MEB’den beklenen açıklama ve Fettah Tamince krizi

Malumunuz olduğu üzere 9 Eylül itibariyle 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı başlıyor. Ve de çocuklar gibi aileleri de büyük bir maraton bekliyor.

Çocukların, okul kıyafetleri, defterinden, silgisi, kalemtraşına kadar kırtasiye masrafları, ders kitapları ve yardımcı kitaplarının masrafları, okullarda kantin ve yemek masrafları, servis masrafları vs. vs. vs. bu liste uzar gider…

KAYITLARDA SÖZDE YİNE BAĞIŞ YOK!

Ve her sene olduğu gibi bu sene de Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan beklenen açıklama geldi: “Okul kayıtlarında zorunlu bağış alınamaz”. Milli Eğitim Bakanı’nın bu açıklamayı yapması artık eğitim öğretim döneminin başlamasının en önemli alametlerindendir.

Ancak her sene olduğu gibi Bakanlık, Bakan aracılığıyla böyle bir açıklama yapacak ve bu açıklamanın hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacak. Yani neredeyse her okul müdürü yine kayıt olan öğrencilerden “dilenci gibi” para istemeye devam edecek. Bunun adını da “okulun giderlerini karşılamak için elzem bir talep” olarak anlatacak. Bizler de gazeteciler olarak her sene olduğu gibi birçok “Bakanın açıklamasına rağmen falanca müdür kayıt olan öğrenciden para istedi, para aldı” gibi haberlerle rutin bir şekilde görevimizi yapacağız. Halbuki artık bu tür dalaverelere neden gerek var anlamak güç.

Devlet, valilikler aracılığıyla, yardımseverlere okullar yaptırıyor. Ve bu okul yaptıranlar, masraflarını Devlet’e ödeyecekleri vergiden düşüyorlar. Böyle olacağına, Devlet, bu yardımseverlerin vergilerini ödemelerini sağlayıp, okulunu da kendisi yapacak. Devletimiz güçlüdür. Okulunu da yapar, Anayasa’sının belirttiği ölçüde öğrencisinin masrafını da karşılar. Dolayısıyla ya Bakan açıklama yapıp velilerden para alınmayacağını söylemeyecektir ya da böyle söylediyse velilerden para almayacaktır.

Yeni Türkiye, güçlü ve güvenilir ülke sloganına oturmalıdır.

YİNE ANLAŞILMASI GÜÇ BİR ATAMA

Hükümet’in talebi üzere “Türkiye'nin turizm hedeflerine ulaşması amacıyla imkan ve fırsatlarının dünyada tanıtılması, turizm potansiyelinin tüm yönleriyle değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılması, turizm yatırımlarının, turizmin ülke ekonomisindeki payının ve sektörün hizmet kalitesinin artırılması için Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurulmasına karar verilmişti. Bu ajans, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olacak ancak tüzel kişiliği haiz ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulacaktı.

 Kültür ve Turizm Bakanı başkanlığındaki Yönetim Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü'nden sorumlu bakan yardımcısı, Tanıtma Genel Müdürü, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı işletmelerini temsilen her 3 yılda bir aralarında sırayla görevlendirecekleri bir kişi, bakanlıktan turizm işletmesi belgeli tüm tesislerin bulundukları coğrafi bölge bazında temsilini sağlamak üzere Marmara ve Akdeniz bölgelerinden ikişer üye, Ege Bölgesi'nden bir üye, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinden bir üye, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden bir üye ile seyahat acentesi işletme belgesi sahiplerinin ilgili mevzuatı uyarınca kendi aralarında yapacakları seçimle belirlenecek bir kişi olmak üzere toplam 13 üyeden oluşacaktı. Ajans Yönetim Kurulu üyeleri, seçim yapılıncaya kadar havalimanı işletmeleri ve Bakanlıktan turizm işletmesi belgeli tesislerin temsilcileri arasından Bakan tarafından atanacaktı.

Ve şimdi bu yönetim kurulu 1 ocak gününe kadar atandı. Bakanın atadığı bu yönetim kurulu üyelerinden birisi de daha önce FETÖ’nün olduğu iddia edilen ve bunun için şimdi kapanan Zaman Gazetesi’nin ortağı ve Rixos Otellerinin sahibi olan kamuoyunun çok yakından bildiği Fettah Tamince oldu.

Fettah Tamince kimdir, nasıl biridir, FETÖ ile bağlantılı mıdır, vs. gibi soruları çok önemsemiyorum. Burada önemli olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, AK Partili Hükümetinin Turizm Bakanı’nın Ajans Yönetim Kurulu’na atadığı Fettah Tamince ismini AK Parti’nin tabanına nasıl izah edilecek olmasıdır.

Geçtiğimiz gün de, bu tür atamaların çok doğru olmadığı konusunu belirtmiştim. Bugün bir kez daha belirtiyorum ki AK Parti yöneticileri bu tür atamaların gerçekleşmesinde hem kendi tabanını hem de yurttaşlarının tepkilerini düşünmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.