Hülya Songül Yılmazer

Hülya Songül Yılmazer

SAVUNMAK ZORUNDAYIZ

Anadolu topraklarını yurt edindiğimiz tarihten bu yana türlü saldırıların hedefi olmuş bir milletiz..

Adı üstünde "Düşman" olarak adlandırdığımız millet ve devletlerin bu saldırılarına anlam vermekte tarih boyunca zorlanmadık. Hem bu "Cennet vatan" olarak ismini koyduğumuz topraklarda yaşayıp,  hem de bizim burada birlik, dirlik ve huzur içinde yaşamamıza göz yumun diyemeyiz.

Tarih boyunca askeri saldırı ve çeşitli entrikalara maruz kalan bir millet olarak, son dönemde yaşadıklarımıza anlam katmakta da zorlanmıyoruz.

Son 6 aylık sürece baktığımız zaman (ki bugün geldiğimiz noktada çok daha kendimizden emin ve dirayeti yüksek bir ekonomik tablo ortaya çıkıyor ) artık saldırıların topla, tüfekle,  askerle yapılmadığını çok daha iyi anlıyoruz.

Geride kalan yüz yılın ikinci yarısından itibaren askeri operasyonlarda insan gücü birinci öncelik olmaktan çıkmıştır. Teknoloji sanayide olduğu gibi askeri alanda da önceliği ele geçirmiştir. 

Yeni bin yıla girmeye hazırladığımız 1980'lerden sonra ise egemen güç olma iddiasındaki devletler taktik değiştirmiş ve teknoloji ile donattığı askeri gücünün yanına,  ekonomi argumanını da eklemiştir. Bizim son 6 ayda yaşadığımız sıkıntının temelinde de "siyasi otoritenin kuşatma altına alınması" ideallerinin olduğuna inananlardanım.

Önceki ve Sonraki Yazılar