Kapıdaki bahar

Öznur İnanç

Kapıdaki bahar

Mart ayına ortalarına doğru ilerlerken baharın ayak seslerini duymaya başlıyoruz. Doğanın uyandığı 21 Mart gününde baharın geldiğini artık iyice hissedeceğiz. Herkesin kendine ait gelenek ve göreneklerine göre kutladığı Nevruz, yurt genelinde renkli görüntülerle yaşanacak. Baharın gelmesinde sadece doğa mı değişiyor. İnsanlara bir ektisi de oluyor mu? Aslında bu soruları çocukluğumda çok düşünürdüm.

Bahar başladığında bitkilerde özsu akışı başlıyor ve tomurcuklar beslenerek çiçeğe dönüşüyor. Halk arasında Kırkikindi olarak bilinen bahar yağmurları yağıyor. Bu yağışlar bölgesel olarak, gök gürültüsü, yıldırım düşmesi, dolu yağışı gibi hava olaylarına sebep olabiliyor. Bazı kültürlerde 20 Şubat’ta başladığına inanılan ve 7 gün arayla havada, suda ve toprakta olduğu düşünülen ısı artışı yani Cemre’ler tamamlanıyor.

Baharın gelişi ve ısı artışıyla yüksek noktalardaki karlar eriyerek, yağışlarla birleşiyor ve akarsular aracılığıyla denizlere göllere birikiyor, toprağa karışıyor. Doğadaki bu değişim karşısında canlılarda da değişiklikleri gözlemek mümkün… Kış uykusundan uyanan birçok hayvan günlük yaşantısına geri dönüyor. Biz insanoğlunda da baharın gelişiyle birçok değişiklik oluyor. Birçok kişi doğadaki renklerin canlanması ve ısı artışıyla ruhsal ve psikolojik olarak yenilenirken, bazılarımız da bahar yorgunluğu denilen olumsuz bir süreci yaşamak zorunda kalıyor. Halsizlik, uyuma isteği gibi birçok belirti bahar gelişinin habercisi. Peki, biz insanlar baharı güzel karşılamak için yapmamız gerekenleri biliyor muyuz?

Bahar ayının gelmesiyle oluşan yorgunluk ve halsizliğe karşı en başta beslenmemize dikkat etmeliyiz. Öğün sayısını artırarak, uzun süre aç kalmamalıyız, günlük sıvı tüketimimizi artırmalı ve günde 10-14 bardak arasında su tüketmeliyiz. İçerisinde kafein ve alkol bulunan içeceklerden uzak durmalıyız, her gün mutlaka taze mevsim sebzesi ve meyvesi, süt ve süt ürünleri tüketmeli ve fırsat buldukça güneşin tadını çıkararak spor yapmalıyız. Bunların yanında doğada yürüyüşler yaparak vakit geçirmeliyiz. Yeni oluşumları takip ederek ruhumuzu da yenilemeliyiz. Herkesin sanki yeniden doğduğu bu günler yılda bir kez geldiği için kaçırmamamız gerekiyor.

Bu aylarda değişim sadece doğa ve insanda mı oluyor? Aslında en güzel değişimler hayvanlarda da meydana geliyor. Hayvanlar, yeni yavrularını getirmeye başlıyor. Her hayvan artık kendi beslenmesini unutarak yavrularına bakmayı ilk iş olarak görüyor. İş güdüsel olarak avlanmasına devam etmesinin yanında bu avları dolaylı ve dolaysız yavrularına veriyor. Bunun için biz insanlara da büyük görevler düşüyor. Hem yaban hayvanların hem de çevremizde yaşayan hayvanları asla öldürmememiz gerekiyor. Özellikle Mart Temmuz ayları hayvanlar için çok önemli ve bu dönem yavru büyütme dönemleridir. Bunun için kendimizi düşündüğümüz kadar çevremizdeki hayvanları da düşünmemiz gerekiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.