‘Yerinde karar’ uygulaması yerinde olur mu?

Malumunuz olduğu üzere pandemide artık mart ayından itibaren “yerinde karar verme” dönemi başlıyor. Yani bu şu demek: İl Pandemi kurulları ve İl Hıfzısıhha kurulları o ildeki pandemi kararlarının uygulanması için karar verecek kurumlar olacaklar.

İl Hıfzısıhha Kurulu Vali başkanlığında, İl Sağlık Müdürü, Belediye Başkanı, Milli Eğitim Müdürü, Çevre ve Şehircilik Müdürü, Tarım ve Orman Müdürü gibi yöneticilerin yanı sıra doktorlardan, eczacılardan oluşur. Pandemi Kurulunda ise Valinin başkanlığında, bu katılımcıların yanı sıra emniyet müdürü, AFAD müdürü ve askeri erkandan da temsilciler yer alır. Marttan itibaren bu kararı artık illerde bu kurullar oluşturacaklar.

Bunun iyi tarafını ve kötü tarafını iyi okumak gerekir. İyi tarafı; artık illerde uygulanacak kararlar o ilde yaşayanların da dahil olduğu bir şekilde alınacaktır. Yani örnek verecek olursak, Konya’da “Konya yemeği” meşhurdur. Düğünlerde, asker uğurlamalarında, hac-ümre uğurlamalarında ve karşılamalarında, cenazelerde kısacası her türlü toplu paylaşımlarda önemli bir unsurdur. Ama bu özellik daha kalabalık illerde mesela İstanbul’da olmayabilir. Aynı şekilde İstanbul’daki gece hayatı da Konya’da yoktur. Yani Konyalı gece 22.00’den sonra “o bar senin bu pavyon benim” gezen bir yapıda değildir. Dolayısıyla yerinde alınacak kararla Konya’daki yaşama uygun kısıtlamalar getirilebilir.  Bu yönüyle yerinde karar uygulaması doğru sonuçlar doğurabilir.

İşin kötü tarafı şudur: Bu kurul, politik hassasiyetleri göz önünde bulundurup, konjonktürel kararlar almaya kalkarsa Konya’da pandemide yeniden bir patlama yaşayabiliriz. Mesela yukarıda örnek verdiğim gibi yemekler konusu sosyopolitik açıdan ele alınıp engellenmezse, daha evvel olduğu gibi istenmeyen sonuçlar doğabilir. Vatandaşın isteği bu yemeklerin yapılması olacaktır. Vatandaşın baskısıyla bu talep “vatandaş istiyorsa olsun” mantığında değerlendirilirse kötü bir uygulama olur.

Bilindiği üzere kafeler, lokantalar, kahvehaneler, düğün salonları ve buna benzer hizmet sektöründe yer alan işletmeler 11 aydır çok sıkıntılı durumdadırlar. Ve artık bu işletmeler tüm ülkede olduğu gibi Konya’da da sıkıntılarını artık en üst seviyeden ve haklı olarak belirtmektedirler. Bu duruma istinaden bu yerlerin kısıtlı da olsa hizmete başlamalarına karar verebilmek oldukça sevindirici ama büyük bir risk olabilecektir. Açılmaları ayrı bir risktir ama tabii ki bu işletmelerin çok büyük bir geçim sıkıntısı içerisinde oldukları da bir gerçektir.

Yerinde karar verecek kurullar bu gibi durumlarda, bir karar alıp, kontrollü olarak hizmete başlattıklarında bu sefer “kontrol” handikabı ortaya çıkacaktır.  Şimdiye kadar olan süreçte maalesef Konya’ya baktığımızda kontrol ve denetimler çok sıkı yapılmamış ve de bu sıkı olmayan denetimler ve kontroller de Konya’da pandemi sürecinin artarak devamını sağlamıştır.

Konya’da marttan itibaren şimdiden işletmelerin normalleşmeye dönük çalışmaları ve işletmelerini açma hazırlıkları başlamış gözükmektedir. Okullar haftada iki gün de olsa yüz yüze eğitime geçmek için çalışmalarına başlamıştır. Bu hazırlıklar da umarım alınacak kararlarda bir baskı unsuru oluşturmaz.

Bu durumda Konya’da alınacak en önemli önlem; kontrol ve denetimlerin arttırılması ve ciddi bir manada yapılmasını gerektirmektedir. Bunun için de birinci planda Valilik ve Konya Emniyeti’ne görev düşmektedir. Valilik ve Konya Emniyeti’nin şimdiye kadar olan süreçte bu görevi çok iyi yerine getirdiğini söyleyebilmek biraz zordur. Umut edelim, bundan sonraki süreçte yerinde alınacak kararlarda, bu kararların ciddi manada uygulanabilmesi için denetim ve kontroller daha dikkatli yapılabilir. Konya’nın bu pandemiden kurtulabilmesi için gerekli en önemli konu sanırım budur.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum