Çocuklar Kurban Kesimini Ne Zaman Görebilir?

Haftalık yazı günümüze denk gelmediği için Kurban Bayramı sonrasına kalan yazımız, her ne kadar gündemi geçmiş olsa da, yıl içerisinde de farklı niyetlerle, farklı ortamlarda hayvanların kesilmesine şahit olan çocuklar olabileceği düşüncesiyle okuyucularımızın istifadesine sunmak istedik.  

Çocuğun insanların veya hayvanların ölüme şahit olması çocukların kaldıramayacağı bir yüktür. Çocukların sadece bir yakınını kaybetmesi travma oluşturmaz, duygusal bağ kurduğu hayvanı da kaybetmesi aynı şekilde etkileyebilir. Çocuğun okul öncesi dönemde, soyut kavramları tam olarak somutlaştıramadığı için bu evrede gerek evcil hayvanlarının ölümüne, gerek kurban kesimine şahit olmamalıdır. Kesilen kurbanı can çekişirken görmesi dehşete kapılmasına sebebiyet verebilir. Çocukların hiç bilgilenmeden, Kurban kesimi ile karşı karşıya kalmamalı. Okul öncesinden başlayarak, aile veya öğretmenleri tarafından bilgilendirilmeler, etkinlikler ve faaliyetler yapılmalıdır.

İlkokul evresinde soyut kavramları yavaş yavaş somutlaştırabilen çocuklar için dahi etkilenme ihtimalleri yüksek olduğu için çocuğun kurban kesimini görmemesine 7 yaşından itibaren çocukta artık gerçeklik duygusu gelişmeye başladığı için kültürel öğrenim ön plana çıkar. Bunun bir dini görev olduğu, yoksullara yardım gibi sosyal boyutu olduğu anlatılmalıdır. Özellikle Kurban Bayramı’nda ortaya çıkan yardımlaşma kültürü hakkında bilgi verilmeli. Bayramdan bayrama evine et giren ihtiyaç sahipleri olduğu, yoksulların düşünülmesi gerektiği anlatılmalı, sosyal bir ibadet olduğu vurgulanmalıdır. 9-10 yaşına kadar dikkat edilmeli ancak çocuğun hassas bir yapısı varsa olumsuz etkilenmemesi için 10-12 yaş evresine kadar kurban kesimini görmesine müsaade edilmeyebilir.

Birçok aile inancı gereği, çocuğun görmesi ve kabullenmesi için kurban kesim yerlerine çocukları götürmek istiyor. Hatta biz çocukluğumuzda kurban kesimini gördük, bize bir şey olmadı düşüncesiyle hareket etmektedirler. Ancak kendilerine bir şey olmamış olması, çocuğuna olmayacağı anlamına gelmemektedir. Her çocuğun fıtratı, cinsiyeti, yetiştiği zaman dilimi, büyüdüğü sosyal ortam farklıdır. Yaratılıştan naif olan, kız ve erkek çocuklarının farklı özelliklerinin yanısıra, jenerasyon farkı ile köyde ve şehirde yetişen çocukların olayları algılaması ve kabullenmesi aynı olmayabilir. Bunun için kendi çocukluğumuz ile çocuklarımızı kıyaslamak doğru değildir.

Dinimiz, kesilecek hayvanın korkmaması için gözlerinin bağlanmasını emrederken, bu hassasiyeti çocuklara göstermemek doğru değildir. Bunun için aileler olarak dikkatli hareket etmeliyiz. Birçok insan çocukluğunda gördüğü kurban manzarası nedeniyle et yememekte, canlıların canının acımasına karşı duyarsızlaşma veya yaşadığı travmaya istinaden bu ibadeti kabul etmekte zorlanmaktadır. Bu nedenlerden dolayı çocukların, kurban kesimi esnasında hayvanın can çekişmesini görmesi pedagojik açıdan doğru değildir.

Kısaca dikkat etmemiz gerekenler:

* Bilhassa küçük çocuklara kurban ibadeti bir bayram olarak anlatılmalı. Merhamet ve iyilik gibi duyguları anlatmak açısından bayram önemli bir fırsattır. Bayramların sosyal yönleri anlatılmalı, büyüklerin ziyaretinin önemi kavratılmalıdır.

* İlkokul seviyesindeki çocukların Kurban ibadetini bilmesinde, kurban kesiminin izletilmemesi kaydıyla mahzur yoktur.
* Çocuğun bulunduğu ortamda Kurbanın kesimi ve can çekişme halleri anlatılmamalıdır.

* İnancımız gereği kurbana eziyet etmeden kesmeye gayret edilmelidir. Çocuklarda eziyet eden kişiye karşı nefret duygusu oluşabilir.

* Çocuklar erken alınan hayvanlarla (bilhassa küçükbaş hayvanlarla) duygusal bağ kurmaları halinde, kurban kesiminden daha çok etkileneceklerdir. Ola ki çocuklar hayvanların ne hissettiklerini anlamak için kendi üzerlerinde tatbik edebilirler.

* Çocuklara bilhassa olumsuz haberler izlettirilmemeli. Çocukların yanında konuştuklarımıza dikkat etmeli. Çocuğa haber verilmeden kesilen hayvanın etinin daha sonra çocuğa, “Kestik ve bak ne güzel yedik” gibi sözlerle yedirilmesi, kesilen kurbandan sonra “Erkekler ağlamaz” gibi ifadeler kullanılması doğru değildir. Çocuğun hissettikleri ve anlattıkları dikkatle dinlenmelidir. Çocuğun üzüntüsüne ve yasına ilgi göstermeli ve değer vermelidir. Üzüntüsünü paylaşırken “Boş ver!”, “Seneye yenisini alırız.” gibi sözlerden kaçınılmalıdır.

* Kurban kesimine şahit olan ve olumsuz etkilenen bir çocuk uyku terörü yaşamaya başlamışsa, korkuları oluşmuşsa, bir uzmandan yardım almak gerekir.

Özcan Dalgıç

Aile Danışmanı / Çocuk ve Ergen Psikoterapisti

Önceki ve Sonraki Yazılar