Köylü bıkkın

Mustafa Ekmekcioğlu

Şubat ayı içerisinde olmamıza rağmen havaların bir ısınması ve bir soğuması sonucu yaşanan iklim karmaşası herkesi endişelendiriyor. Eskiler  bu havalara kanan meyve ağaçlarının çiçek açacağını, ancak hemen ardından yaşanacak bir soğuk hava dalgası sonucu çiçek döküp meyve vermeyeceğini söylerler.

 

Hele cemrelerin düşmeye başladığı bu günlerde iklimsel değişikliklerin yaşanması doğaldır. Zaten köy hayatının neredeyse sona ermeye başladığı günümüzde, kuraklık ve arkasından gelen iklimsel değişiklikler sonucu köylü kardeşlerimizin cebine giren olmayacak gibi.

 

Hem zaten günümüzde köylüyü araki bulasın. Gençlerin iş sahibi olma sevdası, şehirlerdeki yaşantının cazibesi köyleri boşalttı. Çünkü köylerde insan gücü azaldı. Çünkü köylü ile devletin arasına para girdi. Köylü sadece kendi yiyeceğini yetiştirebiliyor.

 

Topladığın ürününün pazarda para etmeyişi, çok cafcaflı alışveriş mağazalarının şehri sarması, Elbette köylünün iştahının kaybolmasına yol açtı. Görebiliyor musunuz artık ahırında bir tane bile hayvanı yok köylünün. Artık aileler toplu halde dağlara çıkarak mantar toplamıyor.

 

Hal böyle olunca kalkınmanın kırsaldan başlaması şartını ya da iddiasını dile getirirsek bitmiş bir köylü toplumunun varlığından söz edebiliriz. Üretemeyen sadece dışarıdan gelenlerle günü kurtarmaya çalışan bir köylü. Sadece Konya’da  değil, İç Anadolu’nun  içi de dışı da aynı manzaralardan ibaret.

Topraklar boş, geride kalan ağzında bir iki diş kalmış ihtiyar analarımız babalarımız. Şimdi siz gelin bu tabloda tutunda müreffeh bir köylünün yada toplun varlığından söz edin.

Hepsi canı sıkkın ve bitkin kaderine razı bekliyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.