Nature ve Science dergilerinde yayımlanan araştırmalara göre, beyin bazı durumlarda hayal edilen deneyimlerle gerçek deneyimler arasında benzer sinirsel tepkiler üretme aşamasına geçiyor. Bu bulgular, hafıza, öğrenme ve duygusal tepkilerin oluşumuna yönelik yerleşik kabulleri yeniden tartışmaya açıyor. Bilim insanları, bu durumun günlük hayatı direkt olarak etkilediğinin altını çiziyor.

Beyin gerçekle hayali neden karıştırıyor?
Nörobilim araştırmalarına göre beyin, bir deneyimi yaşarken aktif olan bazı sinir ağlarını, aynı deneyim güçlü biçimde hayal edildiğinde de devrede aktif olmasını sağlayabiliyor. Nature’da yayımlanan çalışmalarda, özellikle görsel imgeleme ve duygusal hatırlama aşamasında, beynin benzer bölgelerinin aktive olduğu gösteriliyor.
Bilim insanları, bu durumun beynin "verimlilik" prensibiyle çalışmasından kaynaklandığını ifade ediyor. Beyin, gerçek ve zihinsel simülasyonları işlemek için aynı altyapıyı kullanıma sokuyor.
Hafızanın Zamanla Değişime Uğraması
Science dergisinde yer alan nörobilim çalışmalarına göre hafıza, sabit bir kayıt sistemi olmanın dışında yer alıyor. Aksine, her hatırlama sürecinde tekrar şekillenen dinamik bir yapı konumuna evriliyor. Bu sebeple de insanlar geçmişte yaşadıkları bir olayı her seferinde olduğundan biraz farklı hatırlayabiliyor.
Araştırmacılar, "hafıza hataları" olarak bilinen birçok durumun aslında beynin çalışma biçiminin doğal bir sonucu olduğunu vurguluyor.

Bulguların Günlük Hayattaki Karşılığı
Bilim insanlarına göre bu nörobilimsel gerçek; travmatik anıların neden zihinde canlı kaldığını, negatif düşüncelerin neden bedensel tepki oluşturabildiğini, hayal gücü ve öğrenme arasındaki güçlü bağı açıklıyor.
Uzmanlar, bu nedenle zihinsel canlandırma tekniklerinin spor, eğitim ve terapi alanlarında bilinçli biçimde kullanıldığını belirtiyor.