FETO ÖRGÜTÜNÜN ABD CEPHESİNİN BİLİNMEYENLERİ (1)

Fetullah'çı Terör Örgütü (FETÖ)  Muhafazakârı, dindarı ve liberali ile her yelpazeden Türk sağının her daim gözdesi iken ve iktidarın uzun süre gizli ortağı konumunda iken solcular, laikler, sosyalistler yıllardır cemaat'in laik ve demokratik düzen için yarattığı tehlikelere dikkat çekiyordu. Hiç kimse dinlemedi feto örgütünün devşirdiği en çok dönek solcular bu örgüte destek verdiler.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre cemaat çeşitli özellikleriyle “mason örgütlenmesine, Haşhaşiler'e, Hizbullah’a, Tapınak Şövalyeleri’ne, İsmaili'ye mezhebinin Etr hareketine, Bahailik ve Makyavelist dünya görüşüne ve klasik terör örgütlerine” benzerlikler gösteriyor. Başsavcılık da birçok yorumcu gibi Gülen’in devleti ele geçirme modelinin, Mussolin'i ve Hitler’den çok Humeyni’ye benzemektedir.

ABD” adresinde oturan ilkokulu dışarıdan bitiren bir vaizin, yaklaşık 160 ülkede örgütlü, milyarlarca dolarlık bir varlığa sahip ekonomik ve siyasi gücü yöneten, ülkede darbe girişimi düzenleyecek kadar güçlenen bir “lidere” dönüşmesinin  arkasında  ABD olduğu artık gün gibi aşikar. 1962-1963 yıllarında Erzurum komünizmle mücadele derneğinin kurucusu olduğu dönemde ABD tarafından devşirilmiştir. Çünkü bu dernek ABD  desteğiyle  kurulmuştur. Şimdi  feto  paranın gücünün öttüğü Amerikan siyasi ve akademik vb çevrelerini durmadan yemleyen ve bu yollarla Karargâhı üzerine muazzam bir koruyucu şemsiye ve dokunulmazlık zırhı kuran bir lider ve şürekâsı durumundadır.

ABD Merkez Komutanlığı’ndan bir general, Joseph Votel, “ABD ordusunun TSK içindeki en yakın pek çok müttefiki, başarısız darbe girişimi sonrasında hapse atıldı” diyor. Açıkçası  bu Pentagon’un, Amerika Savunma Bakanlığının fetocu  darbecilerle  ilişki  itirafıdır. ABD  nin  Irak’taki  tecavüz  ve işkenceleri  Zaman gazetesinde  asla yayınlanmamıştır. Feto 1996 Eylül ayında “tedavi” için gittiği ABD’de New York Kardinali O’Connor ile görüştü. Amerikan Katolik Kilisesi’nin en önemli makamında oturan bu kardinal, Papa’ya çok yakın bir isimdi. İmam Gülen, ertesi yıl şubat ayı başında Papa İkinci Jean Paul tarafından Vatikan’a davet edildi. Papa II. Jean Paul, 9 Şubat 1997’de imam efendiyi makamında kabul etti. İkili arasında baş başa bir görüşme gerçekleşti. Feto’nun buluşmayı anlatırken “Gerek Papa ve gerekse benim yaşlarımız ilerlemiş. Bu bakımdan ben bu kutsal topraklarda ölürsem diye aklıma geldi” dediği yazıldı.  Bir Müslümanın Vatikan’ı kutsal kabul etmesi çok ilginç ve vahimdir. Fetonun bir kardeşinin ismi  "mesih" olması ilginç bir rastlantıdır. Fetonun kanalında proğramlar yapan homoseksüel olduğu için askerlikten çürük raporu alan Tuncay Güney haham  yamağı  olmuş  Kanada’ya kaçmıştır.

Fetullah'ın kutsadığı Hizbullah’tan PKK'ya, El Kaide'den TİKKO'ya, TİKKO'dan İBDA-C'ye, İBDA-C'den DHKP'C'ye kadar hemen hemen bütün terör örgütü yöneticilerinin birçoğunun nüfus kütükleri incelendiğinde karşımıza çoğunlukla Ermeni, Rum ve Süryani kökenli teröristler çıkıyordu. Bu nedenle  fetonun  soyunu, sopunu, ABD  de nasıl yaşadığını, nasıl güçlendiğini, 100 dönümlük çiftlikte  nasıl korunduğunu ve en önemlisi ABD gizli raporlarında  feto'ya "Amerasian" denmesinin   anlamı  nedir? Feto gerçekten Vatikan terminolojisndeki   "İn pectore"  olabilir mi  acaba?  Önümüzdeki yazılarımda bu belgeleri yazacağım.

Önceki ve Sonraki Yazılar