayanay
MUHABİR: Evren Atcı
Okunma Süresi: 4 dk

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman Hakan Yılmaz, son yıllarda kamuoyunda sıkça tartışılan “Sosyal medyayı nasıl kullanıyoruz?” sorusuna ilişkin Anadolu’da Bugün’e değerlendirmelerde bulundu.

Sosyal medyanın hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, özellikle bilinçsiz ve stratejisiz kullanımın ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Yılmaz, sosyal medyada belli bir noktaya gelmiş, imajını yıllar içinde oluşturmuş kişilerin tek bir paylaşımda yaptıkları küçük bir hatanın bile büyük krizlere yol açabildiğini belirterek, “Yanlış bir mesaj, yanlış bir diyalog ya da farkında olmadan yapılan bir paylaşım, yıllarca inşa edilen imajı bir anda yerle bir edebiliyor. Sosyal medya linci dediğimiz olgu tam da burada devreye giriyor. Bunun sonucunda kişiler, kariyerleriyle ilgili hiç istemedikleri olumsuzluklarla karşı karşıya kalabiliyor” dedi.

"Sosyal medya görünürlük sağlıyor ama risk de barındırıyor"

Sosyal medyanın toplumsal anlamda görünür olmayı sağladığını ifade eden Yılmaz, bu mecraların aynı zamanda hızlı yükseliş kadar hızlı düşüş potansiyeline de sahip olduğunu söyledi. İletişim tarihine bakıldığında her dönemin öne çıkan bir iletişim aracı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Bir dönem televizyondu. İnsanlar televizyonda beş dakika görünmek için çok farklı ilişkiler kuruyordu. Bugün ise sosyal medyada var olmadan hayatın içinde var olmak neredeyse mümkün görünmüyor. Hatta bazı insanların gerçek hayatta çok görünür olmasalar bile yalnızca sosyal medya varlıklarıyla öne çıktığını görüyoruz. Bu da başlı başına bir çelişki ve trajedi” ifadelerini kullandı.

"Anlık paylaşımlar pişmanlığa yol açabiliyor"

Sosyal medyanın en tehlikeli yönlerinden birinin anlık ve hızlı yapısı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, akıllı telefonlarla her an sosyal medyaya erişilebildiğini hatırlatarak, “Kırmızı ışıkta beklerken bile kaç beğeni aldığımıza bakıyoruz, hemen bir yorum yapma ihtiyacı hissediyoruz. Bu hız, insanı düşünmeden harekete sürüklüyor. Oysa özellikle bir amacı, bir stratejisi olan kişiler için durup düşünmek, soluk almak çok önemli” diye konuştu.
Paylaşımların, beğenilerin ve kurulan dijital ilişkilerin sonuçlarının mutlaka hesaba katılması gerektiğini belirten Yılmaz, anlık verilen tepkilerin sonradan pişmanlık yaratabileceğini söyledi.

"Kaynağı belirsiz içeriklere karşı şüpheci olunmalı"

Sosyal medyada dolaşan bilgilerin önemli bir kısmının kaynağının belirsiz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, “Bazen bize ait bir bilgiyi bile bağlamından kopmuş şekilde görüp doğruymuş gibi paylaşabiliyoruz. Bu noktada daha şüpheci olmak şart. Sosyal medyada paylaşılan her içeriği sorgulamak gerekiyor” dedi.
Yeni medya araçlarının teknik özelliklerinin yeterince bilinmediğini de vurgulayan Yılmaz, bu mecraların daha bilinçli kullanılması gerektiğini, paylaşılan içeriklerin bireyler ve toplum üzerinde nasıl bir iz bıraktığının mutlaka düşünülmesi gerektiğini ifade etti.

“Sosyal medya lincinin yaraları daha derin”

Sosyal medya kültürüyle birlikte linç kültürünün de yaygınlaştığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, gündelik hayatta üretilen şiddetin sosyal medyada daha görünür hale geldiğini belirtti. “Beğeni sayıları, takipçi sayıları insanları farklı bir algıya sürükleyebiliyor. Ancak küçük bir hata ya da plansız bir adım, onlarca kişinin linçine maruz kalmanıza neden olabiliyor. Sosyal medya üzerinden alınan darbeler, bazen fiziksel ya da maddi zararlardan çok daha derin ruhsal yaralar bırakıyor” şeklinde konuştu.

Rekabetçi toplum yapısı ve yeni medya ortamlarının oluşturduğu değer algılarının ciddi sorunlara yol açtığını vurgulayan Yılmaz, “Adeta ‘ben de vurayım’ anlayışıyla linç kültürüne ortak olunuyor. Bu nedenle linçten uzak durmak, sosyal medya içeriklerini doğru okumak ve bilinçli bir duruş sergilemek büyük önem taşıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *