Sessizlik

Mustafa Ekmekcioğlu

Teknoloji çağını yaşıyoruz diye gürültü ve patırtıların arasında kalıyoruz. Gelişen teknolojiler ile birlikte insanın sessiz kalması ve kendisini dinlemesi neredeyse imkansız hale geliyor. Ancak sürekli olarak gürültülü  ortamlarda kalanların stres katsayılarının arttığı da bir gerçek.

 

Sabah işe gitmek işçin sokağa çıkar çıkmaz yoğun bir gürültü kirliliğine maruz kalıyoruz. Ev çıkışı hemen beynimizi sarsan trafikle boğuşurken sürekli çalan kornalar, araç eksozlarından gelen uğultu ve  kalabalık ortamlarda hissedilen uğultu adeta insanı çıldırtma noktasına getiriyor.

 

İş yerinde sessizliğe hasret kalan insanoğlu, evde rahat olacağını sanıyor ama yine tanılıyor.

Artık eve döndüğümüzde bile sessizliği yakalayamıyoruz. Televizyonun hep açık olması, cep telefonundan gelen mesaj sesleri sürekli sesli uyaranlarla iç içe olmamıza neden oluyor.

 

Bu uyaran bolluğunda insanın kendi kendine kalması, anı yaşayıp keyif alabilmesi, zihnini dinlendirebilmesi neredeyse imkansız hale geliyor. Nihayetinde stres, gerginlik ve huzursuzluk hissedilmesi kaçınılmaz oluyor ve bu da davranışlarımıza yansıyor. Doğal olarak ta  zamanla daha tahammülsüz, daha öfkeli, daha huysuz, yorgun, mutsuz ve isteksiz oluyoruz.

 

Oysa sessizliğin insana çok büyük faydaları vardır. İnsanı fiziksel ve ruhsal olarak rahatlamasına sebep olur. Sessizlik insanın huzuru ve sağlığı içinde önemlidir.Sessizlik insanın nasıl hissettiğini, ne düşündüğünü ve neler bildiğini keşfetmesini sağlar.

 

Bu sayede kendi gücümüzü fark ederiz, doğru ve yerinde kararlar almamız kolaylaşır. Hayattan aldığımız keyfi arttırır. Yediğimiz yemek, okuduğumuz kitap daha fazla zevk verir hale gelir. Zihnin dinlenmesi dikkat ve konsantrasyonun artmasına da neden olur.

 

Günümüzde artık insanlar yavaş şehirlerde gürültüden, trafik karmaşasından uzak yaşamayı önemsiyor. Sadece doğal seslerin olduğu ortamlarda tatil planları yaparak etkili dinlenmenin yollarını arıyorlar. Bence hepimizin bu bilgiyi önemsemesi ve fırsatları değerlendirmesi gerekir.

 

Aslında buradaki ince çizgi, sessizliğin yalnızlığa dönüşmesine izin vermemek. Böyle anlarda ortaya çıkabilecek yalnızlık hissini önlemenin yolunun sevdiğiniz, keyif aldığınız, iyi hissettiğiniz şeyleri yapmaktan geçtiğini unutmamalı. Şunu da belirtmek gerek; mutluluğun formülü olarak sunulan  anahtar  da sessizlik…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.