KENTPAR sorunu çözülmelidir

Konya’da Kentpar firmasında 20 gündür emeklerinin karşılığını almadıklarını, haksızlığa uğradıklarını belirten 140 civarında işçinin hak arayışı konusunda bir eylem süregelmektedir. Bunu Konyalının ne kadarı biliyor bilmiyorum ama sonuçta bu konuyu hem Konyalı vatandaşlar olarak duymalı, bilmeli hem de bu konunun bir an çözülmesi için gerekenlerin yapılmasına birlik içerisinde olmalıyız.

Buradaki konu şudur: Kent Otomotiv adı altında 1971 yılında küçük bir torna atölyesi olarak iş hayatına atılan firma başlangıçta yurtiçi toptancılarının ihtiyaç duyduğu otomotiv yedek parça mamullerinin imalatını yapmıştır. 2006 yılından itibaren gelişen ve büyüyen firma ismini değiştirerek Kentpar Otomotiv Makine Sanayi Tic. Ltd. Şti. adını almış ve 2007 yılından itibaren de Avrupa’ya ihracata başlamıştır. Yani Konya için faydalı ve güzel hizmetler içerisindedir.

Zaman içerisinde firmada çalışan işçiler DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası’nda örgütlenmişler ve sendikalı olmuşlardır. Bu da bir özel şirket için aslında “işçi hakları” açısından yerinde ve doğru bir harekettir. Buraya kadar aslında firmaya söylenecek bir söz yoktur. Buraya kadar anormal bir durum da yoktur.

Sıkıntı bundan sonra başlıyor. İşçilerin Sendika’da örgütlendiğini öğrenen işveren firma işçileri işten çıkarıyor. 140 civarındaki işçiyi işten çıkarırken de, “SGK İşten Çıkarma Kodu” olarak “Kod 46” diye bir mazereti kullanıyor.

Bu “Kod 46” şu demek: “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi davranışlarda bulunması”.

Yani 140 civarındaki işçiyi Kentpar Firması kendilerinin güvenini kötüye kullandığı ya da hırsızlık yaptığı veya firmanın meslek sırlarını ortaya attığı için kapının önüne koyuyor. İşçiler de bunun doğru olmadığını, bu durumlardan hiçbirinin kendilerine isnat edilemeyeceğini belirterek firmanın önünden ayrılmıyor ve sendikalarıyla birlikte haklarını aramaktadırlar.

16 Eylül itibariyle hukuki süreç başlamış. İşten çıkarılan herkes, sendika avukatlarına vekâletlerini vermiş. Önce konu, arabulucuya gidecek; arabulucu ile anlaşma olmazsa süreç yargıya taşınacakmış.

Sendika avukatları “Burada birden fazla suç işleniyor. Birincisi Anayasa’nın ihlali, ikincisi Anayasa’yı korumakla sorumlu olanların görevlerini yapmaması, üçüncüsü ise işçilere iftira atılması” diyorlar. Bu arada işçilerden açıklama yapanlar; ağustos ayı hak ettikleri ücretlerinin henüz ödenmediğini belirtiyorlar.

Birileri işçi, direniş, eylem, DİSK, sendika gibi lafları duyunca olayı siyasallaştırmak isteyebilir diye şunu söylemem gerekir. Bu firma memleketimizin, Konya’nın firması ancak burada çalışanlar da Konyalı hemşerilerimiz. Birilerimizin, çocuğu, birilerimizin, yeğeni, birilerimizin kardeşi… Ortada bir haksızlık varsa, bu haksızlığı yapanlar siyasal olarak nitelendirilmemelidir.

Hele ki eğer işten çıkarılanların hak ettikleri eylül ayı maaşı halihazırda verilmemişse bu vicdani olarak da bizleri üzer, üzmelidir.

Her fırsatta söylüyorum; Mevlana kenti, hoşgörü şehri, kadim başkent Konya bu gibi durumlarla, haksızlıklarla gündeme gelmemelidir. Aynı zamanda bunu Konya aleyhine kullanmaya çalışanlara da fırsat verilmemelidir.

Dostlukla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum