1821 MORO / RUM İsyanı ve Yunanistan!.

1821 MORO / RUM İsyanı ve Yunanistan!.

Türkiye Cumhuriyeti

Devleti ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan, MEB ve diğer askeri anlaşmalar, Ak­deniz’e sınırı olan - olmayan ve Akdeniz’de sinsi hesap ve kirli planları bulunan tüm devletlerin uykularını kaçırmıştır!. Türk Dev­leti artık bölgesinde, hem oyun kurucu ve hem de tüm kirli oyun ve sinsi tuzakları bozucu bir konumdadır!. Birileri anlayamasa da! Anlamak ve idrak edebil­mek için gelecekler ve geldikleri şekilde dün olduğu gibi gidecek­ler!. Türk Devleti uyanmış, zincir ve prangalarını bir bir kırmış ve ayaklarının üzerine kalkmıştır!. Yani DEV yüz yıllık uykusun­dan uyanmıştır!. Türk Devletini, durdurmak veya engellemek isteyenler, ayaklar altına alına­caktır!. Türk Devletinin başkaca bir tercih veya seçimi yoktur!.

Her seçim ve tercih, bir vazgeçiş olduğuna göre!.

Peki, Akdeniz’e sınırı olan devlet­leri anladık!. On binlerce kilo­metre ötelerden burada hesap yapanlara ne demeli?! Ya da on binlerce kilometre ötelerden Akdeniz’e sınırı olan devletleri Türk Devletine karşı, bölge­nin barış ve huzuruna yönelik, kışkırtma operasyonlarına neler demeli?! Eğer Akdeniz’de tespit edilmiş bir enerji var ise veya

Akdeniz’in jeo-stratejik konumundan kaynaklı oluşabilecek transit gelirden elbette ki sınırdaş ülkeler fayda­lanmalıdır!. Hariçten birileri buralarda gazel okumamalıdır!. Ya da on binlerce kilometre ötelerden bazı güçler, birilerini gaza getirmek sureti ile bölgenin de harabeye dönmesi ve kan gölüne çevrilmesine asla izin verilmeme­lidir!.

Akdeniz’de Türk Devletinin Oruç Reis araştırma gemisinin saha inmesi, onu korumakla göreli TSK savaş gemileri ve TSK savaş uçaklarının havada görünmesi ile birlikte birileri adeta telaşa ka­pılmıştır!. Yani uykuları kaçmak­tadır!. Ne yapacaklarını bilemez olmuşlar, ağababalarından Türk Devletine baskı yapılması nok­tasından yardım ve aracılık talep etmeye başlamıştır!. Yunanistan öncülüğünde ve diğerlerinin bu şımarık davranışları, iki yüz yıl önce ki Moro isyanları ve akabinde de Yunanistan denen devletin zuhur etmesini hatırımıza gelmiştir!. Peki, hafızalarımızı tazeleyelim ve iki yüz önce neler olmuştur, bir baka­lım!.

1821 Rum - Yunan veya Moro isyanı, iç ve dış etkenlerle ortaya

çıkan, Osmanlı Devletini maddi ve manevi alanda olumsuz yön­de etkileyen bir olaydır!. Osmanlı yönetim sisteminin bozulması, rüşvetin artması, vergilerin ağırlığı ve uzun süren savaşların yarattığı olumsuz etkiler Rum - Moro veya Yunan isyanının çıkışında önemli rol oynamıştır! Rum ticaret burju­vazisinin gittikçe zenginleşmesi ve buna paralel olarak kültürel geliş­me, 1789 Fransız ihtilalinin getirdiği fikirlerin Rumlar arasında yayılması, Etniki Eterya Cemiyetinin faaliyet­leri ve 1804 yılında çıkan Sırp isya­nı da Moro isyanın çıkışına ortam hazırlamıştır!, isyan her ne kadar Eflak ve Boğdan’da başlamışsa da asıl Mora yarımadasında başarıya ulaşmış, ayaklanma bütün Akdeniz adalarına yayılmış ve Anadolu’nun Batı kıyılarına da sıçramıştır!.

Moro isyan Osmanlı Devletinde Müslümanlar ve Gayrimüslimler arasındaki ilişkileri bozmuş, isyan­da rolü olan Patrik ve bazı ruh­banların idamı gerginliği artırmış,

İstanbul, İzmir ve bazı şehirlerde protesto olayları yaşanmıştır!. Os­manlI Devleti isyanı yalnız başına başaramayacağını anlayınca Mısır Valisi Mehmet Ali Paşadan yar­dım istemiş ve Mısır kuvvetlerinin gayretleri ile isyan bastırılmıştır! Ancak Osmanlı Devletinin rahat bir nefes almasına fırsat kalmadan, Avrupa Devletleri isyana müda­halede bulunarak BabIali’ye arka arkaya gönderdikleri ültimatomlar­la baskı altına almışlardır!. Osmanlı Devletinin bu ültimatomları kabul etmemesi Osmanlı - Rus ilişkilerini kopma noktasına getirmiş ve 1828 -1829 Osmanlı - Rus Harbinin çık­masına neden olmuştur!. Ruslarla giriştiği savaştan yenilgi ile çıkan Osmanlı Devleti, bu savaşın sonun­da imzaladığı Edime Antlaşması ile hem büyük bir maddi yükün altına girmiş ve hem de tebaası olan bir halkın bağımsızlığını tanıyarak Yunanistan Devletinin kuruluşunu kabul etmek zorunda kalmıştır!

Yunanistan iki yüz yıl önce olduğu gibi, dönemin emper­yalist güçleri tarafından hasta adam dedikleri OsmanlI’ya karşı kışkırtmaları ve gazlamaları neti­cesinde, devlet kurmuş olmanın verdiği şişkinlik ve gaz ile, bugün de aynı yöntemler ile başarıya erişebileceğini ve hatta MEGA- LO İDEA hedeflerine de kolay bir şekilde ulaşabileceğini ümit etmektedir!. Megalo İdea plan ve hesapları yaparken, bazı bölge­lerinden olmayasın! Büyümek is­terken küçülmeyesin!. Toprakla­rının bir kısmını, asıl sahiplerine devir etmekle, kaybetmeyesin! Bulunduğun yerlerin sadece iki yüz yıllık bir emanetçi olduğu­nu da unutmayasın!. Mekanın sahibi hem masada ve hem de sahaya inmiştir!. Uslu ol ve şımarıklık yapmayasın!. Bizden hatırlatması!.

TÜRKLER artık her bölgede uyanmış ve ayağa kalkmıştır!. Özellikle de Türk Devlet Aklı ile birlikte, tarih, coğrafya, sosyal, kültür ve gönül aklı olan tüm bölgelerde!. Artık çok geç!. Türk Devletine karşı bugün her bölge­de cephe açmaya çalışanlar, iki yüz yıl önce ki yöntemlere baş­vurmaktadır!. Bu yöntemler artık tarihin tozlu raflarında ve çok eskilerde kalmıştır!. Sınırlarımız­da ki yaramaz ve şımarık çocuk­lar ile Türk Devletini engelleme veya durdurmayı hesap eden tüm emperyalistler bir bir yok olmaya mahkumdur!. Ya gelirler, Türk Devleti ile masaya oturur; Dünya ve bölgenin barış, huzur ve istikrarı adına anlaşırlar!. Veya sahada tüm kozlarını paylaşırlar!. Ya da yer ile yeksan olup tarihin tozlu raflarında hep birlikte yerle­rini alırlar!. Her seçim bir vazge­çiştir! Tercih ve karar sizin!.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.