Sahil Güvenlik Komutanlığı 'Mavi Vatan'ın güvenliği için 39 yıldır görev başında

Arama kurtarmadan düzensiz göçe, kaçakçılıktan yasa dışı su ürünleri avcılığına kadar Mavi Vatan'ı korumak için 7/24 görev yapan ekipler, yılbaşından bu yana Türk kara sularında zor durumdaki 5 bin 345 kişiyi kurtardı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı 'Mavi Vatan'ın güvenliği için 39 yıldır görev başında

Arama kurtarmadan düzensiz göçe, kaçakçılıktan yasa dışı su ürünleri avcılığına kadar "Mavi Vatan"ı korumak için gece gündüz görev yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, yılbaşından itibaren Türk kara sularında zor durumdaki 5 bin 345 kişiyi kurtardı, 6 bin 107 düzensiz göçmeni yakaladı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye'nin jeostratejik konumu, kıyılarının uzunluğu ve denizci bir millet ve denizci bir devlet olması sonucu ortaya çıkan ihtiyaç doğrultusunda kurulan Sahil Güvenlik Komutanlığı, "Mavi Vatan"ın emniyeti için 39 yıldan bu yana görev yapıyor.

Görev sahasındaki arama kurtarmadan düzensiz göçe, kaçakçılıktan yasa dışı su ürünleri avcılığına kadar birçok olaya müdahale eden Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, yılbaşından beri 301 arama kurtarma ve tahliye görevi gerçekleştirdi.

Ekipler, bu süreçte zor durumdaki 45 tekne ile 5 bin 345 kişiyi kurtardı. Hayatını kaybeden 41 kişinin cansız bedenlerini denizden alan ekipler, yaralı ya da sağlık durumu bozulan 81 kişinin de tıbbi tahliyesini gerçekleştirdi.

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de düzensiz göçle mücadelede de ön saflarda görev yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, yılbaşından bu yana 219 olaya müdahale etti. 6 bin 107 düzensiz göçmenin yakalandığı olaylarda 4 düzensiz göçmen hayatını kaybetti. Ekiplerce 34 organizatör gözaltına alınarak adli makamlara sevk edildi.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri ile emniyet ve jandarma birimlerinin ortaklaşa düzenlediği düzensiz göç ile mücadele çalışmalarında ise 26 olayda 1321 düzensiz göçmen ve 25 organizatör yakalandı.

Hayat kurtarmanın yanı sıra suç ve suçlular ile mücadelesini aralıksız sürdüren Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, yılbaşından itibaren gerçekleştirdikleri 3 operasyonda 145 ton 121 litre kaçak fuel-oil, 5 ton 50 litre kaçak karışık ve 1 ton 600 litre kaçak motorin ele geçirdi. Ekipler, ÖTV'siz 162 bin 440 litre motorinin usulsüz kullanıldığını tespit ederek sorumlular hakkında işlem yaptı.

Ekiplerin denetim ve operasyonlarında 99 gram sentetik kannabinoid, 2 gram metamfetamin ve 2 uyuşturucu hap ele geçirildi.

Yasa dışı su ürünleri avcılığı ve deniz kirliliği ile mücadele

Türk kara sularındaki su ürünlerinin de koruyucusu Sahil Güvenlik Komutanlığı, yasa dışı avcıların korkulu rüyası oldu.

Ekipler, yasa dışı avlanan 1775 kişiye 10 milyon 579 bin 17 lira idari para cezası kesti.

Denizlerin temiz tutulması için yoğun çaba sarf eden ekipler, denizlerin kirletildiğinin belirlendiği 60 olayda sorumlular hakkında 13 milyon 68 bin 780 lira ceza uyguladı.

389 gemiye refakat etti

Boğazlardaki gemi trafiğinin sorunsuz olması için 7/24 görev yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları, yılbaşından bugüne kadar 389 gemiye refakat etti.

2016-2021 yıllarında refakat edilen gemi sayısı da 6 bin 615 olarak kayıtlara geçti.

