ÜLKEMİZDEKİ TARİKAT VE CEMAATLER TEHLİKELİ OLABİLİR

ABD denen emperyal güç Ortadoğu’yu kan gölüne çevirdi ve küçük devletçikler yaratarak kendisinin 100 yıl sömüreceği uydu devletçiklerin kadrolarını oluşturmaktadır. Ülkemizde Pensilvanya’da beslediği terör örgütü yöneticisi ile planladığı darbeyi planlayarak ülkemizi iç savaşın eşiğine getirdi.

Dini kullanarak insanları sömüren yapılar oluşturma, ülkemizin en güçlü kurumlarını mesnetsiz suçlayarak yargılama ve yıpratma, çarpıtılan ve yeniden inşaa edilecek bir tarih tartışması açılması, etnik ve dini grupların arasında ayrımlar yaratma sahtelikleri derken ülkemiz bilinmeyen bir yolculuğa çıkarılıyor. Ortadoğu’daki bataklığa ülkemizi çekmek isteyen ülke yine ABD olduğu gerçeği herkesin bildiğidir. Cumhuriyetin 93’üncü yılını kutladığımız şu günlerde Cumhuriyet sayesinde kazandığımız yurttaş kimliği ve dünyadaki Türkiye’nin yeri bizim için önemlidir. Bazılarının beğenmediği, unutturmak istediği, bazı aklı evvel hurafeciler’in dinsizlik gibi gösterdiği laiklik kavramı asıl şu anda gereklidir. Dini kisve ile çıkıp terör örgütüne dönüşen yapılara,  birbirini kıran müslümanların ehlileşmesine,  mezhepçiliğin kardeş kavgasına dönüşmemesine en büyük panzehir laikliktir.  Batı dünyası laiklik sayesinde ve mezhep kavgasına kör kalarak uygarlık ve bilim alanında çığır açmıştır. Laiklik kavramından uzaklaşan İslam dünyası ise hurafeler içine gömülmüş Kuran’ın bilim önerilerinden yoksun karanlığa gömülerek kan ve gözyaşı içerisinde savrulmaktadır.

Cumhuriyete karşı ancak onun sayesinde bugün bir yerlere gelenler Osmanlıcılığı yeniden depreştirmeye, Lozan’ı tartışmaya, çağdaş cumhuriyet okullarını aklın almayacağı projelerle Araplaştırmaya, cumhuriyetin üniversitelerini bilimsel çalışma yapacak kadrolardan çok yandaş kadrolardan oluşturma sürecinde epey yol almışlardır. Ancak bu gidiş ülkeyi dindarlaştıralım derken çağdışı Arap dünyasına dönüştürmeye hizmet edecektir.  Yüceltilmeye çalışılan Osmanlı kültürü ile karalanmaya çalışılan cumhuriyet kültürü arasındaki çatışma insanlarımıza sıçramış ve toplumda yeni bir çatışma yaratmaktadır.

Cumhuriyetle var olduk, ona güvenip, yaslanıp ülkemiz çağdaş dünyada 93 yıldır söz sahibi olmuştur. Bugünkü cumhuriyeti kurumlarını daha da güçlendirmek, barış, özgürlük, laiklik kavramlarını daha da güçlendirerek vatandaşlar arasında ülkü bağı yaratarak cumhuriyete sahip çıkmalıyız. 100. yılında bambaşka bir dini devlet hayali kuranlar unutmasınlar o devlet asla bugünkü cumhuriyet kadar güçlü olmayacak, hatta devlet bile olamayacaktır. Bu coğrafyada büyük devletlerin küçük, kontrol edilebilir, kaotik butik devletlere dönüştürüldüğünü görüyoruz. Türkiye’nin şu andaki gücü diğer Ortadoğu ülkelerinin bile kaderini değiştirecek bir yapıdadır.  Cumhuriyetin birikimini kullanmak çok daha iyi olacak hayal peşinde koşarsak çok şey kaybedeceğimiz kesindir.Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkalım. Laikliğin toplumların, hele binlerce tarikat ve cemaatin din pazarladığı ülkemizde laiklik toplum için can simididir.

Önceki ve Sonraki Yazılar