Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Programı (UNAIDS) gibi otoritelerin ele aldığı son çalışmalara göre, HIV ile mücadelede tedavi ve önleme alanında önemli ilerlemeler kaydedildi; ancak küresel hedeflerde henüz istenilen aşamaya gelemedi. Birçok ülkede günlük antiretroviral tedavi (ART) yaygınlaşırken, yenilenen stratejiler arasında PrEP (maruz kalmadan önce koruyucu ilaç) ve uzun etkili enjeksiyonlar gibi araçlar HIV’in kontrol altına alınmasını hızlandırabilir. Bununla beraber, yeni HIV enfeksiyonları ve AIDS’e bağlı ölümler mevcut zaman diliminde de yüz binlerce kişiyle yüksek seviyede seyrediyor.

Azalan ama devamlılığını sürdüren HIV tehdidi
UNAIDS rapor sonuçları ışığında dünyada yaklaşık 1,3 milyon yeni HIV enfeksiyonu istatistiklere yansıdı ve AIDS ile bağlantılı yaklaşık 630 bin ölüm gerçekleşti. Bu veriler, HIV’in hala ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Yeni enfeksiyonlar 1990'lara göre belirgin şekilde azalmış olsa da, 2025 hedefi olan 370 bin yeni enfeksiyonun çok üzerinde seyretmeye devam ediyor.
WHO ölçümleri dikkate alındığında, 2024 sonunda yaklaşık %77 oranında HIV ile yaşayan kişiye antiretroviral tedavi erişimi sağlanmış durumda ve bu da virüs yükünü baskılayarak yaşam süresini uzatıyor ve bulaşma riskini minimal düzeye indiriyor. Ancak bu oran bölgesel ve ekonomik eşitsizliklere göre büyük farklılıklar gösteriyor.
Salgının son bulması için yeni araçlar
Alan uzmanları, HIV salgınınının tamamen son bulması adına sadece mevcut tedavi araçlarının yayılım sağlamasının yeterli olmadığının altını çiziyor. Tedavi ile birlikte önleme stratejilerinin güçlendirilmesi gereklilik arz ediyor. Bugün özellikle PrEP (maruz kalmadan önce kullanılan profilaksi), antiretroviral tedaviyle virüs yükünü baskılamak (U=U: "tespit edilemez = bulaştırılamaz") ve yeni tedavi kombinasyonları kritik adımlar olarak nitelendiriliyor. Bu stratejiler, yeni enfeksiyonları azaltmada çok yüksek etkinlik oranlarına ulaşabiliyor.
Son yıllarda klinik çalışmalarda kullanılan yeni uzun etkili ilaçlar, geleneksel günlük haplara alternatif olarak ortaya çıktı. Uzun etkili enjeksiyon tedavileri, uygun şekilde uygulandığında hastaların yaşam kalitesini artırırken tedaviye uyumu kolaylaştırıyor ve tedavinin etkisini yükseltiyor. WHO, bu tür araçların HIV’e karşı verilen mücadelede kritik araçlar olduğunu vurguluyor.

Neden hala devam ediyor? Eşitsizlik ve kaynak kesintileri
Krizin tek sebebi biyolojik olmayıp, küresel sağlık finansmanı da önemli bir rol üstleniyor. 2025’te uluslararası HIV programlarına yapılan desteklerde azalma, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde önleme ve tedavi hizmetlerinde aksamalara ortam hazırlıyor. Bu durumun, hedeflerin gerisinde kalınmasının önemli bir nedeni olduğu vurgulanıyor.
Birleşmiş Milletler raporlarında yer alan bulgular temelinde, HIV ile yaşayan 40 milyon bandında kişi bulunuyor. Bu kişilerin önemli bir kısmı tedaviye erişim sağlıyor ancak erişim sağlayamayan milyonlarca birey mevcut. Bu çerçevede de salgın, tamamen sona erdirilemiyor.
"Bitiş çizgisi" 2030
Dünya liderleri ve sağlık otoriteleri, HIV’in bir kamu sağlığı tehdidi olarak son bulmasını hedef haline getiriyor. Bu hedefler arasında yeni enfeksiyonların dramatik biçimde aza indirgenmesi, tedaviye erişimin yaygınlaştırılması ve hastalıkla ilişkili ölümlerin sona erdirilmesi bulunuyor.