Salı Hadisi

Halis Özdemir

Ebû Hüreyre radıyallahuanh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

- “Vaktiyle bir adam yolda gider­ken çok susadı. Bir kuyu buldu ve içine indi; su alıp dışarı çıktı. Bir de ne görsün, bir köpek, dili bir karış dışarıda soluyor ve susuzluktan nemli toprağı yalayıp duruyordu. Adam kendi kendine “bu köpek de tıpkı benim gibi pek susamış" de­yip hemen kuyuya indi, mestini su ile doldurdu ve mesti ağzına alarak yukarıya çıktı ve köpeği suladı. Onun bu hareketinden Allah Teâlâ hoşnut oldu ve adamı bağışladı." Sahâbîler:

- Ey Allah’ın Resûlü! Bizim için hay­vanlardan dolayı da sevap var mı? dediler. Resûl-i Ekrem:

- “Her canlı sebebiyle sevap var­dır” buyurdu.

(Buhârî, Müsâkât 9, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 44; İbni

Mâce, Edeb 8)

Buhârî’nin bir başka rivayetinde “Allah ondan memnun oldu ve onu bağışlayıp cennetine koydu" beyâ­nı yer almaktadır.

Buhârî ve Müslim’in diğer bir riâ­yetlerinde de şöyle denilmektedir: “Susuzluktan ölmek üzere olan bir köpek bir kuyunun etrafında do­laşıp duruyordu. İsrailoğullarından fâhişe bir kadın onu gördü; hemen çizmesini çıkardı ve onunla köpek için kuyudan su çekerek onu sula­dı. Bu yüzden o kadın bağışlandı.” (Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Selâm 155)

Açıklamalar

Hayır ve iyiliğin sadece insanlara yönelik olmadığını, hayvanlara yapılacak iyiliklerin de Allah’ı hoş­nut ettiğini Sevgili Peygamberimiz verdiği bu ilgi çekici misalle ortaya koymuş bulunmaktadır.

Hz. Peygamber’in geçmiş ümmet­lerden örnekler vermesi, onun eğitim ve öğretim yollarından biridir. Aynı türden hareketlerin ümmeti için de geçerli olduğu açık­tır. Genel bir kaide vardır: Geçmiş ümmetlere ait herhangi bir hüküm, Allah ve Resûlü tarafından nakledi­lince, bizim için de geçerlik kazan­maktadır. Bu “şer’u men kablenâ şer’un lenâ izâ kassahu’l-lâhu ve resûlüh” şeklinde ifade edilir. Peygamber Efendimizin burada verdiği örnek karşısında, sahâbîlerden bazılarının “Hayvanlardan dolayı da sevap kazanabilir mi­yiz?" diye sormaları normaldir. Çünkü bu tür bir davranış o günkü toplumda mevcut değildi. Daha doğrusu “hayvan hakları” gibi bir
kavram pek bilinmiyordu. “Âlemlere rahmet” olarak gönderilmiş bulunan Sev­gili Peygamberimiz, bu soruyu soranları ve onlar gibi düşünen bütün in­sanları ikaz ve irşad etmiş ve “her canlıdan dolayı sevap kazanılacağını" açık-seçik ifade buyur­muştur. Hatta bir hayvana bile iyilik etmekle, Allah’ın hoşnut edileceğini duyurmuştur.

Hadisin öteki rivayetlerinde verilen bilgiler durumu biraz daha aydın­latmakta, o köpeği sulayan kişinin veya günahkâr kadının cennete konulduğunu ve bu hareketi do­layısıyla Allah’ın affını kazandığını bildirmektedir. Demektir ki, Allah’ın yaratıklarına yapılacak iyilikler, bir takım günahlara kefâret olmaktadır. O halde yapılabilecek iyilik ve hayrı geri bırakmamak lâzımdır. Bizim saadetimiz, yaptığımız iyiliklere bağlıdır. Özellikle de kimsenin görmediği yerlerde yaptığımız
iyiliklere... Zira hadisimizdeki olay, başkalarının gözlerinden ırak bir ortamda geçmiştir. Öte yandan, ya­pılan iyiliğin tam yapılması da ayrı bir özellik ve önem taşımaktadır. Zira misâlimizde köpeğe kanınca- ya kadar su verilmiştir. Yani iyilik ve ikrâm tam yapılmıştır.

Hadisten Öğrendiklerimiz

  1. İslâm’da hayır yolları gerçekten pek çeşitlidir. Hayvanlara yapıla­cak iyilik ve gösterilecek şefkat de bu iyilikler arasında yer almaktadır.
  2. Ciğer sahibi her canlı, sevap vesilesidir.
  3. İyiliği kim yaparsa yapsın, niyeti iyilik yapmak olduktan sonra mutla­ka onun faydasını görür.
  4. Allah iyilik yapanları sever.
  5. İnsan gibi faziletli ve üstün olanın, hayvan gibi daha aşağı seviyede olana hizmet etmesi pek tabiîdir.
  6. Hayvanlara eziyet, cehenneme götürecek bir ameldir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.