Boğaziçi Rektörlüğü ve  Anadolu!..

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesine, Prof. Dr. Melih Bulu,  rektör olarak atandı! Melih Bulu'nun rektörlüğe getirilmesi, yüzlerce öğrenci  ya da öğrenci görünümlü başkaca tipler tarafından protesto edildi!. Neden acaba?!  Öğrencileri hadi anladık! Diğer tiplere neler oluyor?!

Protestoya katılanlar yayınladıkları bildiride, atama yoluyla göreve getirilen partili bir rektörün, Boğaziçi Üniversitesi’nin temsil ettiği ve gelenekselleşmiş değerlere zarar vereceği inancındayız, diyormuş!. Neymiş efendim!. Temsil ettiği ve geleneksel değerlere zarar verecekmiş! Peki, nedir bu geleneksel değerler?! Biri bize de açıklayabilir mi?! Fransız kalmasak!.

1940'lı yıllara dönelim ve hafızalarımızı tazeleyelim!. Ankara’da, Tandoğan Meydanı  diye bir meydan vardır!.  Adını, Nevzat Tandoğan’dan alır!. Bu meydanın adı, Kadim Türk Devlet Aklının devreye girmesi, Türk Devlet Sistematiğinin de Anadolu Selçuklu ve Kadim Türk Devlet kodlarına dönmesi ile birlikte,  bu vatan ve bu devletin,  istiklal ve istikbal mücadelesinde her daim ön saflarda ki  Anadolu evlatlarına ithafen, Anadolu  Meydanı  olarak değiştirildiğini de bir kenara not edelim!.

Nevzat Tandoğan, 1929  - 1946 yılları arasında, 17 sene, ölene kadar,  Ankara’nın en uzun süre görev yapmış valisidir! 3 Mayıs 1944  günü Ankara’da  öğrenci nümayişleri sürmektedir!. Polisler, bir ara Osman Yüksel Serdengeçti ve arkadaşlarını yakalayıp, vali Nevzat Tandoğan’ın huzuruna çıkarır! 

Valilik makamında, nümayişe katılan öğrenci tensilcileri ile yapılan konuşmalar esnasında, Vali Nevzat Tandoğan;  Osman Yüksel ve arkadaşlarını küçümseyerek; Ulan, öküz Anadolulu!. Sizin milliyetçilik ve komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa, bunu biz yaparız!.  Komünizm gerekirse, onu da biz getiririz!  Sizin; iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp, ürün yetiştirmek!. İkincisi, askere çağırdığımızda askerlik yapmaktır, der!.

Anadolu insanının vazifesi, neymiş efendim!. Çiftçilik yapıp ürün yetiştirmek ve çağrıldığında da askerlik yapmakmış!.  Sakın ha!. Devlet yönetmeye, bakan  veya rektör olmaya falan da kalkışmayın!.  Temsil ettikleri geleneksel değerlere maazallah zarar falan gelebilir!. Ne olur, ne olmaz!.  Aman ha, diyelim!..  Şimdi anladık mı meseleyi!.

Erguvaniler bir anlamda doğuştan şanslı ya da doğuştan organize oluşan bir  sınıfın üyesidir!. Hem çok azınlıkta ve hem de yerdeler!.  Hem iktidarda ve hem muhalefetteler!. Üstelik en az birkaç kuşaktır oradalar, babadan oğul ve  dededen toruna, geçen bir iktidar  ve güç devşirme biçimleri vardır!. Neymiş efendim!. Babadan oğul ve toruna geçen bir  iktidar ve güç deveranı!.

Gerçek hayatta gördüklerimiz,  basın ve medya aracılığı ile bizlere  sunulanlar, öğrendiklerimiz ve etrafımızda olanları sorgulamadan, başımıza  her daim çorap ören çok olacaktır!. Aramızda yıllardır süre gelen bir geleneği devam ettiren,  Erguvaniler ve Saklı Seçilmişler her daim vardır, olacaktır!.  Bu seçilmişler;  kimlikleri, renkleri, dinleri ve etnik kökenlerini saklamayı çok iyi bilir!. Neden acaba?!  

Einstein; Tanrı zar atmaz, diyor! Peki,  Oligarşi, Erguvaniler ve Saklı Seçilmişler,  zar atar mı?! Hiç sanmıyorum! Ülkemizde, uzun bir dönem iktidarı,  tahterevalli misali bir alıp ve bir bırakan, kabaca iki grup vardır! Bu iki grup aynı ailenin  ya da aynı meşrebin mensuplarıdır!. İktidar da,  muhalefet de onlar! Liberal de,   devletçi de onlar! İslamcı da, laikçiler de onlar! Faşist de,  sosyalistler de onlar! Bak sen şu işlere!

15 Temmuz hain darbe ve kalkışması gecesi bu tahterevalli deveranı kırılmıştır!. Kavga da, sorun da buradan kaynaklanmaktadır!. Ekol kavgaları mı diyorduk!.  Ya da Anadolu'nun asil evlatları ve tipi bizden fakat çipleri de  küresel ve emperyalist güçlerin denetimindeki işbirlikçilerin iktidar ya da güç  savaşı mı?! Karar ve yorum sizin!.

Bilinçli bir toplum ve sorumlu birey olarak etrafımızda olan, biten, yazılan, çizilen, sunulan  ve dönen tüm dolaplara çok dikkat etmemiz gerektiğini  düşünüyorum!.  Amerika eski başkanı Franklin D. Roosevelt; Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir!  Bir şey vuku buluyorsa, o şeyin önceden planlandığından emin olabilirsiniz, diyor!.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum