Aman Dikkat!

Hasan Hüseyin GÜLCAN

Oldum olası Dolmuş şoförlerinden korkmuşumdur. Çok dikkatsiz ve çok hızlı araç kullanmaları bir yana çokta vurdumduymaz olmaları haliyle insanların dolmuş şoförlerinden çekinmelerine neden oluyor.

Bu yıllardır böyle. Geçtiğimiz yıllarda bu konuda dolmuş sürücüleriyle çok sıkıntılar yaşamış hatta bu yüzden ayak bileğini çatlatıp uzun süre evde yatmış biri olarak oda Başkanımız Muharrem Karabacak’a da çok kez şikâyetim olmuştur. Sayın Başkanım bu konuda eksik olmasın hep ilgilenmiştir.

Araç sürücüleri trafikte giderken, dolmuşların arkasına çok yaklaşmaz, dolmuşlara karşı trafikte mesafeli olurlar hep. Dolmuşların dakika için yarışmaları ve 1 müşteri için bazen birçok kuralı hiçe saymaları da onları halkın gözünde zor durumlara düşürüyor.

Şimdi diyeceksiniz ki bunları niye yazdım. Geçtiğimiz günlerde teksas otobüs duraklarının orada şahit olduğum bir olay yüzünden yazdım bu satırları.  Trafik akarken sıkışık trafikte 2 sefer durup yolcu alan ve trafiği felç eden dolmuş şoförü az ileride tamda sokağın çıkışında olmadık yerde tekrar durup yolcuları alıyor. Bakıyor önünde dolmuş durağında bekleyen dolmuşlar var hiç durmadan aklı sıra onları dolaylı önlerine geçecek ama unuttuğu bir şey var. ‘Otobüs durağını ve çevresinde bekleyen insanları unutuyor’. Dolmuşun hareket etmesi ve diğer dolmuşları sollaması sırasındaki görüntü bana şoförün sanki dolmuş degil de motor kullandığı izlemini verdi.

O kalabalıkta, her yerde insan yoğunluğu olduğu halde insanların canını hiçe dolmuşu o şekilde duyarsızca kullanması ve diğer insanların canını hiçe saymasını çok doğru bulmadığım için bunları yazma gereği duydum. Bütün dolmuş şoförlerinin bu şekilde olduğunu söylemiyorum sakın yanlış anlaşılmasın.

Yazımı çok beğendiğim bir kıssa hikaye ile bitireyim;

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün, şoförü Einstein'a, "Uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" demiş.

Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş: "Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar. O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinlerim."  Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış; sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta bahsi hiç geçmemiş ağır bir fizik sorusu sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp: "Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" cevabını vermiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein'ı işaret ederek şöyle devam etmiş: "Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak."

Kıssadan hisse: Akıllı insanlar, akıllı insanlarla çalışır. Zekânın yanında uyanık ve hazırcevap olmak da insana çok şeyler kazandırır . . .