REZİLLİĞİN BİNİ BİR PARA

Mehmet Gündoğdu

Geçtiğimiz günlerde basında gördüğüm bir habere takılıp kaldım. İsterdim ki bu haber üzerine tartışılsın. Takılıp kaldığım ve üzerinde çok düşündüğüm haberin özeti şöyle: Birileri deney yapmak için 11 yaşındaki kız üzerinden sanal ortamda herkese açık bir iletişim kurmuşlar ve iletişim kuran erkeklerin pek çoğu 11 yaşındaki kıza cinsel birliktelik teklif etmiş. Rezilliğe bakınız.

Birileri deney yapmak için 11 yaşında bir kız olarak sahte bir kimlikle sanal ortamda iletişim kurmuşlar. Bu kız çocuğuna hiç akla hayale gelmeyen iletiler gelmeye başlamış. Yüzlerce erkek 11 yaşındaki kız çocuğuyla cinsel ilişki kurmak için ileti göndermiş. Kimisi kıza “Anan güzel mi?” ya da “Ananı ekrana getir” gibi soru ve isteklerde bulunanlar da olmuş. Ancak; 60 erkek kız çocuğuna öğüt vererek, kızın yanlış yaptığını yazarak uyarmış. Demek ki sayıları az da olsa dürüst ve vicdanlı insanlar hâlâ var.

Ahlak aşınmaları hemen bütün toplumlarda görülse de bizim toplumumuzda daha çok görülüyor. Bu demektir ki, önce olgun sayılan erkeklerimizde, sonra da gençlerimizde çok aşırı bir cinsel açlık var. Bunun nedenlerini toplumbilimciler, ruh bilimciler, eğitimbilimciler, konuyla ilgili bütün uzmanlar bir araya gelip enine boyuna konuşmalıdırlar. Bu yapılmazsa, bu ahlak çöküntülerinin neden ve sonuçları halka anlatılmazsa, bilgiler verilmezse, çözüm yolları aranmazsa yarınlara vicdan, ahlak, insanlık adına pek bir şey kalmayacaktır.

Türkiye’de namus maskesi altında töre cinayetleri işleniyor, küçük çocuklara evlilik yaptırılıyor, tecavüzlerin ardı arkası kesilmiyor, tecavüz sonrası cinayetler dur durak bilmiyor… Nasıl bir toplum içinde yaşamaya çalışıyoruz ki; insanlığımızdan, vicdanımızdan, sorumluluklarımızdan yüzleşemez ve utanır duruma geldik.

Devletin, özel sektörün ya da tarikat ve cemaatlerin yurtlarının pek çoğunda her türlü rezilliklerin yaşandığını sıkça duyuyoruz. Yurt gibi, yatılı okul gibi, yatılı kurslar gibi pek çok toplu yaşam alanlarında yaşanılanlar çok can sıkıcıdır. Cinsel istismardan tutun da tecavüzlere kadar, eşcinsel ilişkilere kadar pek çok şey bu toplu yaşam alanlarının dışına çıkmıyor, çıkarılmıyor. Bu tür rezillikler cezaevlerinde de olabiliyor, hele 18 yaş altındakilerin tutulduğu koğuşlarda yaşanan iğrenç olayları sıkça duyduğumuz oluyor. Toplum bu tür olayları basına yansıdığı kadarıyla bilebiliyor. Oysa basına yansıyanlar devede kulak gibidir. Bu tür iğrençlikler her zaman gizli kalmakta, saklanmaktadır. Görülüyor ki durumlar iyi değil.

Bilindiği gibi yurtlarından göçüp gelen Suriyeli, ıraklı kadın ve kızlar fuhşa zorlanıyorlar. Kamplarda çocuk yaştaki kızlar alınıp satılıyor, tecavüzler, kadınlara yönelik rezillikler diz boyu… Kamplarda yaşayanlardan duyduğumuza göre; şehir içlerinde yaşayan sığınmacılar bu rezilliklerden dolayı kamplarda kalmak istemiyorlar. Bazı vicdansızlar şehir içlerinde yaşayan sığınmacıları imam nikâhı kılıfıyla hiçbir hak ve hukuk gözetmeden evine kuma ya da metres olarak alabiliyor. Bu vicdansızlar düşmüş insanlara acıyacakları yerde bir tekme de onlar atıyor.

Lütfen aklı ve vicdanı olan herkes bir kez daha düşünsün.