İKİ BASKILI, İKİ KONYA KİTABI

Mehmet Gündoğdu

2016 Konya’nın bereketli yıllarından biri oldu. Dilerim bu yıl da bereketli geçer. Geçen yıl yayımlanan Konya kitaplarından bazıları yeni elime geçti. Birbirinden değerli bu kitapların Konya kültür yaşamına yeni bir ses, yeni bir soluk getirdiğine inanıyorum.

Konya’mızın en kıdemli yazarlarından Halkbilim Uzmanı Seyit Küçükbezirci’nin iki kitabının da ikinci baskıları yapılmış. İlki, Konya Halkbilimi Folklor Güldestesi; ikincisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Konya İle Yakınlığı.

Birinci kitabın ilk baskısı 2006 yılında yapılmıştı ve baştan sona severek okumuştum. Bu kitap; Konya halkbilimi üzerine yazılmış en kapsamlı ilk kitap olması bakımından önemlidir. İçinde, Konya halkbilimi konusu olan her bir şey bulunuyor. Meraklıları ve halkbilimciler için derli toplu bir kaynak, bir başucu kitabıdır. Bu kitabın iki baskısı da Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılmıştır.

Seyit Küçükbezirci’nin ikinci baskısı yapılan öteki kitabı; “Mustafa Kemal Atatürk’ün Konya İle Yakınlığı.” Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından yayımlanmış olan bu kitabın içinde, bilinen bilinmeyen pek çok şey ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk ve sülalesi hakkındaki yalan ve iftiraları çürütüp, gerçekleri kanıtlı olarak belgeleyen bu kitap; hem kaynak hem de belgesel niteliğindedir.

Bilerek yalan ve kanıtsız yazıp konuşan bazıları; “Atatürk’ün soyu karışıktır, Yahudi’dir, Yunan’dır. Ali Rıza Efendi Atatürk’ün babası değildir” demeyi bir hüner saymaktalar. Yıllardır bilerek söylenilen bu yalanlar, her ne kadar birçok başka kaynaklarla çürütülmüş olsa da; hâlâ bunlara inananlar var. Oysaki Atatürk’ün hem anne hem baba soyu Karaman’lıdır ve bu sülaleler Karaman’dan Rumeli’ne göç ettirilmişlerdir. Ayrıntılara girmeye gerek yok. Atatürk’ün soyunun öz be öz Türk, Türkmen Yörük olduğu tartışılmayacak kadar kesin ve doğrudur. Konya’da çok söylenilen bir söz vardır; “Türkiye’yi Karamanlı iki paşa kurtardı; birisi Mustafa Kemal, ötekisi Kâzım Karabekir Paşa.”

Seyit Küçükbezirci bu kitabında bu konuya çokça yer vermiş. Öteki konular; Atatürk’ün Konya’ya gelişleri, manevi anası- babası, manevi kızı, Mustafa Kemal’e Atatürk soyadını öneren Konyalı öğretmen… Bu konuların yanında tarihsel değeri olan kaliteli fotoğraflar da kitabın yazıları kadar ilgi çekicidir.

 

***

 

Yalan kumkumalarının başka yalanları da vardır. Belgeler bu yalanları da çürütmektedir. Atatürk’e, İsmet İnönü’ye Fahrettin Altay Paşa’ya ve başkalarına yüklenmedik yalan kalmamıştır. Bildik iimileri Atatürk ve kurucu kadroyu eski eserleri yıktırmakla suçlarlar. Kimileri de tek parti dönemine “zulüm dönemi” diyerek; aç kaldık, zulüm gördük, Kuran’ı yasakladı, camileri ahır yaptı diyerek cumhuriyetin kurucu kadrosu üzerinden yalan siyaset yapıp oy toplarlar. Yalan denilen şeyin sermayesi bol, üstelik karşılığında çıkar sağlandığında bu yalanların sonu gelmez; her yalan yalanlandıkça yeni yalanlar bulmak zor olmaz. Oysa kayıt altına alınmış belgelerin asılları incelenirse bu yalanları da, bu yalanları yayanları da açık seçik görürsünüz. Bu kitap bazı yalanları da belgeleriyle yalanlamaktadır. Kitap içinde kaynakça verilmemiş, ama kitap da yazılanların hepsi belgelidir, yalanlanmayacak kaynakçaları vardır.