Yanıyoruz!

Ülkemiz yanıyor. Ülkemizin çeşitli bölgelerinden gelen orman yangını haberleri içimizi yakıyor. Küresel koronavirüs salgını yüzünden ne yapacağımızı şaşırdığımız bir dönemde meydana gelen orman yangınları morallerimizi iyice bozdu. Eğer bu yangınları birileri bilinçli ve kasıtlı olarak yapıyorlarsa –ki bu konuda çeşitli açıklamalar var, bu yangınların nasıl çıktığını tam olarak anlayabilmiş değiliz- cehennemin kapısını aralamışlardır. Ülkemizin ‘ciğerlerine’ zarar vermekle kalmamış, ormanlarda yaşayan canlıların hayatlarına da kast etmişlerdir. 

Hepimize ilkokulda öğretmişlerdir; dünyanın gelişmiş ülkelerinde ormanlar ‘milli servet’ olarak kabul edilir ve bu bilinçle insanlar yetiştirilir. Gelişmiş ülkelerde ormanların hayati bir öneme sahip olduğu bilinci verilir ve bir takım görevler, sorumluluklar yüklenir. Bu görevlerin yerine getirilmemesi gibi bir durumdan söz edilemez, kabul edilemez, aksi düşünülemez. Az gelişmiş ülkelerde de vatandaşlar ormanları kendine ait hissetmez. Ormanlar konut yapımı için arsaya dönüştürülür, hayvanlar otlatılır, tarım arazisi olarak kullanılır.

Yetkililer ellerinden geleni yapıyorlar. İnsanüstü bir mücadele var. Mahalleler boşaltılıyor. Allah muhafaza yetkililer bu konuda önlem almasa birçok canımız yitip gidecekti. Öte yandan ortaya çıkan bir takım tartışmalar var, herkes gibi bizler de takip ediyoruz. Uçaklar yeterli idi, yetersiz idi, ihmal vardı, yoktu falan. Bence bu bugünün konuları değil. Öncelikle yaralarımızı sarmalı, daha sonra hesap sormamız gereken konularda birlik ve beraberlik içerisinde hesap sormalıyız. Eleştiri yerden yere vurmak değildir diye uzun uzun, aptala laf anlatır gibi sözler sarf etmeye de gerek yok. Elbet bu kötü ve kara günler de geçecek. Hesap sormak için biraz sabredin, her şeyin bir zamanı var. Fakat tekrar söylüyorum, birlik ve beraberlik içerisinde hesabı sorulması gereken ne varsa soralım. Herkes partizanlığı bir kenara bıraksın, aklından geçenleri sustursun. Bu ülke hepimizin…

Ormanlara karşı sorumluluklarımızın bilincinde olmalıyız. İdeolojik nefret yüzünden orman yakanların kendileri bilmiyorlar mı bu işten kendileri de zarar görecek? Tüm canlıların yaşayabilmesi için muhtaç olan hava ve suyun temel kaynağı orman değil mi? Az gelişmiş ülkelerde ormanlara ‘konut yapacağım’ düşüncesiyle zarar verenler yaptıkları bu olumsuz eylemden dolayı hastalık ve ölümlerin artacağını hiç düşünmüyorlar mı?

Bu düşüncesizlik yüzünden kuraklık daha çok can yakacak gibi görünüyor…

Saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.