İkinci turda sonuç belli gibi

Erhan Dargeçit

Dün gazeteci arkadaşlarım Yeni Haber Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Lokman Koyuncuoğlu ve Kon TV Genel Yayın Yönetmeni Yaşar Toy ile sohbetimizde Lokman Koyuncuoğlu çok güzel bir tespitte bulundu: İyi Parti, Deva Partisi(Deva), Saadet Partisi(SP), Gelecek Partisi(GP) ve Demokrat Parti(DP) ikinci turda neden Kılıçdaroğlu’nun kazanması için çalışsınlar? Bence çok doğru bir tespit.

Şöyle bir senaryo oluşturalım: Seçim sonucunda Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakına göre çok üstün bir çoğunluğu var. Bu TBMM aritmetiği içerisinde Kemal Kılıçdaroğlu seçimi kazansa bu TBMM çoğunluğuyla Devlet ne kadar çalışabilir? Önünde sonunda 6 ay bilemedin 1 yıl sonra seçime gitmek zorunda kalınırdı. Peki, olası böyle bir seçimde CHP aynı şekilde Deva, SP, GP, DP gibi partilerin adaylarını kendi içerisinde gösterir mi? Tabii ki hayır. En azından gösterecek bile olsa bu kadar sayıda göstermeyecektir. Peki, böyle bir erken seçimi 40’a yakın milletvekili çıkaran ve bir sonraki seçimde bu şansı bir daha bulamayacak olan Deva, SP, GP ve DP’den oluşan dörtlü parti ister mi? Hani bir şarkı sözümüz vardır ya “geç buldum çabuk kaybettim” diye; böyle bir kayıp yaşamamak için erken seçim istemezler. Peki, gün geçtikçe kan kaybeden İyi Parti(İyiP) böyle bir erken seçimi ister mi? Bence o da istemez.

İşte hal böyle olunca Kılıçdaroğlu’nun kazanması yerine Erdoğan’ın kazanması bu partilerin daha çok işine gelmez mi? Eğer Erdoğan kazanırsa erken seçim olasılığı zayıftır ve en azından bu vekiller tam bir dönem vekillik yapacaklardır.

Durum böyle olunca bu partiler seçimde Kılıçdaroğlu’nun lehine çalışma yaparlar mı? “Aleyhine çalışırlar” diyemem ama lehine çalışacaklarını da çok düşünemem.

Bu partilerden şimdi muhakkak bana cevap gelecektir. “Biz kesinlikle ikinci turu kazanmak için Kemal Kılıçdaroğlu’na çalışacağız” diye ama bunun samimiyetini ikinci tur seçimleri sonucunda görmüş olacağız.

Bir başka konu da Sinan Oğan’ın ikinci turda destekleyeceği aday kim olacak konusu…

Dün de bahsetmiştim, tekrar söyleyeyim. Sinan Oğan bir örgüt lideri değildir. Gerek Kılıçdaroğlu gerekse Erdoğan’a oy vermek istemeyen vatandaşlar kendiliğinden, başka da aday olmaması nedeniyle Sinan Oğan’a oy vermişlerdir. Yani bu örgütsel bir tavır değildir. Hatta Muharrem ince çekilmemiş olsaydı; Muharrem İnce mi, Sinan Oğan mı daha fazla oy alırdı tartışılır. Anlayacağınız, Sinan Oğan bir genel başkanla anlaşsa ve yüzde 5,2 oy veren seçmene “bu adaya oy verin” dese, bunu dikkate alacak seçmen sayısı oldukça azdır. Bunu bilmek lazım.

Ayrıca Devlet Bahçeli’den sonra MHP Genel Başkanlığı için “iç geçiren” bir politikacının böyle bir durumda MHP’nin dışında olacağı bir oluşumu desteklemesi sizce ne denli olabilir? Eğer MHP’de genel başkanlık beklentisi varsa MHP’li seçmene ve MHP Genel Merkezi’ne yakın mı durursunuz, karşısında mı olursunuz?

Sözün özü şu; CHP’nin sağ partilerden destek almak istemesinin yarattığı oportünizm ile sağ partilerin kendi hayatlarını idame ettirmek için öne süreceği oportünizm aynı değerdedir. Veya Sinan Oğan’ın “partilerle görüşüp ona göre kimi destekleyeceğimize karar vereceğim” bakış açısındaki oportünizmle, MHP’nin Genel Başkan Bahçeli’den sonraki adayı olabilmek için Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı aynı oportünizm mantığı olacaktır. Diyalektik olarak da buna sanırım itiraz edilmez.

19 MAYIS KUTLU OLSUN

Ayrıca bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı için çıkılan yolda bir başlangıç oluşturan Samsun’a çıkışın yıldönümü. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

Her bayram fırsatıyla aynı şeyleri bıkmadan usanmadan yazmaya devam edeceğim. Gerek dini bayramlarımız gerekse ulusal bayramlarımız bizim için kutsaldır. İkisini de anmak ikisini de kutlamak vatandaşlık gereğidir.

19 Mayıs bize “başarılamayacak hiç bir şey olmadığını, insanların bağımsızlığı ve özgürlüğü için her şeyi yapması gerektiğini, Emperyalizme karşı dimdik ayakta durmanın gerekliliğini anlatmaktadır.

Günümüzde ABD-AB Emperyalizmine karşı durmak, Emperyalizmin uşakları FETÖ, PKK ve tüm uzantılarına karşı uyanık ve dimdik ayakta olmak gerekliliği işte bu 19 Mayıs ruhunun getirisi olmalıdır.

CHP’lilerin Atatürk’ü anma konusunda yapacakları en önemli işlerden birisi de bir an önce sosyal demokrasi denilen kaypak rejimden kurtulup Atatürkçülüğü sonuna kadar sahiplenmesi olacaktır. 19 Mayıs’ı bu ruhla anmak gereklidir diye düşünüyorum.

Dostlukla kalın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.