Rüsumat Emaneti bünyesinde "Gümrük Muhafaza Teşkilatı" kuruldu

Osmanlı İmparatorluğu döneminde deniz kıyısındaki gümrüklere "sahil gümrükleri", sınır boyunda kurulu olanlara "hudut gümrükleri" ve ana karada bulunanlara "kara gümrükleri" ismi verilmeye başlandı.

Gümrük vergilerinin toplanmasında yaşanan ve ticaret hayatını olumsuz etkileyen sorunlar, mal sahiplerinin işlerini yürütebilmek için yasa dışı yollara başvurmalarına neden oldu.

Hazine'ye bağlı taşra gümrük idarelerince yerine getirilen Anadolu Yarımadası'ndaki kıyıların korunması ve kaçakçılığın önlenmesi görevlerinin, bu idareler arasında irtibat bulunmaması ve yapısal dağınıklık nedeniyle sağlıklı yürütülemediği anlaşıldı.

Gümrüklerde yaşanan bu sorunların aşılması amacıyla teşkilat yapısıyla ilgili çalışmalara başlandı.

Çalışmalar sonucu 1859'da taşra gümrük idareleri, İstanbul Emtia Gümrük Eminliğine bağlandı, 1861'de de kurumun adı "Rüsumat Emaneti" olarak değiştirildi. İlk Rüsumat Emini ise Mehmet Kani Paşa oldu.

Osmanlı İmparatorluğu ile diğer ülkeler arasında 1861'de yapılan ticaret anlaşmasıyla gümrük vergilerinin artırılması sonucu gümrük kaçakçılığı olayları arttı.

Bunun üzerine kaçakçılıkla mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla Rüsumat Emaneti bünyesinde "Gümrük Muhafaza Teşkilatı" kuruldu.

Deniz hudutlarındaki güvenlik ve sahil muhafaza hizmetlerini yürütmesi amacıyla da 1886'da Jandarma Teşkilatına bağlı "kordon bölükleri" oluşturuldu.

Gümrük vergilerinin artırılmasını içeren "Gümrük Tarifesi Kanunu"nun 1 Ekim 1929'da yürürlüğe girmesiyle özellikle güney sınırlarında kaçakçılık olayları büyük boyutlara ulaştı.

Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun 1932'de çıkarıldı

Gümrük hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi, deniz yoluyla yapılan kaçakçılığın önlenmesi ve kara sularının güvenliğinin sağlanması amacıyla 27 Temmuz 1931'de kabul edilen 1841 sayılı Kanun'la güney sınırlarında yarı askeri yapıda "Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı" kuruldu. Kumandanlık, 1932'den itibaren Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görevini sürdürdü.

Kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında 1932'de "Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun" çıkarıldı.

Kanunda kaçakçılık davalarında sanıkların tutuklu yargılanacakları, kaçakçılık suçlarından dolayı verilen mahkumiyet cezalarının tecil edilmeyeceği ve sürgün cezası uygulanacağı yer aldı.

1936'da çıkarılan kanunla askeri kimliğe kavuşan Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı emrindeki deniz teşkilatına ülkenin kara sularındaki güvenlik ve emniyetin sağlanması görevi verildi.

"Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı" 1956'ya kadar görev yönünden Gümrük ve Tekel Bakanlığı, deniz hudutlarının güvenliği ve personelin eğitimi bakımından Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdürdü.

16 Temmuz 1956'da kabul edilen 6815 sayılı "Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun"un yürürlüğe girmesiyle sınır, kıyı ve kara sularının korunması ve güvenliği ile kaçakçılığın önlenmesi ve takibi sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığı emrine verildi ve Gümrük Muhafaza ve Umum Kumandanlığının hukuki varlığı sona erdirildi.

Daha sonra Samsun, İstanbul, İzmir ve Mersin'de Jandarma Genel Komutanlığına bağlı olarak jandarma deniz bölge komutanlıkları kuruldu. Ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı'nda Deniz Şube Müdürlüğü oluşturuldu.

Yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında 15 Nisan 1957'de "Ege Jandarma Deniz Bölge Komutanlığı", 1968'de "Karadeniz Jandarma Deniz Bölge Komutanlığı" ve 15 Temmuz 1971'de "Akdeniz Jandarma Bölge Komutanlığı" kuruldu.

Sahil Güvenlik Komutanlığı 1982'de kuruldu

1960'lı yılların başlarından itibaren dünya güvenlik ortamında gözlenen değişiklikler, Türkiye'nin jeo-stratejik konumu, kıyılarının uzunluğu, denizci bir millet ve denizci bir devlet olmasının dikkate alınması, yeni ve profesyonel bir sahil güvenlik komutanlığına ihtiyacı ortaya çıkardı.

Bazı bakanlıkların kara suları ve denizle ilgili hizmetlerinde kanunlarla çıkarılan yasakları uygulayacak yeterli güvenlik güçlerinin bulunmaması da göz önüne alınarak 1967'den itibaren Sahil Güvenlik Komutanlığının kurulması çalışmalarına hız verildi.

Çalışmalar sonucu 13 Temmuz 1982'de Resmi Gazete'de yayımlanan 2692 sayılı Kanun ile Sahil Güvenlik Komutanlığı kuruldu.

Kanunun çıkmasının ardından Jandarma Genel Komutanlığına bağlı jandarma deniz bölge komutanlıkları, Sahil Güvenlik Komutanlığı emrine verilerek Sahil Güvenlik Karadeniz, Ege Deniz ve Akdeniz Komutanlıkları isimlerini aldı.

1 Eylül 1982 itibarıyla fiilen göreve başlayan Sahil Güvenlik Komutanlığı, 1985 yılına kadar Jandarma Genel Komutanlığına bağlı olarak görev yaptı.

"Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu" ile Marmara Denizi ve boğazların sorumluluğunun Sahil Güvenlik Komutanlığına verilmesi sonucu, görevlerin en etkin şekilde yapılabilmesi amacıyla teşkilata bir ana-ast komutanlık eklenerek Ekim 1982'de "Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı" kuruldu.

Ankara'da müstakil bina

Faaliyetlerini sürdürebilmek için Ankara'nın merkezi bir yerinde müstakil binaya ihtiyaç duyan Sahil Güvenlik Komutanlığı, 1 Nisan 1983'te Karanfil Sokak'taki binaya yerleşti.

Sahil Güvenlik Komutanlığı, 1 Ocak 1985 itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve kuruluşu içerisinde, barışta görev ve hizmet yönünden İçişleri Bakanlığına bağlı, olağanüstü haller ve savaş halinde ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrine girecek silahlı bir güvenlik kuvveti olarak ülkenin bütün sahillerinde, iç suları olan Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, liman ve körfezlerinde, kara sularında, münhasır ekonomik bölgesi ile ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenlik ve denetimi altında bulunan tüm deniz alanlarında faaliyetlerini sürdürmeye başladı.

Sahil Güvenlik Komutanlığının ana ast komutanlıklarının adlarında 1993'te yeniden düzenlemeye gidilerek "Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı", "Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı", "Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı" ve "Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı" isimleri verildi.

İçişleri Bakanlığına bağlandı

Personel ihtiyacının karşılanması ve görev etkinliğinin artırılması amacıyla 18 Haziran 2003'te kabul edilen ve 24 Haziran 2003'te Resmi Gazete'de yayımlanan "Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu" ve "Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu"nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, deniz sınıfından ayrılarak müstakil yapıya kavuşturuldu.

Bu değişikliğin ardından Sahil Güvenlik Komutanlığının kuruluş yıl dönümü, 18 Haziran'da kutlanmaya başlandı.

Komutanlık, 6 Ocak 2006'da Karanfil Sokak'ta 24 yılını geçirdiği binadan ayrılarak Bakanlıklar Merasim Sokak'ta inşa edilen yeni ve modern binasına taşındı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı, 25 Temmuz 2016'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile silahlı genel kolluk kuvveti olarak doğrudan İçişleri Bakanlığına bağlandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.